Blockchain’infiziksel varlıklara yatırım yapma şeklimizi değiştirme potansiyeline sahip olduğunu biliyor muydunuz?
Tokenizasyon , gerçek bir varlığın (bina ya da mülk gibi) hisselerini dijital jetonlara dönüştürerek değerinin arttırılmasıdır. Bu jetonlar ”hisse” görevi görür ve takas edilemeyen jetonlara (NFT’lere) benzer. Ancak tek farkı varlığın değerine bağlı olarak takas edilebilir olmasıdır.
Gayrimenkulde Tokenizasyon
Blockchain, varlık sınıfının birçok engelini azalttığı için gayrimenkul yatırımında güçlü bir potansiyele sahiptir. İşte teorik avantajlarının kısa bir özeti:
Akıcılık
Gayrimenkul almak ve satmak normalde sıkıcı bir süreçtir. Eğer mülk tokenleştirilirse, esasen aracıyı ortadan kaldırır, alıcıların ve satıcıların mülkiyeti doğrudan devretmesine izin verir.
Böylelikle bu tür transferler, kripto para birimi alıp satmak kadar kolay olacaktır.
Girişim kolaylığı
Mülkler pahalı olduğu için, gayrimenkul yatırımı genellikle büyük miktarda sermayeye sahip kurumsal yatırımcılarla sınırlıdır. Bireyler bir gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO) aracılığıyla risk alabilirler, ancak bu araçlar büyük eksiler ve ücretler taşıyabilir.
Tokenizasyon, bireylerin geleneksel ücretler olmadan küçük değerlerde (hatta bir jetonun kesirleri bile) gayrimenkul alıp satmalarını sağlayabilir.
Şeffaflık ve güvenlilik
Blok zincirleri, merkezi olmayan, güvenlikleriyle tanınan dijital defterlerdir. Bir blok zincirinin verilerini kurcalamak inanılmaz derecede zordur çünkü defter tüm kullanıcılar tarafından paylaşılır ve doğrulanır.
Bu da, yatırımcılara bir mülkün geçmiş işlemlerinde tam şeffaflık ve inkar edilemez bir mülkiyet kanıtı sağlar.
Yatırımı Demokratikleştirmek
Eğer Tokenizasyonun etkili olduğu kanıtlanırsa, çoğu kendi benzersiz engellerine sahip olan bir dizi başka fiziksel varlıklar için genişletilebilir. Bunu çeşitli lüks malların 12 aylık ve 10 yıllık getirilerini listeleyen aşağıdaki tabloyu inceleyerek görebiliriz.
Kaynak: Knight Frank(Aralık 2020)
Nadir lüks mallar, tarihsel olarak, en yüksek teklifi verene mülkiyetin verildiği canlı müzayedeler yoluyla satıldı. Blockchain teknolojisi sayesinde bu gelecekte değişebilir. Aslında, 277 yıllık olan Sotheby’s müzayede evi son zamanlarda müzayedelerinde bir ödeme seçeneği olarak kripto para birimini kabul etmeye başladı.
Kısacası, Tokenizasyon, alternatif ve fiziksel varlıkların etrafındaki engelleri büyük ölçüde azaltma potansiyeline sahiptir. Yatırımcılar için bu, takip edilecek çok daha geniş bir fırsat kümesi anlamına gelir.
Sanal bir dünyada hayali “arazi” satın almak için binlerce, hatta milyonlarca dolar harcama fikri, anlamsız gibi gelebilir.
Ancak son günlerde, Metaverse sanal arazilerine yönelik önemli yatırımlar yapılmaya başlandığını görüyoruz. Sanal bir oyun dünyası olan The Sandbox’te açıklanmayan bir miktar karşılığında arsa satın alan gayrimenkul şirketi PwC ‘de en son şirketlerin arasında yer almakta.
Bu arada, metaverse ekonomisine odaklanan bir emlak şirketi olan Metaverse Group’un, başka bir sanal platform olan Decentraland’da 2.43 milyon ABD doları karşılığında bir arazi satın aldığı bildiriliyor .
Ülkemizde de bu alanda bir hayli gelişmelerin yaşanmaya başlandığını söyleyebiliriz. Yaklaşık iki hafta önce Türkiye’de 20 binden fazla metaverse arsasının satıldığı ortaya çıkmıştı. Bu hafta ise ilk kez bir siyası parti metaverse’den bir arsa almış, Ankara da bu evrende yer alan dünya üzerindeki 4 şehirden birisi olmuştu. Şimdi, bu alanda bir ilk daha yaşandı ve arsalar Türkiyenin ilan ve alışveriş sitesi olan Sahibinden.com üzerinden de satılmaya başlandı. Sanal ortamda var olan bu arsaların satış fiyatlarıysa 2 milyon 500 bin TL’yi bulabiliyor.
