Etiket arşivi: bitcoin

Merkez Bankalarının Dijital Paraları Mı? Yoksa Kripto Paralar Mı?

Ekonomi profesörü Asaf Savaş AKAT, bir köşe yazısında Bitcoin’i, “Saçma sapan uçuk bir proje mi? Doğrusu bilemiyorum. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Gelişmiş ülke merkez bankaları ortalığa böyle para saçarken yeni neslin onların paralarına alternatifi internette üretmesi beni şaşırtmaz.” (“İnternette Devletsiz Para” Vatan Gazetesi-2012) diye tanımlıyor. Asaf Savaş Hoca bir ekonomist olarak, tıpkı emtia paralar gibi devletsizlik iddiası ile yaratılan bu dijital paranın varlığını iki ana fikirde kilitliyor. “Merkez bankalarının kontrolsüz para saçması” ve “yeni nesil”…

Merkez Bankaları ve Yeni Nesil

Krypted U dergisinin ilk sayısında “Blockchain Teknolojisinde Merkezi Otoritenin Teşvik Politikaları”nı tartıştıktan sonra bu sayısında IMF Başkanı Christine Lagarde’ın Singapur’daki Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) Zirvesi’nde yaptığı açıklamayla daha da olgunlaşan “merkez bankalarının dijital para yaratma” fikrini anlamaya çalışacağız. Bu konu, merkezi otoritelerden teşvik bekleyen blockchain yatırımcıları ve girişimcileri için de büyük önem arz etmektedir. Çünkü blockchain teknolojisi ile hızlanması muhtemel dijitalleşme sürecinde kontrolü kaybetmek istemeyen kurumların başında gelen merkez bankalarının, dönüşüme de kayıtsız kalmak istemediklerinin farkındayız. Fakat bu adaptasyon süreci için halen bir yol haritası belirlenebilmiş değil. Lagarde da bu yüzden açıklamasında “tartışmaya devam etmeliyiz” diyor. Zaten dijitalleşme süreci G7’de, G20’de, Dünya Ekonomi Forumu’nda, AB’nin kurullarında, IMF’de ve ülkelerin kurumlarında tartışılmaya devam ediliyor. Daha hızlı daha maliyetsiz ve daha güvenli veri transferini isteyen yeni neslin, insanlık 2.0’ın, teknolojiyle bütünleşen girişimcinin dönüşüm talebi için hangi yol haritasının belirleneceğinin ve bu sürece nasıl adapte olunacağının cevabı aranıyor.

Satoshi’nin yol haritası

2008 krizinden sonra Satoshi Nakamoto “A peer to peer electronic cash system” adlı makalesini dijitalleşme sürecindeki yol haritası için paylaştı. Ekonomi ekosistemindeki veri transferi için bir mekanizma yaratan Nakamoto’nun birkaç sayfada yayınladığı iddialarını, yaklaşık on yıldır bir grup kullanıcı deneyimlemeye çalışıyor. Makalesindeki mekanizmasında, merkezlerin itibarı, servisleri, bilgisayarları yerine dünyaya yayılmış dağıtık veri tabanı var. Bu dağıtık veri tabanı mekanizmasıyla, merkezlerin azaltılması ve oluşacak ekosistemin daha maliyetsiz daha hızlı ve daha güvenli olması hedeflenmiş. Ayrıca hedeflerin arasında yer alan, veri arzının (özellikle para arzının) merkezlerin kontrolünden kurtarma çabası, “para saçma” sorunsalı için de ciddi bir çözüm olarak yorumlanıyor.

Satoshi Nakamoto bu makalesini yarattıktan sonra Bitcoin’in dağıtık veri tabanı sağlık, eğitim, ulaşım, lojistik, kültür-sanat vb. alanlarında da bir model oldu ve çeşitli sektörlerde girişimciler projeler yaratarak borsalarda yerlerini aldılar. Bu projeler halen sektörlere cevap vermek için gelişimlerini durmaksızın da devam ettiriyorlar. Fakat Bitcoin’in de mekanizmasında var olan dağıtık veri tabanı, merkezi otoritelerin kontrolünün zayıflamasına hatta devre dışı kalmasına sebep olacağı için yaygınlaşma süreci çok yavaş ilerlemektedir. Bu yüzden Bitcoin’e karşı önerdikleri en net ve en iyi alternatif “Merkez Bankalarının Dijital Paraları” diyebiliriz.

