Kategori arşivi: BlockChain

eBay, Youtube ve Apple’a Blockchain Tabanlı Alternatifler Mümkün mü?

İnternet yaşantımızı adeta esir almış durumda ve internet merkezli girişimler şu anda büyük bir pazar haline geldi. İnternetteki fenomen web siteleri bizlerin müzik dinlemesi, video izlemesi, alış veriş yapması ve daha birçok şeyi oturduğumuz yerden gerçekleştirmemizde bize muhteşem opsiyonlar sunuyorlar ancak çağımızda değişimin müthiş hızını yakalamak isteyen bazı Blockhain sevdalıları ise, bu web sitelerinin blockchain altenatifleri oluşsa ne olur sorusunu sormaya çoktan başladı bile.

Eğer web siteleri de aynı kripto paralar gibi merkezi olmayan bir sistemle kullanıma açılırsa, olayın konseptinin tümüyle değişeceğini ön görebilmek için kahin olmaya gerek yok. Ancak bu değişim şu anda bazı insanlara imkansız gelebilir. Bu noktada internetin 1999’dan bu yana geçirdiği değişimi hatırlatmakta fayda var. Örneğin o yıllarda caps kültürünün internette bu denli hakim olacağı kimin aklına gelirdi ki?

Günümüzde, bir web sitesi ve onun tüm bilgileri depo ettiği sistemler tek bir elden kontrol ediliyor. Ancak bunun merkezi olmayan versiyonunu bir an için hayal edersek, veri tabanının geliştiricilere ait değil de, tam tersi toplumun kendisine ait olacağı durumu karşımıza çıkıyor. Ve bu toplum; birçok farklı projeyi ve iş modelini merkezi olmayan bir veri tabanını kullanarak gerçekleştirme şansına sahip ki, bu tüm oyun kurallarının değişmesi anlamına geliyor.

Şöyle bir örnekle olayı realize edelim: 2003’te bir Friendster hesabı açtınız. Eğer web sitelerinin merkezi olmasaydı, siz bu 2003’te açtığınız profille daha sonra MySpace’e sonra da Facebook’a kolaylıkla kayıt olabilecektiniz. Elbette ki her site, bir öncekinden farklı olarak kullancılarına yeni bir bakış açısı veya yeni koaylıklar sağlıyor olabilir ancak merkezi olmayan versiyonda kullancıılar, en baştan başlamaya gerek duymacaktı. Aynı profil ile işlere devam edeceklerdi ve bu onlara zamandan ve popülariteden kazanç sağlayacaktı.

Sermayeye bağlı olan birçok girişimci ve yatırımcı son dönemde zaten bu yukarıda bahsedilen şeyin gerçekleşmesi için bazı projelere giriştiler bile. ICO’lar ile yapılan bu girişimler sadece para toplamanızı sağlamıyor; aynı zamanda sizin bu tarz projeler geliştiren insanlarla iletişim kurmanızı ve fikirlerinizi geliştirmenizde size ön ayak oluyor. Şimdi gelin, bu 3 internet devinin blockhain alternatiflerini bir an için hayal edip, ufkumuzu genişletelim:

 

eBay’e Elveda mı?

eBay, internet ilk çıktığı günden bu yana neredeyse bizimle birlikte olan bir online alışveriş platformu. Alışveriş denen şey aslında birden fazla etmeni içinde barındırıyor ve bazı web siteleri bunu göz önünde bulundurarak birçok alanda spesifik olarak hizmet veriyor. Örneğin sadece, çizgi roman, beyaz eşya, tablet veya müzik aleti satan web siteleri mevcut.

