Türkiye’nin iktidar partisi Ak Parti, geçtiğimiz Pazartesi günü kripto düzenlemesinin tartışıldığı ilk metaverse toplantısını gerçekleştirdi.
Türkiye Büyük Millet Meclis’inin (TBMM) ev sahipliği yaptığı toplantıya TBMM Grup Başkan vekilleri Mahir Ünal ve Mustafa Elitaş ile Ak Parti’nin Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri katıldı.
Mustafa Elitaş toplantıya meclis binasından fiziki olarak katılırken, Ünal ve İleri Ak Parti (AKP) genel merkezindeydi. Ünal haber ajansı Anadolu Ajans’a verdiği röportajda , toplantının en önemli konusunun kripto düzenlemesi olduğunu ve kripto varlıklarının hem finansal hem de yasal düzenlemeler gerektirdiğini de sözlerine ekledi.
Geçtiğimiz günlerde TBMM’de Türk kripto ekosisteminden temsilcilerle bir toplantıya ev sahipliği yapan Elitaş, sanal dünyanın dışında kalmanın imkansız olduğunu vurguladı. “Metaverse tabanlı toplantıların hızla geliştirileceğine ve hayatımızın önemli bir parçası olacağına inanıyorum” diye belirtti.
Perşembe günü TBMM Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’ın Binance Türkiye ile görüşmesi bekleniyor. Daha önceden de bildiğimiz üzere Binance Türkiye, Kara Para Aklamayı Önleme uyumluluğunu izlemek için yapılan bir denetimde başarısız olduktan sonra 8 milyon Türk Lirası (yaklaşık 600.000 $) para cezasına çarptırılmıştı .
Bununla birlikte İleri, blockchain teknolojisinin dijital mülkiyeti mümkün kıldığı için Türkiye’nin metaverse çabalarını hızlandırdığını söyledi. Metaverse’i henüz yeni gelişmekte olan bir alan olarak görerek, gelecekte birçok endüstriyi etkileyebileceğini öngördü.
Metaverse’in sanal gerçeklik, ürün yönetimi ve yenilikçi iş modellerinde gelişime açık olduğunu belirten İleri, AKP’nin bir metaverse ekosisteminin önünü açmak istediğini de sözlerine ekledi.
Blockchain’infiziksel varlıklara yatırım yapma şeklimizi değiştirme potansiyeline sahip olduğunu biliyor muydunuz?
Tokenizasyon , gerçek bir varlığın (bina ya da mülk gibi) hisselerini dijital jetonlara dönüştürerek değerinin arttırılmasıdır. Bu jetonlar ”hisse” görevi görür ve takas edilemeyen jetonlara (NFT’lere) benzer. Ancak tek farkı varlığın değerine bağlı olarak takas edilebilir olmasıdır.
Gayrimenkulde Tokenizasyon
Blockchain, varlık sınıfının birçok engelini azalttığı için gayrimenkul yatırımında güçlü bir potansiyele sahiptir. İşte teorik avantajlarının kısa bir özeti:
Akıcılık
Gayrimenkul almak ve satmak normalde sıkıcı bir süreçtir. Eğer mülk tokenleştirilirse, esasen aracıyı ortadan kaldırır, alıcıların ve satıcıların mülkiyeti doğrudan devretmesine izin verir.
Böylelikle bu tür transferler, kripto para birimi alıp satmak kadar kolay olacaktır.
Girişim kolaylığı
Mülkler pahalı olduğu için, gayrimenkul yatırımı genellikle büyük miktarda sermayeye sahip kurumsal yatırımcılarla sınırlıdır. Bireyler bir gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO) aracılığıyla risk alabilirler, ancak bu araçlar büyük eksiler ve ücretler taşıyabilir.
Tokenizasyon, bireylerin geleneksel ücretler olmadan küçük değerlerde (hatta bir jetonun kesirleri bile) gayrimenkul alıp satmalarını sağlayabilir.
Şeffaflık ve güvenlilik
Blok zincirleri, merkezi olmayan, güvenlikleriyle tanınan dijital defterlerdir. Bir blok zincirinin verilerini kurcalamak inanılmaz derecede zordur çünkü defter tüm kullanıcılar tarafından paylaşılır ve doğrulanır.
Bu da, yatırımcılara bir mülkün geçmiş işlemlerinde tam şeffaflık ve inkar edilemez bir mülkiyet kanıtı sağlar.
