Kategori arşivi: BlockChain

Herjavec: Bitcoin ve Blockchain Kalıcı Olacak

Shark Tank’ten tanıdığımız Robert Herjavec’e göre, Bitcoin ve Blockchain uzun vadede kalıcı olacak. TheStreet ile yaptığı röportaja göre Herjavec, kripto paraların kesinlikle düzenleneceğini ve yatırımcıların şimdilik bu piyasaya hem giriş hem çıkış yaptıklarını söyledi.

Robert Herjavec, kendisinin bir kripto para yatırımcısı olmadığını ifade ederken, Bitcoin fiyatının artmaya devam edeceğini hatta tüm zamanların rekoru olan 20.000 dolar sınırını da aşacağını söylüyor.

Bunun yanında Herjavec, kripto para birimlerinin düzenlenmesi gerektiğine de inanıyor. Yapılacak olan düzenlemeler, gerçek hayata uyum sağlayana kadar da Bitcoin fiyatının inişli çıkışlı olacağını ama düzenlemelerle beraber yolunu bulacağını söylüyor.

Bu düşüncesinden hareketle, Bitcoin’in kalıcı olacağını da savunuyor. Herjavec röportajda, “Bence şu anda bu piyasaya girmek isteyip istemediğinize karar veremiyorsunuz. Hem bu piyasada olmak hem de dışında kalmak istiyorsunuz.” diyerek geleneksel kripto para düşüncesine de karşı çıkıyor.

Ayrıca Shark Tank’in yanı sıra Herjavec, siber güvenlik firması olan Herjavec Grup’un da CEO’luğunu yapıyor.

Kripto paraların güvenli olup olmadığı sorulduğunda ise Herjavec, geçen ay yaklaşık 500 milyon dolar kayıp yaşayan Japonya merkezli kripto para borsası Coincheck’i örnek göstererek, borsaların güvenliğinin çok iyi olmadığını belirtiyor. Bunun yanında kripto para işlemlerinin kesinlikle güvenli olduğunun da altını çiziyor.

Herjavec, Blockchain’in geleceği ile ilgili bir soruyu ise, “işlemlere doğal güvenlik sağladığı” için çok büyük umut vaat ettiğini söyleyerek yanıtlıyor. Ayrıca Blockchain’in gücüyle medeniyetin 10 yıl ileriye taşınacağına inanıyor. Bu inancını da şöyle örnekliyor;

“Bir yerde yürürken sensörler olacak ve bu sensörler “ben” olduğumu bilecekler. aynı zamanda bankamla da bağlantılı olacaklar ve ne kadar param olduğunu bilecekler. örneğin Amazon’a girip bir şeyler alacağım, tarama işlemi otomatik olacak ve ben mağazadan ayrılırken yine otomatik olarak ödeme işlemi gerçekleşecek.”

Kaynak: Cointelegraph

Blockchain’in İnsan Haklarına Katkısı

Blockchain aslında Bitcoin ve Ethereum gibi kripto para birimlerinin oluşmasını sağlayan bir teknoloji olarak hayatımıza girmiş olsa da bir finans aracı olmaktan çok daha fazlası olma yönünde bir hayli yol kat etti.

Ancak Blockchain ile ilgili bizi zorlayacak olan asıl şey, muhasebesel bir defter hizmeti olarak işlem görmesine rağmen, şeffaflığının az, sansüre dayalı ve rüşvet yemez bir sistemle ilerliyor olması.

Mali, siyasi ve kurumsal yolsuzluklarla mücadele konusunda toplumsal bir değer yaratıyor olması, insan haklarına da büyük katkı sağlayacağının işaretidir. Bu anlamda Blockchain’in, insan hakları alanında yaratabileceği potansiyel üzerine çoktan çalışmalara başlandı.