Merkez Bankalarının Dijital Paraları (CBDC)

IMF Başkanı Christine Lagarde, kripto paralarla ile ilgili birçok kez olumsuz uyarılar yaptı ama kripto paraların artık görmezden gelinemeyecek bir gelişimi tamamladığını ve bu süreci görmezden gelemeyeceklerini de ifade etti. Son katıldığı zirvede ise bu dijitalleşme süreci ile ilgili daha net tavsiyesini merkezi otoritelerle ve kamuoyu ile paylaştı:

  • “Merkez Bankaları dijital para üretmelidir”

Konuşmasında tam olarak “Biraz daha açık olayım: Merkez Bankaları kendi dijital paralarını çıkarmalı mı? Bir başka deyişle hesapları doğrudan Merkez Bankaları tarafından oluşturulup vatandaşların ve şirketlerin ödemelerde kullanılabileceği devlet destekli bir dijital para olabilir mi? ‘Mevcut bankacılık sistemindeki para işleyişi de bu şekilde. Ne varki bunda?’ diyebilirsiniz. Öyle ama, aynı kağıt parada olduğu gibi, parayı dijitalleştirme görev ve sorumluluğu özel bir kuruma değil devlete ait olmalı!” diyordu.

Bu açıklama haber portallarına düşer düşmez ciddi etkileşim aldı. Çünkü kripto para da bir dijital paraydı ve IMF başkanı dijital paraların desteklenmesi gerektiğini söylüyordu. Daha önce birçok kez olumsuz görüşün yanında olumlu rapor da yayınlayan IMF için bu açıklama tamamlayıcı gibi göründü. Fakat bu paraların nasıl yaratılacağı daha belli olmadığı için IMF Başkanı’nın açıklaması üzerinden, kripto para ve blockchain için olumlama yapmamız çok zor gibi görünüyor. Bu yüzden yaratılma sürecini daha iyi incelemeliyiz.

Merkez bankaları dijital parayı nasıl üretirler?

Lagarde’ın açıklamasından dijital paraların mekanizmasıyla ilgili çok fazla ayrıntı alamıyoruz aslında. Ama anladığımız kadarıyla, kısmi bir anonim sağlanarak devletin yaratacağı dijital dijital paralar, herkese açılan hesaplarda transfer işlemleri gerçekleştirecek. Bu süreç için daha önce çalışma yapan İŞ Yatırım Uluslararası Piyasa Müdürü Şant Manukyan, merkez bankaların önünde iki farklı yol olduğu iddiasında bulunuyor. Manukyan bu iki yolu da,“Temelde merkez bankaları zaten dijital paraya geçmiş durumda. Bankaların Merkez Bankası hesaplarında tuttuğu para/rezerv dijital para kavramına birebir uyan bir formattadır. Top yekûn dijital paraya geçiş ise söz konusu Merkez Bankasının bu hesapları bankacılık sektörü dışındaki diğer unsurlara yani finans dışı şirketlere ve kişilere açması ile gerçekleştirilebilir. Bu adım sırasında kripto paralarda kullanılan dağınık veri tabanı (DLT) teknolojisi kullanılabileceği gibi merkezi uygulama (CL) sürdürülerek de gerçekleştirilebilir. Hangi teknolojinin tercih edileceği tamamen kullanım kolaylığı, hızı ve maliyetine bağlıdır.” şeklinde özetliyor.

Dağıtık veri tabanı teknolojisi “Bitcoin’e değil altyapısı olan Blockchain’e odaklanalım” dediğimiz mekanizmadır aslında. Daha güvenli bir ağda verilerini saklamak isteyen bu yeni neslin, verilerini merkezlere değil de dağıtık deftere kayıt ettiği bir teknolojidir. Merkezi uygulamalar ise Ripple gibi sistem sahibinin yetkilendirdiği özel merkezlerden yönetilen bir alt yapıdır. Yeni nesil bir merkeze veya özel şirketlere güvenmektense bu verilerin şeffaf bir şekilde düğümlerle (node) dağıtılmasını arzuladığı için dağıtık veri tabanına ciddi ilgi göstermektedir. Çünkü Nakamoto, Bitcoin’in yaratılmasındaki amacının, “merkezlere saldırı olduğunda, merkezler kötü yönetildiğinde, merkezler iflas ettiğinde” değerlerimizin etkilenmeden seyahatine devam edeceği ödeme-veri transfer sistemini yaratmak olduğunu iddia etmektedir. Lagarde ise açıklamasında dijitalleşme sürecinde “merkezlerin kontrolü” vurgusunu yapmasıyla, Satoshi Nakamoto’nun takımından ayrıştığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bu açıklamanın üzerinden çok geçmeden blockchain ve kripto para karşıtı Nouriel Roubini “Why Centrel Bank Digital Currencies Will Destroy Cryptocurrencies” (Neden Merkez Bankalarının Dijital Paraları Kripto Paraları Yok Edecek) başlığı ile bir yazı yayınladı. Roubini yazısında Lagarde’ı refere ederek; orta yolun bulunduğunu, blockchain teknolojisini gerek kalmadan daha hızlı daha maliyetsiz ve daha güvenli bir dijital paraları merkez bankaları ile özel bankalar yaratabileceğini ve bu durumda kripto paraya da ihtiyacın kalmayacağını savunuyordu. Bu detaylandırma Lagarde’ın açıklamalarını daha net anlamamızı ve güçlü merkez bankaları için düşünülen yol haritalarını okumamızı sağlıyor. (Roubini’nin yazısına Ekonomi yazarı Erkan Öz’ün cevap niteliği taşıyan flood’u okumanızı tavsiye ederim. Twitter.com/erkanozz.).