Bir görüş, bu tarz spesifik sitelerin alanında uzman olduğu fikrini karşınıza çıkarabilir ve bu sayede daha iyi müşteri deneyimi sunduklarını düşünebilir. Ancak bu olayın aslında eksileri olduğunu da güncel bir örnekle açıklayalım. Günümüzde hastaneleri ele alalım. Sadece tek bir branşın olduğu  birçok hastane ve merkez mevcut. Örneğin kulak burun boğaz hastanesi ya da göz hastanesi gibi. Siz bu hastanelerden birine gittiniz gözünüzde bir rahatsızlık için. Yapılan incelemeler sorunun gözden kaynaklanmadığını gösterdi. Altta yatan nedeni bulmak için ise başka bir hastaneye gittiniz, orası da bir şey bulamadı diğer branş hastanesine yönlendirdi ve süreç böyle devam etti… Halbuki tüm branşların olduğu bir hastaneye gitmiş olsaydınız, gözünüzdeki sorunun altında yatan sebebi bulmak için bir kat aşağıya inmeniz yeterli olabilecekti. İşte eBay’de bunu yapıyor. Siz bir bisiklet satın alıyorken aklınıza takılan bir de çizgi roman alayım sorusunun cevabını, başka bir siteye gitmeden eBay’de bulabiliyorsunuz. Ve bu sayede aklınızda onlarca ayrı site yerine tek bir site tutmanız, alışveriş yapmanız için  yeterli olabiliyor.

Elbette bir satıcı ürününü hem sitesine hem de eBay’e koymak isteyebilir ancak bu kez aynı ürünün iki kez satılmadığına dikkat etmek zorunda ve eBay  bu bilgiyi verirken, işleri kolaylaştırmıyor. Peki ya tüketiciler bu iki opsiyona birden sahip olsaydı?

Örneğin, çizgi roman satan bir site ile bisiklet satan bir site aynı veri tabanı üzerinde yer alsaydı ve diğer farklı web siteleri bu veri tabanı etrafında birleşseydi? Yani ürününüz var ve bu veritabanına koydunuz. Birçok farklı web sitesi üzerinden bu ürün satışa açıldı ve biri, bir web sitesinden o ürünü aldığında ürün bilgisi diğer sitelerden otomatik olarak silindi.

İşte bu düşünce, Listia CEO’su Gee Chuang‘a göre mümkün. Listia bu bahsi geçen sistemi kurabilmek için 15 milyon dolar tutarındaki kripto paralarını 29 Ocak’tan itibaren satışa sunacağını açıkladı. Ayrıca şirket, şu andan itibaren pazar araştırması yapmaya başladı ve bu tarz ürünlerin Token kullanarak sadece kişiden kişiye satılacağı bir sistem üzerinde çalışmalarını sıklaştırdı.

Zaten bu fikir ilk değil. OB1 adındaki site hali hazırda bu işi yapıyor ancak alım satımlarda yalnızca Bitcoin kullanılabiliyor. Ancak şirket gelişime açık. Öyle ki şirket CEO’su Brian Hoffmann, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada şirketinin yakında bir ICO yapacağını açıkladı ve bu sayede Bitcoin transferlerinde yaşanan gecikmenin sebep olduğu sorunları bir nebze de olsa hafifletmeyi düşündüklerini belirtti.

Bu sistem sayesinde satıcıların bir veritabanı üzerindeki tüm siteleri kullanarak ürünlerini pazarlayabilmelerinin yolu açılıyor. Satıcılar biriktirdikleri olumlu geri dönüşleri, her platform için kullanıyor. Örneğin eBay’de çok iyi satış skorlarına sahip bir satıcı başka bir satış sitesine girdiği zaman sıfırdan başlamak zorunda kalmıyor.

Peki ya YouTube?

YouTube’un dünyanın en büyük video izleme ağı olduğunu söylemeye gerek dahi yok. Site, son dönemde içerik

üreticilerine açtığı yol ile yeni bir döneme girse de, içerik üreticileri ile yönetim arasındaki gerilim şu an için artmış durumda.

Çünkü YouTube, reklam gelirlerinden içerik üreticilerine ayrılan payın azaltıldığını açıkladı ve eğer videoda ofansif herhangi bir ifade bulunursa videolarına reklam konulmayacağını belirtti. Ayrıca kullanıcılar da, reklamların artık sitede çok fazla yer kaplamaya başladığını ifade ediyorlar.