Bu konu özellikle, aşağıda belirttiğimiz alanlarda yaşanan gelişmelerle örneklendirilebilir:

1. Mülteci Krizinin Çözümüne Katkıda Bulunması

Bu yıl, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Örgütü 10,000’den fazla Suriyeli mülteciye kriptografi temelli şifreli kartlar gönderdi. Kartlara yüklenmiş şekilde şifreli olarak kişilere özel gıda yardımı tanımlandı. Bu platform sayesinde binlerce mültecinin kriptografiyi kullanarak yiyecek yardımı almaları sağlandı.

BM Mülteci Komisyonu Üyesi Antonio Guterres’e göre, 2014 yılındaki Suriye krizi, çağımızın “acil insani yardım” kapsamındaki en büyük felaketi oldu. Bugün hala mülteci krizi küresel bazda büyümeye devam ediyor. Bu alana yoğun bir şekilde yatırım yapan yardım kuruluşları ile birlikte birçok ülke çözüm üretmek adına her gün çalışmaktalar.

Kriptografinin mülteci sorunuyla bağlantısı, yardım kartlarına doğrudan ve ilk elden erişim konusuyla sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda onları uluslararası mülteci krizini çözmeye yönelik diyaloğa dahil etme hususunda da büyük bir adım atmış oluyor.

2. Dünya Çapında Yoksul Kesime Destek Olması

Mültecilere finansal yardım dağıtmak için kullanılan blockchain platformu, dünya genelinde yoksulluğu yok etmek için de çalışmalar yapmaktadır. Banka hesapları olmayan insanlar için blockchain, bir banka görevi görebilir. Mesela akıllı telefona erişim yapılan her yerde paraya da erişilebilir.

Buna ek olarak blockchain merkezi olmayan bir sistemdir. Merkezi sistemlerde olan kesintiler ve transfer ücretleri ya hiç olmaz ya da çok daha düşüktür. Kesintiler ve transfer ücretleri, uluslararası sosyo-ekonomik yapıyı kötü yönde etkiler. Çünkü gelişmekte olan ülkeler ve yatırımcılar için, dünyanın başka bir ucundaki bölgeye erişimde havale ücretleri engel teşkil eder.

Ayrıca yurt dışındaki aile üyelerine para gönderenler için de bir külfet yaratmaktadır. Ekonomi Analiz Bürosuna göre, geçen yıl Sahra güneyindeki Afrika ülkelerine para transfer maliyeti 30 milyar doları aştı. ABD dışındaki tüm transferlerin yıllık maliyeti ise 50 milyar doların üzerinde. Afrika ve diğer tüm ülkelere kripto para transfer işlemini yapan bir platform olan Bitpesa, blockchain’in özgür ekonomik hareket yaratma potansiyeline iyi bir örnek olacaktır.

Afrika’nın para göndermek için en pahalı kıta olduğunu düşünürsek bu gelişme son derece umut vericidir. Bu teknoloji küresel yoksulluğu azaltmada iki büyük değişkenle kendini var ediyor. Birincisi, göçmenler, geride kalan ailelerine para yollamak istediklerinde işleri kolaylaşır. İkincisi ise ulaşılması zor olan ülkelere ulaşmayı mümkün kılar. Bu durum başlı başına yoksulluğu azaltıcı bir potansiyel teşkil eder.

3. Seçmen Sahtekarlığını Önlemek

2016 yılındaki ABD seçimlerinden sonra siber güvenlik ve seçmen dolandırıcılığı konusu özellikle gündeme taşındı. Ancak 2016 yılında yaşanan bu gelişme, maalesef seçmen meşruiyeti sorununun ilk kez yaşandığı anlamına gelmiyor.

Seçmen dolandırıcılığı, üretken ve hesap verebilir demokrasi kavramı açısından çok kritik bir alan. Blockchain sistemi sahtekarlık yapılamayan bir elektronik oylama sistemi oluşturma yetisine sahip. Bu sistem seçmen kaydı esnasında sistemi güvence altına alabilir ve seçmen kayıtlarını sayabilir. Buna ek olarak oyların sonradan tahrif edilemeyecek şekilde işlem altına alınmasını garantileyebilir.