Sanal alemin gayrimenkul geleceği hakkında bahsetmeden önce, metaverse’in ne olduğu hakkındaki bilgilerimizi tazelemekde fayda var. Peki, nedir bu ” Metaverse”? Facebook Ekim 2021’de kendi ismini Meta olarak değiştirerek bundan sonra bu alanda ilerleyeceğini belirttiğinde Metaverse terimini muhtemelen çok duymuşsunuzdur. Facebook’un bu değişiminden sonra, Nike ve Microsoft gibi diğer şirketler de bu alana gireceklerini duyurdular.
Metaverse, sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) gibi teknolojiler kullanılarak gerçek ve dijital dünyaların entegre edildiği 3 boyutlu sanal ortamları destekleyen, İnternet’in varsayımsal bir yinelemesidir. Bu ortama VR kulaklıklar, AR gözlükleri ve akıllı telefon uygulamaları gibi araçlarla erişilebilir.
Kullanıcılar dijital avatarlar olarak buluşacak ve iletişim kuracak, yeni alanlar keşfedecek ve içerik oluşturacak. Buradaki fikir, metaverse’in sosyalleşip eğlenebileceğimiz, çalışabileceğimiz ve öğrenebileceğimiz ortak bir sanal alan haline gelmesidir.
Halihazırda, The Sandbox sanal oyun platformları ve Decentraland sanal dünyası gibi birkaç sanal alem var. Bir web sitesinin daha geniş 2 boyutlu dünya çapındaki ağın bir parçası olması gibi, bireysel metaverse kaynakları da daha büyük, bağlantılı bir metaverse deposu oluşturacaktır.
Daha da önemlisi, gerçek dünyada olduğu gibi, bu sanal alemde gayrimenkul de dahil olmak üzere bir şeyler satın almak ve satmak mümkün ve giderek daha fazla mümkün olacak.
Değiştirelemeyen Varlık Olarak Sanal Arazi
Sanal dünyadaki işlemler genellikle kripto para birimi kullanılarak gerçekleştirilir. Kripto para birimleri dışında, değiştirilemez tokenler (NFT’ler), metaversede para kazanma ve değer alışverişi için birincil yöntemdir.
Bir NFT, benzersiz bir dijital varlıktır. NFT’ler temel olarak dijital sanat öğeleri (videolar, resimler, müzik veya 3B nesneler gibi) olsa da, sanal gayrimenkul de dahil olmak üzere çeşitli varlıklar bir NFT oluşturabilir. İnsanların NFT alıp takas ettiği OpenSea gibi platformlarda artık arsalar, hatta sanal evler var.
Dijital gayrimenkulün değeri olmasını sağlamak için arz sınırlıdır – bu kavram ekonomide “kıtlık değeri” olarak adlandırılır. Örneğin, Decentraland , her biri yaklaşık 4.65’e 4.65 m² olan 90.000 parça veya “parsel” araziden oluşur.
Halihazırda sanal gayrimenkulün değerinin arttığı örnekleri görüyoruz. Haziran 2021’de Republic Realm adlı bir dijital gayrimenkul yatırım fonunun , Decentraland’da bir arsayı temsil eden bir NFT satın almak için 900.000 ABD dolarından fazla harcadığı bildirildi . NFT satış verilerini izleyen bir web sitesi olan DappRadar’a göre , bu, Decentraland tarihindeki en pahalı NFT arazisi satın alımıydı .
Ancak bildiğimiz gibi, Kasım 2021’de Metaverse Group Decentraland’daki arsalarını 2,4 milyon ABD doları karşılığında satın aldı. Bu satın almanın boyutu, Republic Realm tarafından satın alınan 259 parsele kıyasla, 116 arsa parseli aslında daha küçüktü.
Bu alanda sadece Decentraland yer almıyor, başka bir sanal oyun şirketi olan Axie Infinity, Şubat 2021’de sanal arazilerinden dokuzunu 1,5 milyon ABD Doları karşılığında sattığını ve yine aynı sene Kasım ayın’da bir sanal arazi parselini 2,3 milyon ABD dolarına satarak rekor yenilediğini bildirdi.
Değerler gittikçe yukarı tırmanıyor gibi görünse de, metaverse’deki gayrimenkul yatırımının son derece spekülatif olduğunu kabul etmek önemlidir. Bu patlamanın bir sonraki harika şey mi yoksa bir sonraki büyük balon mu olduğundan şu an için kimse emin değil.