Bu durumda dağıtık veri tabanı teknolojisini tercih etmeyecek muhtemel otoriteler, merkezi çözümlerle yaratılacak dijital paralar için,

1- Bütün vatandaşlara hesap açılabilir

2- Mevcut itibari parayı da dijitalleştirerek arzı tamamen kendileri kontrol edebilir

3- Buna bağlı olarak veriler-işlemler merkezi bir sistemle korunur

4- Aracı servis sağlayıcılar da hizmet sağlayabilir (Örneğin en güçlü adaylar biri Merkez Bankaları ile anlaşma yapan, Ripple).

Yukarıdaki ve buna benzer birçok pratikler merkez bankaları için önemli adımlar gibi görünüyor. İnternetin ve makina kullanımının yaygınlaştığı ekonomide de ciddi katkı sağlayacak olması yadsınamaz bir gerçektir. Merkezi otoriteler paranın dijitalleşmesi ile de verginin koordinasyonunda verimliliğin sağlanması, kayıt dışı ekonominin azalması, ödemeler sisteminin hızının arttırması gibi birçok fayda sağlayacaktır. Fakat blockchain teknolojisini yaratan yeni neslin talepleri bu pratiklerle son bulur mu ?

İnsanlık 2.0 için dijitalleşme süreci

Lagarde’ın önerisi aslında fiili olarak gerçekleşiyor diyebiliriz. Birçok merkez bankasının rezervleri artık dijital olarak tutuluyor. Bankalarımızdaki mevduatların birçoğu da dijital olarak yer alıyor. Fakat yeni neslin, 2008 krizinden sonra aracı finans kurumları olan bankalarla, mevduat sahipleri arasında gerçekleşen acı deneyimler yüzünden merkez bankalarının çözümlerini yeterli görmeyebilir. Çünkü Asaf Savaş hocanın da yazısında bahsettiği gibi Merkez Bankaların “para saçmalarına” çözüm bulmak isteyen bir yeni neslin varlığını gözlemleyebiliyoruz. Lagarde’ın önerisinden veya diğer merkez bankaların açıklamalarından hatta Venezuela-İran gibi ülkelerin dijital para denemelerinden anladığımız kadarıyla merkezi otoritelerinin para arzını sınırlama gibi bir süreç izlemeyeceklerini anlıyoruz. Ayrıca birçok banka ve özel işletmeler artık kendi merkezleri/servisleri/sistemleri ile bilgilerimizin güvenliğini sağlamakta çok zorlanıyor. Sadece finans kurumları değil sosyal medya şirketleri (Facebook’un Google Analytics skandalı), devlet kurumları (Nüfus bilgilerimizin çalınması), sağlık sektörü gibi vb. kurumlar verileri koruyamadığı için dönüşüm isteyen bu yeni nesil, kendini güvende hissetmediğini iddia etmektedir. Bu yüzden merkez bankalarının itibari parayı dijitale taşıma çabasını yeterli bulmalarının zor olduğunu tahmin edebiliriz.