Tüm bunlara ek olarak blockchain kripto para birimlerinde devlet muhasebecisi gibi bir işlevle soygunculara karşı kalıcı ve kamuya açık bir oy sistemini birleştirebilir. Dünya genelinde daha eşit ve daha demokratik seçimlerin potansiyelini artırmak hepimiz açısından gelecek vaat ediyor. ABD’de “Oyumu Takip Ediyorum” adlı buna benzer bir çalışma çoktan başladı bile.

4. Devletin Verimliliğini Artırmak

Blockchain devletlerin kamu yararı, sağlık ve eğitim gibi sosyal alanlardaki işlevselliğini etkileyecektir. Örneğin, devletlerin süreçleri, yavaş, anlaşılması zor veya suistimale açık olabilmektedir. Blok zinciri, devletlerin her anlamda daha hızlı, daha verimli ve aktif olmasına imkan verebilir.

Dünya genelinde hastanelerde kullanılan modası geçmiş teknoloji ile hasta kayıtları ve tıbbi hastalıklar konusundaki işlemler gereksiz yük olabilmektedir. MedRec, sağlık alanında blockchain’in katkısına çok güzel bir örnektir. MIT Medya laboratuvarlarında kimlik doğrulama, gizlilik, hesap verebilirlik ve veri paylaşımı alanlarını yönetmek için blockchain kullanılmaktadır..

Blockchain ne teknoloji alanında ne de endüstriyel anlamda henüz tam anlamıyla bir yer edinmiş değil. Kurulu ve kanıtlanmış çözümlerden çok daha uzakta, hala gelişim aşamasında. Ancak insan haklarının en savunmasız alanları olan, yolsuzluk, mali eşitsizlik ve bilgiye erişim gibi konulara çözüm önerisi getirmesi umut verici. Şeffaflık üzerine uluslararası bir emsal oluşturarak -yakın zamanda standartları yükseltmesini de umuyoruz- teknolojik anlamdaki insan hakları açığının kapatılmasına katkıda bulunuyor.

Blockchain’in başlı başına bir unsur olarak, kişisel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi ve yoksulluğun giderilmesine ilaç olmasını beklemek haksızlık olsa da, bir teknoloji unsuru olarak kendisinden beklenemeyecek derecede katkı sunması bakımından takdirimizi almayı çoktan başardı.

Kaynak: Forbes

Sosyolojik Bir Yenilik: Blockchain

Ana akım finans danışmanları ABD’de düzenlenen “Technology Tools for Today (T3)” konferansında Blockchain’i konuştular. Konferans sırasında en dikkat çekici an, Blockchain’in “sosyolojik bir yenilik” olduğunun belirtilmesiydi.

6-9 Şubat tarihleri arasında Florida’da düzenlenen T3 Danışmanlar Konferansının özeti; “2018’de danışmanlar önemli U dönüşleri yapıyor” olarak yorumlanabilir.

Konferans sırasında global danışmanlık şirketi Willis Towers Watson’ın kıdemli ekonomisti Magdelana Ramada,

“Blockchain sosyolojik bir yenilik. Bu teknoloji, internet üzerinde değer aktarımı ve işlem yapmamızı, daha önce yapamadığımız şekilde ağlar vasıtasıyla gerçekleştirmemizi sağlıyor.” dedi.

Konferansta da belirtildiği gibi, geleneksel finans ve bankacılık sektörü uzun zamandır Blockchain’in getirdiği maliyet tasarruflarını ve artan verimliliği inceliyor. Ancak Blockchain’in halk seviyesindeki etkisine, kripto paralar dışında nadiren değiniliyor.

Daha önce merkezi kontrolü elinde tutan, şu an ise Blockchain tabanlı ürünler üretmek isteyen finansal kuruluşlar için, “dağıtık defter teknolojisi”, “genel ya da özel blockchain” kelimeleri önemli kavramlar haline gelmeye başladı.

Örneğin, Aralık 2017’de Bitcoin vadeli işlem sözleşmelerini başlatan CMEGroup, ağ uzlaşması gerekmeden Blockchain kurallarının değiştirilmesine izin verecek bir sistem için patent başvurusunda bulundu. Bundan da önce Eylül ayında Accenture, “düzenlenebilir bir Blockchain” teknolojisinin patentini aldı.