Yeni jenerasyon girişimler ise bu işi merkezi olmayan bir hale sokarak, içerik üreticileri ve kendilerini takip eden kitleleri direkt olarak, Token kullanarak birleştirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda tüketiciler, içerik üreticileri ile sürekli irtibatte olarak kendilerine hitap eden içeriklerin daha fazla bulunmasını sağlayabilecek ve aynı zamanda sisteme katkıda bulunabilecek.

Flixxo CEO’su Adrian Garelik dünya çapında 300 milyondan fazla kullanıcısı bulunan Bittorrent’in bu sistemde gayet başarılı sonuçlar elde ettiğini belirtiyor. Aynı zamanda Garelik’in şirketi Flixxo da, yakın zamanda bir ICO düzenledi.

2001’de hayatına başlayan Bittorrent, kullanıcılarının merkezi olmayan bir sistem üzerinden dosya paylaşmasını sağlıyor. Garelik, bu sistemi daha da güçlendirerek, kullanıcıların dosya paylaştığında kripto para kazanacakları bir sisteme geçmek istediklerini belirtti.

”Bu şekilde bir sistem kurarak, dosya paylaşanların kripto paralar ile ödüllendirilmesi fikri, gelecekte çok değerli olacaktır. Kişiden kişiye aktarımı biraz daha modifiye edersek, çok daha iyi sonuçlar alacağımızı düşünüyorum.”

Zaten bu fikirde olan Stream, Theta ve Livepeer gibi diğer şirketlerin daha şimdiden kendi kripto paraları bulunuyor.

Apple Music’in Blockhain Alternatifi

Spor salonunda çalışırken ya da yağmurlu bir günde yolda yürürken veya arabınızda sizin modunuzu arttıran bir şarkıyı dinlemek için Spotify ve Apple Music gibi platformların çıkmasını dört gözle beklediniz.

Bu durum sizin için önemli ancak aynı zamanda bu müzikleri toplayıp tek bir merkezden kullanıcı deneyimlerine sunan şirketler için belki de daha önemli. Çünkü siz, Apple Music veya Spotify’a girdikçe kendi zevklerinize uygun şarkılar dinleyip, çalma listeleri oluşturup, sevdiğiniz sanatçıları kaydediyorsunuz. Ve bu sizin farkında olmadan arkanızda bıraktığınız veriler, müzik şirketlerinin gelecekte hangi sanatçının paltformlarında daha çok dinlenmesi gerektiği tartışmalarında eşsiz bir kaynak oluveriyor.

Ancak bu konuda karşıt görüşlere göre, platforma gelecek ya da gidecek sanatçılara karar veren tek bir ekibin olması büyük bir sorun. Öyle ki, blockchain temelli müzik şirketi olan Consensys CEO’su Jesse Gruschak, şöyle diyor:

”Büyük şirketler tarafından kontrol edilen müzik firmalarının içinde adeta sıkışıp kalmış durumdayız. ”

Bu görüşü birçok farklı site de paylaşıyor. Örneğin Vibarete gibi platformlar, sanatçıların bu platforma girmesini sağlayan ”para emici” olarak gördükleri menajerlerin ortadan kalkması için işe girişmiş durumda.

İnsanlar gelecekte bu tarz blockchain temelli müzik şirketlerini kullanarak kripto paralar sayesinde müzik alabilmeyi umuyor. Sanatçılar da bu duruma sıcak görünüyor. Öyle ki İzlandalı şarkıcı Björk, geçtiğmiz günlere yaptığı açıklamada yeni albümü için 4 farklı kripto para birimini kabul edeceğini açıklamıştı.

Blockchain temeli ve felsefesi ekonomide total bir devrim yaptı mı tartışılır ancak, bazı taşları yerinden oynattığı kesin. Bu felsefenin piyasa versiyonu ile kalacağını ön görmek hatalı olacaktır. Öyle ki sırada web siteleri olabilir. Bakalım gelecek bizlere neler gösterecek…

Kaynak: CoinDesk 

Kripto Para Ekosisteminde En Etkili 20 İsim

Kripto para dünyası için çok iyi geçen 2017 yılı içinde, pazar değeri 600 milyar doları aştı. Etkili isimler listemizde, hackerlar, yazılımcılar, akademisyenler ve gazetecilerden -ki her biri kripto para hareketini daha da ileriye taşımak için çabalayan- 20 isim; hem finansal hem de sosyal anlamda dünya çapında yaşanan bu teknolojik devrime ön ayak olan insanlar.