IMF’in liderliğinde olgunlaşan merkezi dijital paralar için bir soru işaretinin de işlemlerin anonimliği konusundaki belirsizlik olduğunu söyleyebiliriz. Bireylerin yaşamlarındaki veri transferlerininin, bir hukuki problem çıkmadıkça izleme hakkı olmayan merkezi otoriteler tarafından takip edilmesi durumunda, bazı temel hakların güvenliği tartışmaya açılacaktır. Daha fazla özgürlük ve daha fazla yerelleşme isteyen topluluklar açısından IMF Başkanı’nın önerisi bir dönüşüm olarak algılanmayacağı gibi alternatiflere olan motivasyon kaynağını da canlı tutması muhtemeldir. Çünkü para arzını sınırlamayan, güvenlik konusunda merkezlere bağlı olan, anonimlik konusunda yeteri kadar şeffaf olmayan devlet projeleri bu nesil tarafından devamlı sorgulanacaktır.

Aslında kripto paralar ve blockchain teknolojisinin uygulamaları kayıt dışı ekonomi, enerji kullanımı, ölçeklendirme gibi birçok sorunla mücadele ediyorlar. Her geçen gün yeni projeler bu sorunları çözdüklerini iddia etseler de bu sorunların tam olarak çözülemediklerinin farkındayız. Fakat merkezi otoritelerden kaçan ve merkezi otoritelerin çözemediği için yaratılan bu alternatif ekosistemlerin taleplerini karşılayamadan kripto paralara ilgiyi azaltmanın çok zor olacağını tahmin edebiliriz.

Son olarak, bugün kripto paraları yasaklayabiliriz. Blockchainin dağıtık veri tabanı için geliştirdiği modellemeyi yok sayabiliriz fakat yine bir grup insan, daha fazla özgürlük için merkezleri sorgulayacak, uçtan uca yapılan transferin arasındaki aracıları yok etmeye çalışacak daha özgün bir teknoloji peşinde olacaktır. Teknolojiye yön vermek isteyen topluluklar, devletler, kurumlar, bireyler umarım blockchainin arkasındaki talepleri ıskalamazlar. Bu yüzden merkez bankalarının dijital para projelerine yön vermek isteyenlere yeni nesil adına bir mesajı hatırlatabiliriz…

“Blockchaine değil arkasındaki insanlık 2.0’ın taleplerine odaklanalım.”

Kaynak: Süleyman Girgin

Bitcoin 3,600 ’ü gördü, Altcoin’ler Hareketlendi

Kripto paraların amiral gemisi Bitcoin son 24 saat içinde yükselmeye başladı ve 3,600 dolara kadar dayandı. Lider kripto para şu sıralarda yaklaşık olarak yine bu seviyelerde bulunuyor. Aynı süreçte çoğu altcoin de yükseldi. Bu olumlu performansa rağmen, analistler hala bir destek alanında olduğumuzu ve daha düşük seviyeleri görebileceğimizi söylüyor.

CoinMarketCap verilerine göre, Bitcoin şu anda %6.5’luk bir yükselişle 3,600$ seviyelerinde seyrediyor. Son yükselişe rağmen BTC, son iki haftaya göre hala %6.3’lük bir kayıpta. Ayrıca, son 30 günde değerinin yaklaşık %46’sını kaybetti.

Yaklaşık 1 yıldır süren ayı piyasası ise Bitcoin’in dünya çapında benimsenmesindeki artışı engelleyememiş gözüküyor. Örneğin Danimarka’daki 1,500 restoran, yakın zamanda online bir paket yemek sevisi üzerinden Bitcoin’le yapılan ödemeleri kabul etmeye başladı.

Araştırmada ayrıca, serbest çalışanların %40’ının aracılık müessesesinin olmaması ve uluslararası işlemlerde kullanım kolaylığı nedeniyle kripto paraları kullandıkları belirtildi.

Fiyatlardaki düşüş, kripto para dünyasındakileri pek etkilememiş gözüküyor. Kripto para ve dijital varlık yatırım şirketi olan Morgan Creek Digital, önümüzdeki 10 yıl içinde kripto paraların S&P 500’den daha iyi performans göstereceğine dair 1 milyon dolarlık bir bahis ortaya attı. Daha önce Warren Buffett da buna benzer bir bahis ortaya attığı için bu bahse “Buffett Bet 2.0” adı verildi. Bazıları da 2020’deki halving olayına yaklaştığımız için Bitcoin almak için en iyi zamanın şu an olduğunu öne sürüyor.

CyptoGlobe’ye konuşan eToro’nun kıdemli analisti Mati Greenspan, 3,000$ – 3,500$ aralığının Bitcoin için destek bölgesi olduğunu düşünüyor. Bitcoin’in 3,000$ seviyelerine ya da daha aşağılara inmesinin muhtemel olduğunu söyleyen Greenspan, şunları söyledi:

“Grafik analizi bize, hangi fiyat seviyelerinin izlenmesiyle ilgili son verileri verir. Ancak geçmiş performans, gelecekteki sonuçların bir göstergesi değildir.”