Bununla birlikte unvanları ne olursa olsun üst düzey iş adamları da Blockchain’in sunduğu devrim niteliğindeki yenilikleri benimsemeleri gerektiğinin farkındalar.

Edelman Financial Services’ın kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Ric Edelman bu konuyla ilgili olarak,

“Alıcı ile satıcı arasında artık kimse kalmayacak. Borsacılar, ipotek brokerları, bilet satıcıları… Hepsinin işi bitecek.” 

diyor. Edelman ayrıca şunları ekliyor;

“Aracı olarak hizmet veren herkes Blockchain sayesinde tarihe karışacak.”

Kaynak: Cointelegraph

Singapur Airlines’tan Blockchain Tabanlı Dijital Cüzdan

Dünyanın önde gelen havayolu işletmecilerinden biri olan Singapore Airlines, blockchain tabanlı digital cüzdan uygulamasını hayata geçiriyor.  Geliştirilen bu uygulamayla kullanıcıların birikmiş uçak millerinin harcamalarının arttırılması ve daha da sıklıkla kullanılması hedefleniyor.  Singapur Havayolları (SIA),  blockchain teknolojisini yolcuların kolayca hava yolculuğu yapmalarını sağlayan KrisFlyer programı için planladı. Bu digital cüzdan ile yolcuların KrisFlyer millerini günlük hayatta harcamaları kolaylaşacak.

Singapur Havayolları geliştirilecek digital cüzdan ile ilgili çok fazla detay vermekten kaçınsada program için katılan kullanıcıların ve ortaklarının anlattığı kadarıyla firma kendi özel blockchain sistemini kurmuş.  Global havayolu firması bu digital cüzdan için teknoloji ortağı olarak Microsoft ve KPMG ile birlikte çalıştı. Uygulama geliştirildikten sonra konsept denemesi test edildi ve başarılı bir şekilde çalıştı. Uygulamanın yaklaşık altı ay içinde müşterilere sunulması bekleniyor.

Singapur Havayolları CEO’su Goh Choon Phong’un konu ile ilgili yaptığı açıklamada şunları söylediği kaydedildi:

‘’Uçuş millerini digitalleştirmek için blockchain teknolojisini kullanmamız çığır açıcı bir gelişmedir. Bu proje işimizi digital anlamda önemli ölçüde geliştirecek. Uygulamayı müşterilerimizin beklentilerini karşılayıp onlara fayda sağlamak için hayata geçiriyoruz. ‘’

Blockchain teknolojisin havayolu taşımacılığında kullanılmasının ilk örneği bu değildi. Bilindiği üzere geçen ay Brisbane uluslararası havaalanı kriptoparaları kabul ettiğini duyurmuş,  2015’te ise Polonyalı havayolu şirketi Peach Aviation, ödemeleri Bitcoin olarak kabul etmeye başlamıştı. Peach Aviation şirketini, Alman havayolu devi Lufthansa izlemiş, geçen yıl bir ICO vasıtasıyla bir İsviçre blockchain kuruluşuna yatırım yapmıştı. Singapur Havayolları ise bu girişim ile Asya’da blockchain teknolojisinin kayda değer bir başarısına imza atmıştır.

Blockchain lojistik sektörünün sorunlarını ortadan kaldırabilir.

Blockchain lojistik sektöründeki sorunları, değiştirilemezlik, şeffaflık ve aracıların ortadan kaldırılması ile ortadan kaldırıyor.

Zincirlerin halkasında olan her süreci, malları ve hizmetleri takip edebilmek insanın sosyal ve ticaret hayatında önemli bir süreç haline geldi.Uluslararası ticaret ve lojistik genişlemeye devam ederken, etkin hizmet sunumu ve değer transferi sağlamak için daha verimli yöntemler geliştiriliyor. Fakat bazı sınırlamalar halen devam etmekte olduğu için blockchain’in içerdiği özelliklerin uygulanmasını gerekli kılmaktadır.