  1. Vitalik BUTERIN

Merkezcil olmayan uygulamaların(DAP) blok zinciri Ethereum’un yaratıcısı. Ehtereum 2017’de inanılmaz bir yükseliş gösterdi. Toplam Pazar değeri 30 milyar doları aştı.

Buterin aynı zamanda Bitcoin Magazine’in kurucularından. Şu anda Ethereum blok zincirini geliştirmeye devam ediyor.


  1. Charlie LEE

Litecoin’in yaratıcısı. Kripto dünyasına girmeden önce Google ve Guidewire Software gibi şirketlerde mühendislik yaptı.

Yakın zamanda piyasaları etkilediği söylentilerine yanıt olarak elinde bulunan bütün Litecoinleri sattı. Şu sıralar bitcoin projeleri üzerine çalışıyor.


  1. Brian ARMSTRONG

Rice Üniversitesi’nde ekonomi ve bilgisayar bilimleri alanında lisans yapan daha sonra aynı üniversiteden bilgisayar bilimleri alanında yüksek lisans derecesine sahip.

Brian Armstrong, bitcoin borsası ve cüzdan hizmeti veren CoinBase’in kurucularından. Ayrıca Armstrong dYdX, Aella Credit, Openvote ve Binti’nin yatırımcısıdır.


  1. Roger VER

Bitcoin girişimlerine ilk yatırım yapan kişi diyebiliriz. bitcoin.com, blockchain.com, Z.Cash, Kraken ve Purse.io yatırım yaptığı şirketler arasında.

Aynı zamanda Bitcoin-Cash’in savunucularından. Bitcoin ile ödeme kabul eden ilk perakendeci ve bilgisayar parçaları satan MemoryDealers’ın sahibi.


  1. Andreas M.ANTONOPOULOS

Andreas, Bitcoin’in neden küresel ölçekte önemli olduğunu anlatan, Mastering Bitcoin ve The Money of Internet isimli iki kitabın yazarı ve ileri bir Bitcoin savunucusu.

Dünya çapında düzenlenen hemen hemen her Bitcoin seminerine konuşmacı olarak çağrılıyor. Denetimlerde ve mahkemelerde kripto paralar üzerine bilirkişilikte yapıyor.


  1. Nick SZABO

Bir kripto para ve blok zinciri öncüsü olan Nick aynı zamanda blok zincirler üzerinde yaratılan akıllı sözleşmeleri de bulan kişi.

Szabo aynı zamanda, Bitcoin’in ana mimarisinin esin kaynağı ve Bitcoin’den önce yaratılmış olan BitGold’un da yaratıcısı.


  1. Don TAPSCOTT

Tapscott, kripto parlar ile ilgili politikalar da daha net ve temiz politikalar üretmeyi hedefleyen Blockchain Araştırma Enstitüsü’nün kurucu ortaklarından ve icra direktörü.

70 yaşındaki Tapscott aynı zamanda en çok satanlar listesine giren “Blockchain Revolution” kitabının yazarı.


  1. Gavin ANDERSEN

Sathoshi Nakamoto tarafından 2010 yılında Bitcoin’in baş geliştiricisi olarak atandı(Satoshi görevi Gavin’e devrettikten sonra ortadan kayboldu) ve o günden beri bu görevi yürütüyor.

Son dönemde çoğunluk vaktini, kriptografinin savunuculuğunu yapan kendi kurduğu Bitcoin Vakfı ile geçiriyor.


  1. Jijan WU

Pekin Üniversitesi’nden ekonomi ve psikoloji lisans derecesine sahip olan Jijan, Bitcoin madencileri için ASIC yongalarını üreten Bitmain’in kurucularından.