Yatırımı Demokratikleştirmek
Eğer Tokenizasyonun etkili olduğu kanıtlanırsa, çoğu kendi benzersiz engellerine sahip olan bir dizi başka fiziksel varlıklar için genişletilebilir. Bunu çeşitli lüks malların 12 aylık ve 10 yıllık getirilerini listeleyen aşağıdaki tabloyu inceleyerek görebiliriz.
Kaynak: Knight Frank(Aralık 2020)
Nadir lüks mallar, tarihsel olarak, en yüksek teklifi verene mülkiyetin verildiği canlı müzayedeler yoluyla satıldı. Blockchain teknolojisi sayesinde bu gelecekte değişebilir. Aslında, 277 yıllık olan Sotheby’s müzayede evi son zamanlarda müzayedelerinde bir ödeme seçeneği olarak kripto para birimini kabul etmeye başladı.
Kısacası, Tokenizasyon, alternatif ve fiziksel varlıkların etrafındaki engelleri büyük ölçüde azaltma potansiyeline sahiptir. Yatırımcılar için bu, takip edilecek çok daha geniş bir fırsat kümesi anlamına gelir.
Sanal bir dünyada hayali “arazi” satın almak için binlerce, hatta milyonlarca dolar harcama fikri, anlamsız gibi gelebilir.
Ancak son günlerde, Metaverse sanal arazilerine yönelik önemli yatırımlar yapılmaya başlandığını görüyoruz. Sanal bir oyun dünyası olan The Sandbox’te açıklanmayan bir miktar karşılığında arsa satın alan gayrimenkul şirketi PwC ‘de en son şirketlerin arasında yer almakta.
Bu arada, metaverse ekonomisine odaklanan bir emlak şirketi olan Metaverse Group’un, başka bir sanal platform olan Decentraland’da 2.43 milyon ABD doları karşılığında bir arazi satın aldığı bildiriliyor .
Ülkemizde de bu alanda bir hayli gelişmelerin yaşanmaya başlandığını söyleyebiliriz. Yaklaşık iki hafta önce Türkiye’de 20 binden fazla metaverse arsasının satıldığı ortaya çıkmıştı. Bu hafta ise ilk kez bir siyası parti metaverse’den bir arsa almış, Ankara da bu evrende yer alan dünya üzerindeki 4 şehirden birisi olmuştu. Şimdi, bu alanda bir ilk daha yaşandı ve arsalar Türkiyenin ilan ve alışveriş sitesi olan Sahibinden.com üzerinden de satılmaya başlandı. Sanal ortamda var olan bu arsaların satış fiyatlarıysa 2 milyon 500 bin TL’yi bulabiliyor.
Sanal alemin gayrimenkul geleceği hakkında bahsetmeden önce, metaverse’in ne olduğu hakkındaki bilgilerimizi tazelemekde fayda var. Peki, nedir bu ” Metaverse”? Facebook Ekim 2021’de kendi ismini Meta olarak değiştirerek bundan sonra bu alanda ilerleyeceğini belirttiğinde Metaverse terimini muhtemelen çok duymuşsunuzdur. Facebook’un bu değişiminden sonra, Nike ve Microsoft gibi diğer şirketler de bu alana gireceklerini duyurdular.
Metaverse, sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) gibi teknolojiler kullanılarak gerçek ve dijital dünyaların entegre edildiği 3 boyutlu sanal ortamları destekleyen, İnternet’in varsayımsal bir yinelemesidir. Bu ortama VR kulaklıklar, AR gözlükleri ve akıllı telefon uygulamaları gibi araçlarla erişilebilir.
Kullanıcılar dijital avatarlar olarak buluşacak ve iletişim kuracak, yeni alanlar keşfedecek ve içerik oluşturacak. Buradaki fikir, metaverse’in sosyalleşip eğlenebileceğimiz, çalışabileceğimiz ve öğrenebileceğimiz ortak bir sanal alan haline gelmesidir.
Halihazırda, The Sandbox sanal oyun platformları ve Decentraland sanal dünyası gibi birkaç sanal alem var. Bir web sitesinin daha geniş 2 boyutlu dünya çapındaki ağın bir parçası olması gibi, bireysel metaverse kaynakları da daha büyük, bağlantılı bir metaverse deposu oluşturacaktır.
Daha da önemlisi, gerçek dünyada olduğu gibi, bu sanal alemde gayrimenkul de dahil olmak üzere bir şeyler satın almak ve satmak mümkün ve giderek daha fazla mümkün olacak.
Değiştirelemeyen Varlık Olarak Sanal Arazi
Sanal dünyadaki işlemler genellikle kripto para birimi kullanılarak gerçekleştirilir. Kripto para birimleri dışında, değiştirilemez tokenler (NFT’ler), metaversede para kazanma ve değer alışverişi için birincil yöntemdir.