Kripto para piyasasındaki son düşüş nedeniyle maliyetlerle başa çıkamayan çoğu madenci faaliyetlerini durdurmuştu. Ayrıca, Ağustos ayında zirve yapan hash oranlarındaki büyük düşüş, madencilik zorluğundaki azalmayı beraberinde getirmişti. Madencilik havuzu şirketi F2Pool’un kurucusu Mao Shixing, bu düşüşün bazı ASIC cihazlarının kapanma fiyatlarını 3,260$’a çektiğini söyledi.

Altcoin’lerde canlanma var

Bitcoin’deki yükselişle birlikte altcoin piyasası da canlandı. En büyük ilk 10 kripto para arasında EOS %11.54’lük yükselişi ile dikkat çekiyor. EOS’un ardından ilk 10’da en çok değer kazanan kripto paralar %7.74 ile Ethereum ve %7.72 ile Litecoin oldu. İlk 100 içerisinde en çok yükseleni de %19’la Bitcoin Private’di.

Kaynak: CryptoGlobe

BitMEX’in CEO’su Arthur Hayes’in İddia Ettikleri Dün Gerçekleşti

Kaldıraçlı kripto para işlem platformu BitMEX’in CEO’su Arthur Hayes, Ağustos ayında bildirdiğimiz gibi Ether’in ‘çift haneli bir shitcoin’ olduğunu söylemiş, dijital paranın 100 dolar seviyesinin altına gerileyeceğini öne sürmüştü.

Hayes’in öngördüğü gibi Ether, dün 100 doların altına sarktı. Dijital para, bugün ise 87 dolardan işlem görüyor.

Hayes, o gün yaptığı açıklamada ETH fiyatlarındaki düşüş için ICO’lar, değersiz token’lar ve geliştirici ekipleri suçlamıştı.

Bitcoin’de 2,000 – 3,000 dolar çağrısı
Bu arada Hayes, Bitcoin‘le ilgili olarak da benzer bir tahminde bulunmuştu. BitMEX’in CEO’su Kasım ayı başında yaptığı bir başka açıklamada lider kripto paranın 2,000 – 3,000 dolar aralığına inebileceğini ileri sürmüştü. Hayes ek olarak ayı piyasasının 18 ay daha sürebileceğini iddia etmişti.

Eski Deutsche Bank ve Citi trader’ı olan Hayes, 2014 yılında BitMEX’i kurdu. Şeyseller’de kayıtlı olan platform, insanların vadeli işlemler gibi eşler arası Bitcoin türev ürünleri işlemleri yapmasını sağlıyor.

Ethereum Coinbase’de aniden 13 dolara düştü
Öte yandan dün Ethereum cephesinde ilginç bir gelişme yaşandı. Dijital para, Coinbase Pro platformunda USDC’ye karşı 100 dolardan ani bir şekilde Ethereum 13 dolara düştü. Bu düşüş, kısa bir süre için gerçekleşti fakat bazı kullanıcıların önemli kayıplar yaşadığı söyleniyor.

Bistamp’ten elde edilen verilere göre Bitcoin, 3,400 dolardan alınıp satılıyor.

“20 Katlık Bir Boğa Koşusu Başlayabilir”

Morgan Creek Capital Management’tan Mark Yusko CNBC’nin Fast Money programının konuğu oldu. Geleneksel finansın içinden olmasına rağmen Yusko sürpriz bir şekilde kripto paraların uzun vadede başarılı olacağına inanıyor.

Yusko sözlerine “Bitcoin’i uzun vadede sevdiğini” belirterek başladı. Daha sonra CBOE ve CME’deki BTC vadeli işlemlerde oluşan yapay satış baskısına dikkat çekti. Bunun BTC’nin 4.000 doların altına düşmesindeki sebeplerden biri olduğu belirtiliyor. Bu baskının BTC’nin uygulanabilir bir değer saklama aracı olarak benimsenmesiyle ortadan kalkacağını belirten Yusko, bunun fiyatı yukarı çekebileceğini ima etti.

‘Bugün alım yapmak kötü bir fikir değil’

BTC’de son zamanlarda yaşanan düşüşe de değinen Yusko yatırımcıların BTC yatırımlarından iyi bir kazanç elde etmek için “çok uzun bir zaman tercihine ihtiyaç duymadığını” belirtti.