Bu arada belirtelim Bitmain, geçtiğimiz Eylül ayında Sequoia Capital ve IDG Capital Partners’ten 50 milyon dolar yatırım aldı. Girişim piyasadaki bitcoin madencilik cihazlarının yüzde 70’ini üretmiştir.


  1. Laura SHIN

Columbia üniversitesi Gazetecilik bölümünden master derecesine sahip olan Shin, Forbes dergisinin blok zinciri ve kripto paralar kısmında kıdemli editörlük görevini üstleniyor.

Aynı zamanda Forbes’un fintech 50 listesinin de editörlerinden. Laura Shin’in tüm yazılarına buradan ulaşabileceğinizi belirtelim.


  1. Thomas POWER

Bu güne kadar 7 kitap yayınlamış ve 56 ülkede binin üzerinde konferans vermiş olan Thomas, işletmeler için açık bankacılık verileri üzerinden arayüz hizmetleri sunan 9Spokes şirketinin yönetim kurulu üyesi.

Aynı zamanda blok zinciri ve bitcoin odak birçok şirkette de yönetim kurulu üyeliği ve danışmanlık hizmetlerini üstleniyor. Thomas Power, Twitter profilinde telefon numarasını da paylaşmasıyla dikkat çeken bir kişilik.


  1. Erik VOORHEES

Kripto paralar arası hızlı değişim hizmeti veren ShapeShift’in CEO’su olan Erik, Coinapult girişiminin kurucu ortaklarından.

2013 yılında, daha önceki girişimi Sathoshi Dice isimli siteyi 11.3 milyon dolar karşılığı bitcoine satmıştı.


  1. Tyler WINKLEVOSS

Winklevoss Capital’in müdürü ve Gemini isimli Bitcoin borsasının CEO’su ve kurucularından.

Uzun süredir yoğun bir Bitcoin savunucusu olan Tyler, dikkatleri 2013 yılında 11 milyon dolarlık yatırımla tanınan ilk bitcoin milyarderi.


  1. Barry SILBERT

Silbert, birçok blok zinciri şirketlerinin kurulumunu üstlenen DigitalCurrencyGroup’un kurucusu ve CEO’su.

Aynı zamanda dünya çapında bir çok blok zinciri şirketinde de yatırımları bulunuyor. Değerini direkt olarak Bitcoin’den alan ve bu alanda tek olan Bitcoin Investment Trust isimli fonun da yaratıcısı.


  1. Tuur DEMEESTER

Akademik bir düşünce kuruluşu olan Belçika Rothboard Enstitüsü’nün kurucusu olan Tuur, Bitcoin ve blok zinciri alanında makro yatırım fırsatlarını değerlendiren Adamant Resarch’ın genel yayın yönetmeni.

Bitcoine çok erken günlerinde yatırım yapan Tuur, dünyanın çeşitli şehirlerinde Bitcoin konferansları vermeye devam ediyor.


  1. Vinny LINGHAM

Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda Genç Global Lider olarak tanımlanan Vinny, Bitcoin ve diğer kripto paralara ilişkin keskin fiyat tahminleri ile Bitcoin Medyumu olarak ta isimlendirildi.

Son dönemde blok zinciri üzerinde çalışan kimlik yönetimi girişimi olan CIVIC’i kurdu.


  1. Charlie SHREM

Bitcoin Vakfı’nın kurucularından ve ileri bir kripto savunucusu. BitInstant isimli erken dönem Bitcoin girişiminin kurulmasına da yardımcı oldu.

Son dönemde, bir blok zinciri cüzdan girişimi olan “SHREM” isimli girişimin Topluluk ve iş Geliştirme Yöneticiliği görevini üstlendi.


  1. Peter TODD

Bitcoin ve diğer kripto para birimlerinin daha iyi ama esnek bir şekilde yönetilmesi gerekliliğini savunan Peter, Bitcoin’in en göze çarpan geliştiricilerinden.

Aynı zamanda kriptografi üzerine danışmanlık görevleri de üstleniyor.