Blockchain lojistik sektöründeki insan hatalarını azaltacak

Netcoins CEO’su Michael Vogel verdiği bir roportajda, lojistik sistemin temel sınırlamasının insan unsuru olduğunu söylüyor. Vogel’e göre, veri girişi, denetleme, yazım hataları ve hatalı hesaplamalardan kaynaklanan hatalar olup olmadığına bakılmaksızın, insani güç içeren tüm süreçler gecikmeler veya hatalar olasılığını beraberinde getirmektedir. VISA Europe, iç fon yerleşimlerini iyileştirmek için (tepki süresini ve doğruluğunu iyileştirmek için) Bitcoin ve blockchain zinciri teknolojisini arka planda kullanma fikrini araştırıyor. Vogele göre:

Blockchain lojistik için mükemmel bir araçtır, çünkü geleneksel veritabanını bir sonraki seviyeye geçmesi için denetim altında tutma ve müdahale etmeye karşı koyma için ideal olan değiştirilemeyen bir kayıt gerektirir.

Ayrıca, muhasebeyi lojistik alanının bir parçası olarak kabul ediyor, blockchain şafağının, “üçlü defter” muhasebesi kavramı için bir fırsat yarattığını söylüyor. Bu blockchain’e dayanan üçüncü bir muhasebe defterinin tüm finansal kayıtlarla birlikte tutulduğu bir fikir.Ayrıca geleneksel üç aylık gözden geçirmelerle değil, anında denetime izin verir. Shipchain Ceo’su John Monarch’a göre:

Blockchain ağları kitlesel pazar düzeyinde ilk adımlarını atmaya başlar başlamaz, uluslararası ticaret endüstrisini yılda en az 50 milyar dolar tasarruf edecektir. Bunun yanında blockchain teknolojisi, lojistik endüstrisini olgunlaştıracak kadar sıradan masraflarla yılda 500 milyar dolardan fazla tasarruf edebilir.

Daha yüksek seviye güvenlik

Monarch, İnternet bağlantılı cihazların daha yüksek bir güvenlik seviyesine ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Monarch, dağıtılmış defterler, gelişmiş şifreleme, akıllı sözleşmeler ve azaltılmış aracılarla en iyi korumayı sağladığı için Blockchain teknolojisinin bu açıdan eşsiz bir çözüm olduğuna dikkat çekiyor.Sonuç olarak bu, yolsuzluk, fidye, hırsızlık, prim ücretleri ile ilgili sorunları çözmede yol gösterecektir.

Lojistik sektörü dünyanın en çok insanının istihdam ettiği bir sektör. Bu sektör bin yıllar boyunca genişlediğinde, artan insan nüfusu için pratikliği ölçeklemek ve sürdürmek için yenilik yapması gerekti. Bu yenilikler tıpkı dördüncü sanayi devrimi ile yapılan gelişmelere benziyor.

Maliyetler azalacak

Never Stop Marketing’in CEO’su Jeremy Epstein’e göre, tedarik zincirindeki en büyük zorluklardan biri de birbiriyle konuşmayan gereksiz sistemlerdir.Bu da tedarik zincirine büyük bir uyuşmazlık ve maliyet katıyor diyor. Epstein, hükümetler veya satıcıların yapılan gönderilerin, bekledikleri maddeleri içerdiğini doğrulamak için çok zaman harcadığını belirtiyor. Bu da müşteriye maliyet olarak geri dönüyor. Epstein sözlerini şöyle tamamlıyor:

Blockchain teknolojisi bize bu çabalardan kaynaklanan büyük miktardaki yavaşlığın ortadan kaldırılması, belirli bir konteynerin içerdiği ve listelenen ürünlerin bulunduğundan emin olunarak ve  daha fazla müdahalenin olmamasını sağlayarak daha düşük maliyetlerle yüksek kaliteli malların sağlanmasına olanak tanıyor. Gümrük muhafaza masraflarını düşürecek ve güvenliği de arttıracak.

Ccn