Bir NFT, benzersiz bir dijital varlıktır. NFT’ler temel olarak dijital sanat öğeleri (videolar, resimler, müzik veya 3B nesneler gibi) olsa da, sanal gayrimenkul de dahil olmak üzere çeşitli varlıklar bir NFT oluşturabilir. İnsanların NFT alıp takas ettiği OpenSea gibi platformlarda artık arsalar, hatta sanal evler var.
Dijital gayrimenkulün değeri olmasını sağlamak için arz sınırlıdır – bu kavram ekonomide “kıtlık değeri” olarak adlandırılır. Örneğin, Decentraland , her biri yaklaşık 4.65’e 4.65 m² olan 90.000 parça veya “parsel” araziden oluşur.
Halihazırda sanal gayrimenkulün değerinin arttığı örnekleri görüyoruz. Haziran 2021’de Republic Realm adlı bir dijital gayrimenkul yatırım fonunun , Decentraland’da bir arsayı temsil eden bir NFT satın almak için 900.000 ABD dolarından fazla harcadığı bildirildi . NFT satış verilerini izleyen bir web sitesi olan DappRadar’a göre , bu, Decentraland tarihindeki en pahalı NFT arazisi satın alımıydı .
Ancak bildiğimiz gibi, Kasım 2021’de Metaverse Group Decentraland’daki arsalarını 2,4 milyon ABD doları karşılığında satın aldı. Bu satın almanın boyutu, Republic Realm tarafından satın alınan 259 parsele kıyasla, 116 arsa parseli aslında daha küçüktü.
Bu alanda sadece Decentraland yer almıyor, başka bir sanal oyun şirketi olan Axie Infinity, Şubat 2021’de sanal arazilerinden dokuzunu 1,5 milyon ABD Doları karşılığında sattığını ve yine aynı sene Kasım ayın’da bir sanal arazi parselini 2,3 milyon ABD dolarına satarak rekor yenilediğini bildirdi.
Değerler gittikçe yukarı tırmanıyor gibi görünse de, metaverse’deki gayrimenkul yatırımının son derece spekülatif olduğunu kabul etmek önemlidir. Bu patlamanın bir sonraki harika şey mi yoksa bir sonraki büyük balon mu olduğundan şu an için kimse emin değil.
Metaverse Gayrimenkulünün Geleceği.
Mali teşvikler bir yana, şirketlerin ve bireylerin sanal arazileriyle gerçekte ne yapacaklarını merak ediyor olabilirsiniz.
Örnek olarak, Metaverse Group’un satın alma işlemi Decentraland’ın moda bölgesinde. Alıcıya göre, satın alınan arsa, metaverse’de büyüme için başka bir potansiyel alan olan dijital moda etkinliklerine ev sahipliği yapmak ve avatarlar için sanal giysiler satmak için kullanılacak.
Yatırımcılar ve şirketler şu anda bu alana hakim olsa da, tüm metaverse gayrimenkulleri size ödediğiniz milyonları geri getiremeyebilir. Ama sanal arazi sahibi olmak size ne sunabilir? Eğer gerçek dünyada fiziksel bir mülk satın alırsanız, sonuç somuttur – bu yerde yaşayacak, aile ve arkadaşlarınızı ağırlayabileceksiniz.
Sanal mülk fiziksel barınak sağlamazken, bazı eşdeğer faydaları vardır. Sanal gayrimenkul için alışveriş yaparken, üzerine inşa edilecek bir arazi parçası satın alabilirsiniz. Ya da zaten inşa edilmiş, beğendiğiniz bir evi seçebilirsiniz. Çeşitli (dijital) nesneleriniz ile kendiniz yapabilirsiniz. Ziyaretçileri davet edebilir ve başkalarının sanal evlerini de ziyaret edebilirsiniz.
Tüm bunlar biraz uzak zamanda gerçekleşecek gibi geliyor olabilir. Ama tamamen saçma geliyorsa, bir zamanlar insanların internetin ve ardından sosyal medyanın potansiyel önemi hakkında şüpheleri olduğunu unutmamalıyız. Teknoloji uzmanları, metaverse’in önümüzdeki yıllarda tamamen işleyen bir ekonomiye dönüşeceğini ve İnternet ve Sosyal ağların şimdi olduğu gibi hayatlarımızla iç içe geçmiş eşzamanlı bir dijital deneyim sağlayacağını tahmin ediyorlar.
Türkiye, yüksek enflasyon nedeniyle faiz oranlarını düşürürken, 2021’in son çeyreğinde Türk lirası düşüş yaşadı.Bununla birlikte Bitcoin’in para politikası sabit bir sıkılaştırma yolunda ilerlemekte.