  1. Adam BACK

Exer üniversitesi’nde Dagıtılmış sistemler üzerine Bilgisayar Bilimlerinde doktora ünvanına sahip olan Adam, birçok anti-spam yazılımının arkasında olan Hashcash’in de yaratıcısı.

Blok zinciri geliştiricilerine protokoller hazırlayan BlockStream şirketinin de kurucusu ve CEO’su.


  1. Tone VAYS

CryptoScam Podcast’inin ana sunucusu olan Tone, daha önceleri Wall-Street’te tanınmış bir broker daha sonra ise JP Morgan’da yönetici yardımcılığı görevi de yapmıştı. The World Crypto Network’e de katkılarda bulunan Tone, “Magic Money” isimli Bitcoin belgeselinde de oynadı.


 

Blockchain teknolojisinde limit nerede?

Teknik olarak, blockchain bir kayıt defterinden fazlası değil; ama bir yandan da yapısı ve beraberinde getirdiği sayısız olanakla devrim niteliğinde teknolojik bir felsefe. Blockchain teknolojisinin sadece para transferlerinde değilgüven gerektiren her alanda kullanılabilir olması, sınırsız uygulama alanları yaratıyor. Ancak bu uygulama alanlarını fark edebilmek ve kendi hayatımıza uygulayabilmek için öncelikle blockchain teknolojisinin nasıl işlediğini anlamamız gerekiyor.

En temelinde, söylediğimiz gibi blockchain aslında bir kayıt defteri veya muhasebe defteri. Bankaların sizin adınıza tuttuğu kayıttan hiçbir farkı yok. Hesaba giren ve çıkan miktarlar sonunda, kalan bakiyenin tutulduğu bir defter. Günümüzde bankalar kendi kayıt defterlerini düzgün ve güvenli bir şekilde tutmak için hizmet veriyorlar, bu hizmetin karşılığında da bir ücret alıyorlar.

Private Key, Public Key

Blockchainde bu defter herkese açık ve minerlar (madenci) tarafından işleniyor, güvenliği sağlanıyor ve ücretleri de madenciler alıyor. Ancak blok zincirinde fark, güvenlik kriptografik olarak işlenen algoritmalar ile sağlanıyor. Bir kişi, başka bir kişinin varlıklarına erişemez-bankacılık sisteminde bu güvenliği banka sağlamak zorunda- bunu için o varlığa atanmış bir “Private Key” bir de “Public key” mevcut. Public key, e-posta adresi gibi işlev görüyor. Private Key ise o varlığın size ait olduğunun ve sizden başkasının erişimi olamayacağının kanıtı. Bu sebeple, kripto borsalarındaki varlıklarınız aslında sizin değildir. IOU (ı owe you) olarak adlandırılırlar. Kripto ekosisteminde private keyine sahip olmadığınız varlıkların hiçbiri sizin değildir.

Dijital varlığın korunması konusunda blockchain teknolojisinin avantajları

Bu private keylerin kullanımı ve blockchain tarafında güvenliğinin ve orijinalliğinin onaylanması sadece para transferinde değil, telif haklarından tedarik zinciri yönetimine, fikri mülkiyetten uluslararası sözleşmelere kadar birçok dijital güvenlik gerektiren alanda kullanılabilir olmasını sağlıyor. Örnek vermek gerekirse dijital ortamda en büyük sahtecilik; dijital varlığın kopyalanabilir olmasından kaynaklanıyor. Sahteciliği en basit örneği ile mp3 kopyalamayı gösterebiliriz.

Blockchain, üçüncü kişiyi aradan çıkarttığı için, kişisel verilerin güvenlik adına, başka insanların eline geçmesini de engelliyor. Sistem; bu güvenli dijital ortamla fiziksel ortamı birbirine bağlayabilmek için de COIN-TOKEN kullanıyor. Bitcoin blockchain için bitcoin, ethereum blockchain için ether vb. bütün blok zincirleri temelde bu prensiple işliyorlar.