Önümüzdeki 10 yılda BTC’nin 20 katlık bir yükseliş hareketine girebileceğine yürekten inandığını ve asimetrik risk profiliyle BTC’nin böyle bir ralliyi destekleyebilecek nadir bir varlık sınıfı olduğunu ekledi.

Bitcoin’in esasta bir para birimi veya şirket değil, bir ağ olduğuna dikkat çeken Yusko, dünyanın en büyük şirketlerinin belirli ürünlere değil ağlara dayandığını ekledi.

Ağlar ekonomik büyüme, faiz oranları veya yapılan kara bağlı olarak büyümez. Teknolojik ve düzenlemeyle ilgili değişikliklerle büyür. SEC’ten Jay Clayton’ın Consensus konuşmasını dinledik: Menkul kıymetler yasalarını çiğnerseniz sizi cezalandırırız. Ama bunu yapmazsanız -bizim bir para birimi olarak gördüğümüz- Bitcoin gibi bir yerde oynarsınız. Yani bence bu (önerme) fantastik.


Kaynak: ethereumworldnews.com

Eski JPMorgan yöneticisi: Bitcoin ölmüyor, dijital altına evriliyor

Eski JPMorgan yöneticisi ve finans profesörü olan ve şu anda Yahoo’da finans alanında çalışan Alex Gurevich, Bitcoin‘in ölmediğini aksine her geçen gün dijital altın olmaya daha da yaklaştığına inandığını söyledi ve şunları kaydetti:

“Çeşitli altcoin’lerin iniş çıkışlarına ya da çatallanma olaylarına rağmen zaman, Bitcoin’in aleyhine değil lehine işliyor. Her geçen gün BTC yok olmuyor, sadece dijital altın olarak kalıcı statüsüne bir adım daha yaklaşıyor.”

Neden altına ve değerli metallere talep olduğuyla ilgili okurlarını geçmişe götüren Gurevich, değerli metallerin zaman içinde paslanmamaları ve bozulmamış bir şekilde kalmaları nedeniyle yüzyıllardır bir değişim aracı olarak kullanıldıklarını söylüyor. Bu sayede de zaman içinde değerlerini koruduklarını belirtiyor.

Ancak, tüm değerli metaller arasında altın, ne en yaygını ne de en nadiri. Gurevich, altının bu noktada tam ortada bir yerde olduğunu düşünüyor.

Bu gibi avantajlarla altının diğer rakiplerini geride bıraktığını ve dünya çapında güvenilirlik kazandığını söyleyen Gurevich, Ethereum’un dijital bakır olmak için mücadele ederken Bitcoin’in de dijital altın olmak için mücadele ettiğine inanıyor. Ayrıca Gurevich, ancak teknolojisine bir talep olursa ETH’nin değerini sürdüreceğini, BTC’nin ise değerini sürdürmek için sadece değer saklama aracı olmasına ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Gurevich, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Değerli metallerin tarihsel ticaret modelleri göz önüne alındığında, 2015’te Bitcoin alımı nispeten daha kolaydı. Fakat şimdi ilk fiyatlarının 20 katına sahipken daha karmaşık bir ticaret ikilemi var. Bitcoin balon olabilir ya da olmayabilir. Fakat, 2014’te yaptığı büyük patlamayı unutmamak önemlidir. Hatta bu yıl bile Bitcoin’in iki önemli düzeltmeye göğüs gerdiği görüldü.”

Bitcoin’in hayatta kaldığı ve dengede durduğu her saniyede ekstra altın güvenilirliği kazandığını da söylemeden geçmiyor Gurevich. Ayrıca Bitcoin’in dijital altın olma yolunda ilerlediğine inanan tek kişi Gurevich değil. Apple’ın kurucu ortağı Steve Wozniak da CNBC’ye verdiği bir röportajda, Bitcoin’i “tek saf dijital altın” olarak nitelendirmiş ve şöyle demişti:

“Sadece Bitcoin saf dijital altındır. Buna bütün kalbimle inanıyorum. Diğerleri Bitcoin’in bazı yönlerinden vazgeçme eğilimindeler. Mesela tamamen merkeziyetsiz olması ve merkezi bir kontrolün olmaması gibi özellikler. Bir iş modeline sahip olmak için vazgeçtikleri ilk şey bu.”

Wozniak 1 tane BTC’ye sahip olduğunu ve bunu yatırım amacıyla almadığını, sadece bir ödeme yöntemi olarak kullanımını deneyimlemek istediğini söyledi.


Haber: CCN