TradingView verilerine göre, para biriminin 90 günlük tarihsel volatilitesi, fiyatın ABD doları karşısında ortalamadan ne kadar dalgalandığının bir ölçüsüdür. Bu iki ayda beş katlık bir artış demektir. Bitcoin’in tarihsel hareketliliği ise %61’e düştü.
Artan tarihsel oynaklık, fiyatların normalden daha fazla hareket ettiğini ima ediyor. Yüksek volatilite değerlerine sahip varlıklar riskli yatırımlar olarak kabul edilir; bu, egemen bir para birimi olan liranın artık eşler arası bir temelde oluşturulan ve dağıtılan, genellikle bir değişim aracı olarak güvenilmez olduğu için eleştirilen bitcoin’den yüksek fiyat değer deposu türbülansı nedeniyle daha riskli olduğu anlamına geliyor.
Türk Lirası, Aralık ortasına kadar altı hafta içinde dolar başına yaklaşık 9’dan 18.5’e yükseldi ve ardından 10’a kadar düştü. Yazının yayınlandığı sırada 13.83’te işlem görüyordu. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonomik ortodoksiye aykırı olan yükselen enflasyon zamanlarında faiz oranlarını düşürme stratejisi izledi.
Kasım ayında, enflasyon yükselirken Türkiye üst üste üçüncü ay borçlanma maliyetlerini düşürdüğü ve bu da Türk lirasının zayıflamasına neden oldu.Yüksek enflasyonla mücadele ederken, ülkeler piyasadan likiditeyi çekmek için genellikle oran artışlarını ve diğer araçları kullanır. Faiz artışları, yerel para biriminin getirisini artırır ve tipik olarak döviz kurunun değerlenmesine yol açar. Para birimi güçlendikçe, ithal edilen malların maliyeti düşer.
Programlanmış veya sabit bir para politikasına sahip olan Bitcoin, özellikle sorunlu ekonomiler için bir kontrast sağlıyor. Kripto para biriminin arz genişleme hızı, madencilik ödülünü azaltan programlanmış kod aracılığıyla her dört yılda bir %50 oranında azaltılır.
Liranın 90 günlük tarihsel votalitesi şu anda euro, sterlin ve yen gibi büyük fiat para birimlerinin tek haneli okumalarından önemli ölçüde yüksek. Yine de, dogecoin ve shiba inu gibi meme kripto para birimlerinden daha az oynak kalıyor.
Güney Koreli teknoloji devi Samsung, entegre NFT platformuna sahip yeni smart TV serisini duyurdu. Samsung’un 2022 için tasarladığı Micro LED, Neo QLED ve The Frame gibi smart TV’ler, duyuruya göre “dijital sanat eserlerinin keşfedilmesi ve alınıp satılmasına olanak sağlayacak” NFT Platform uygulaması içerecek.
Şirket, duyuruda ” NFT’lere olan talebin artmasıyla birlikte, günümüzün parçalı izleme ve satın alma alanı için bir çözüm ihtiyacı hiç daha yüksek olmamıştı. ” diye açıkladı.
Samsung, 2022’de ilk smart TV NFT gezgini ve pazar yeri veri toplayıcısını piyasaya sürmeyi hedefliyor. Yeni platform, TV izleyicilerine NFT’leri oturdukları yerden keşfetme ve alıp satma imkanı sunacak. Hangi NFT platformlarının verilerinin toplanacağı belli olmasa da, Samsung, smart TV’lerin görüntü kalitesinde bozulmaya yol açmayacağının garantisini verdi.
Güney Koreli teknoloji devi, ürünlerinde NFT’leri entegre etmenin yanı sıra, girişim sermayesi kolu Samsung Next yoluyla NFT ve metaverse projelerine aktif olarak yatırım da yapıyor. Şirket, geçtiğimiz çarşamba günü bir metaverse oyun turunun fonlama turuna da katılmıştı.
NFT trenine atlayan şirketler Samsung ile sınırlı değil. Coca-cola, geçtiğimiz yılın temmuz ayında hayır işleri hedefiyle NFT alanına girmiş, bir ay sonra ise Visa, bir CryptoPunk NFT’sini 150 bin dolara satın almıştı.
Dijital sanat eserleri ve koleksiyon parçalarından oluşan NFT satışları, geçtiğimiz yıl toplam NFT hacminin yüzde 91’ini oluşturdu. Satış hacminin artmasıyla birlikte, projelerin aldığı yatırım miktarı da hızla tırmandı.