Sağlıktan sigortaya farklı sektörlerde blockchain

Blockchain yapısı itibari ile anti merkezcil; yani dağıtılmış, tek bir yerde olmayan ve herkese açık bir veri. Bu yapı, bilgiyi toplama ve depolama alanında da ufkumuzu değiştirdi. Blockchain, bilgilere ve kayıtlara kimin ne zaman eriştiğine dair otomatik kayıtlar tutabilir ve erişim izinlerini düzenleyebilir. Bu tür yaklaşımlar sağlık sektörü gibi sektörlerde bir kişiye ait bilgilerin, sadece gerekli olduğunda gerekli kişi tarafından ihtiyaç olan kısımlarının görülebilmesine olanak tanır. Ayrıca kimin ne zaman neyi gördüğünü de kayıt altında alabilir.

Günümüzde bu düzenlemeleri yapmak ve verilerin korunmasını sağlamak için farklı farklı sektörlerde milyonlara varan rakamlar harcanıyor. Sağlık kuruluşları, sigorta şirketleri, bankalar veri merkezlerinin güvenliğinden kendileri sorumlu ve çoğu kez de bu sorumlulukları yerine getiremediklerini görüyoruz.

Gelecekte

Önümüzde ki yıllarda blockchain; dijital iletişimlerin oluştuğu ve güvenlik altına alındığı ortamlar olmaya başlayacak. Dünyada büyük bankaların oluşturduğu konsorsiyumlar ve sigorta şirketlerinin birleşerek blok zinciri ile birbirlerine bağlanması söz konusu. Bunula birlikte bilgilerin ve belgelerin blockchainde depolanması, akıllı sözleşmelerin bu belgeleri kullanarak otonom hukuki kararlar verebilmesine ve uygulayabilmesine olanak tanıyacak. Sigorta poliçelerinin düzenlenmesinde ödemelerine kadar, sigorta sektöründe her alanda kararlar otonom bir şekilde verilebilir olacak. Aynı durum finans sektöründe kredilendirme içinde geçerli olacak. Bir çalışanın, birçok insanın finansal verilerine istediği gibi erişebildiği günümüz finans sisteminin temelinden değişmesine neden olacak.

Dünya çapında hükümetlerin, dijital varlıklar için oluşturulan bu private keylerin; oluşturulma, sahiplenilme, yenilenme gibi birçok alanına müdahil olmak veya düzenleme getirmek isteyeceklerinin sinyalleri gelmeye başladı. Blockchain ağında kimlerin hizmet vereceğini bile düzenlemek isteyebilirler.

Bilgi, artık daha farklı bir şekilde toplanıyor, depolanıyor ve güvenliği sağlanıyor. Bütün bu çalışmalar ve daha fazlası daha önceleri imkânsız gibi görünen farklı işlem ve iletişimlerin gerçekleşmesinin önünü açıyor. İnsan yükünü ve maliyetleri azaltıyor.

Kaynak: Webrazzi

Akbank’tan Blockchain Açıklaması

Akbank Direkt Bankacılık’tan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tolga Ulutaş, Bitcoin ve Blockchain teknolojisi hakkında açıklamalarda bulundu.

Ulutaş, Akbank LAB ile ilgili çalışmalar için düzenlediği basın toplantısında Blockchain teknolojisi ve uluslararası para transfer sistemlerine değinerek, tüm dünyanın “yeni teknolojilere hızlı adaptasyon” dönemine girdiğini belirtti.

Akbank’ın, uluslararası para transferinde Blockchain teknolojisini kullanarak şeffaflık ve hızı arttırıp maliyetleri düşüren Ripple ile anlaştıklarına değinen Ulutaş, “Türkiye’de bir ilk olarak Silikon Vadisi merkezli Ripple firması yardımıyla Blockchain teknolojisini kullanarak para transfer işlemini gerçekleştireceğiz. 2018 yılında önce kurumsal, ardından bireysel müşterilerimizin işlemlerinde bu teknolojiyi kullanacağız. Yeni dönemde iş birliği yapmak için hem Amerika’dan hem de dünyada öne çıkan diğer ülkelerden finansal teknoloji şirketleriyle temas halindeyiz.” dedi.

Ulutaş, Blockchain teknolojisinin, varlıkları çok yüksek güvenlikte ve aracılara ihtiyaç duymadan, açık bir ağ üzerinden herkesin erişimine sunduğunu anlatarak, kayıtların değiştirilemediği ve geri alınamadığı bir veri tabanı olduğunu söyledi.

Bir gazetecinin, Bitcoin’le ilgili soru sorması üzerine Ulutaş, “Aslında Bitcoin’i tasarlayanlar para transferi için tasarladı. Eğer siz Bitcoin’i para transferi için kullanırsanız Bitcoin’in değerinin 1 lira yada 1 milyon lira olmasını önemsemezsiniz. Ama bunu bir yatırım amacı olarak kullanırsanız şu anda olduğu gibi bir çok kripto para biriminin ortaya çıkmasını sağlarsınız.”dedi.

Bitcoin’i atariye benzeten Ulutaş, “Yeni bir oluşumun ilk çıktığı platform gibi düşünebiliriz. Bitcoin değil önemli olan Blockchain’dir. Blockchain teknolojisi dünyada bir çok işletmenin iş yapma şeklinde inanılmaz tasarruf ve hız sağlayacak bir şeydir. Bitcoin kulak ise Blockchain uzamakta olan bir boynuzdur. Bitcoin, Blockchain’in yanında hiç bir anlam ifade etmiyor. Blockchain internetin, bilgisayarın icadı gibi, Bitcoin ise onun üzerinde yapılmış bir oyun uygulaması.”

Ulutaş, “Blockchain teknolojisinde öne çıkan sektörler bankacılık, sigortacılık, perakende, sağlık, üretim ve enerji sektörleridir.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Trump 700 Milyar Dolarlık Blockchain Yasasını İmzaladı

ABD başkanı Donald Trump, 700 milyar dolarlık askeri harcama yasa tasarısını imzaladı. Yasa kapsamında blockchain temelli siber güvenlik araştırmaları yapılacak.

Yasa tasarısı ABD Savunma Bakanlığını “blockchain teknolojisi ve diğer dağıtımlı veritabanı teknolojileri kullanılarak hazırlanmış potansiyel ofansif ve defansif siber uygulamaları araştırmaya” davet ediyor. Yasanın muhataplarından birinin de hükümetin IT ve siber güvenlik sistemlerini geliştirmeye odaklanmış Hükümet Teknolojilerini Modernize Etme Hareketi MGT olduğu belirtiliyor.

Dün erken saatlerde Trump’ın imzaladığı metnin son versiyonuna göre blockchain araştırmaları “yabancı güçlerin, aşırı uç örgütlerin, suç ağlarının, Federal Hükümetin ve kritik altyapı ağlarının bu teknolojileri nasıl kullandığı”na yönelik olacak.

Metne göre araştırmanın sonuçları önümüzdeki altı ay içinde Kongreye sunulmak zorunda. Araştırmadan sorumlu kurumun daha önce blockchain üzerine çalışmalar yapmış Savunma Bakanlığı olduğu belirtilse de diğer federal ajansların ve bakanlıkların sürece ve raporun son haline katkıda bulunabileceği dile getiriliyor.

Bazı piyasa gözlemcilerine göre Ohio’lu senatör Rob Portman tarafından teklif edilen yasa tasarısı temel fonlama yasası için pek bir şey ifade etmese de, Amerikan hükümetinin alt birimlerinde kullanılma potansiyeline sahip blockchain uygulamaları araştırmalarını artırabilir. Bununla ilgili konuşan en yetkili isimlerin başında Trey Hodgkins geliyor. Washington D.C.’deki IT Sektörü Konseyi’nde kamu sektörü alanında kıdemli başkan yardımcılığı görevini yürüten Hodgkins, konuyla ilgili olarak bir ay önce yaptığı konuşmada şunları ifade etmişti:

“Kesin olarak söyleyebilirim ki blockchain Kongrenin ajanslardan araştırmasını istediği teknolojilerin başında geliyor. Ajanslar blockchain’in istedikleri yönünü inceleyebilir.”

Kaynak: Coindesk