Metaverse Gayrimenkulünün Geleceği.
Mali teşvikler bir yana, şirketlerin ve bireylerin sanal arazileriyle gerçekte ne yapacaklarını merak ediyor olabilirsiniz.
Örnek olarak, Metaverse Group’un satın alma işlemi Decentraland’ın moda bölgesinde. Alıcıya göre, satın alınan arsa, metaverse’de büyüme için başka bir potansiyel alan olan dijital moda etkinliklerine ev sahipliği yapmak ve avatarlar için sanal giysiler satmak için kullanılacak.
Yatırımcılar ve şirketler şu anda bu alana hakim olsa da, tüm metaverse gayrimenkulleri size ödediğiniz milyonları geri getiremeyebilir. Ama sanal arazi sahibi olmak size ne sunabilir? Eğer gerçek dünyada fiziksel bir mülk satın alırsanız, sonuç somuttur – bu yerde yaşayacak, aile ve arkadaşlarınızı ağırlayabileceksiniz.
Sanal mülk fiziksel barınak sağlamazken, bazı eşdeğer faydaları vardır. Sanal gayrimenkul için alışveriş yaparken, üzerine inşa edilecek bir arazi parçası satın alabilirsiniz. Ya da zaten inşa edilmiş, beğendiğiniz bir evi seçebilirsiniz. Çeşitli (dijital) nesneleriniz ile kendiniz yapabilirsiniz. Ziyaretçileri davet edebilir ve başkalarının sanal evlerini de ziyaret edebilirsiniz.
Tüm bunlar biraz uzak zamanda gerçekleşecek gibi geliyor olabilir. Ama tamamen saçma geliyorsa, bir zamanlar insanların internetin ve ardından sosyal medyanın potansiyel önemi hakkında şüpheleri olduğunu unutmamalıyız. Teknoloji uzmanları, metaverse’in önümüzdeki yıllarda tamamen işleyen bir ekonomiye dönüşeceğini ve İnternet ve Sosyal ağların şimdi olduğu gibi hayatlarımızla iç içe geçmiş eşzamanlı bir dijital deneyim sağlayacağını tahmin ediyorlar.
Kripto para borsası Coinbase, madencilik havuzu F2Pool ile Bitcoin blok zincirine Coinbase’in Nasdaq’ta halka açıldığı tarihi günün anısına bir mesaj yerleştirdi.
Coinbase’in Nasdaq’ta doğrudan listelenmesinden sonra F2Pool’un çıkardığı ilk Bitcoin blokuna yazılan mesajda, New York Times’ın 10 Mart 2021 tarihli manşetine yer verildi.
679,187. bloka yazılan ve Bitcoin blok zincirinde sonsuza dek saklanacak olan mesaj şöyleydi:
“NYTimes 10/Mar/21 Temsilciler Meclisi, 1.9 milyon Dolarlık Pandemi Yardım Tasarısını Onayladı”
Bu mesaj, Coinbase’in halka açıldığı gün blok zincire yazılmasıyla önemli bir anlam yüklüyken aynı zamanda Bitcoin’in mucidi Satoshi Nakamoto’ya da bir selam niteliğinde.
Bilindiği üzere, Bitcoin’in ilk blokunda Nakamoto tarafından yerleştirilen ve 2008-2009 küresel ekonomik krizinin ortasında alternatif bir para biçimi yaratma niyetine atıfta bulunulan bir mesaj var. Bu mesaj, İngiltere’de yayın yapan The Times gazetesinin 3 Ocak 2009 tarihli manşetiydi:
“The Times 03/Oca/2009 Şansölye Bankalar için İkinci Kurtarma Planının Eşiğinde”
F2Pool’dan yapılan açıklamada, “Salgın yayılıyor ve krizin etkilerini hafifletmek için ekonomiyi canlandırma girişimi olarak para basmak yaygın bir şekilde kullanılıyor fakat para arzındaki artış, aynı zamanda enflasyonda da bir artışa yol açıyor. Bu bağlamda, kripto paranın geleneksel finansa karşı riskten kaçınma aracı olma olanakları daha belirgin hale geldi. Coinbase’in halka açılması, yatırımcıların kripto paraya olan güvenini gösteriyor ve ayrıca kripto paranın ana akıma doğru ilerlemesinde önemli bir adım.” denildi.
F2Pool tarafından Bitcoin blok zincirine yazılan mesaj
Dün Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından açıklanan 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde ulusal blokzincir altyapısı da yer aldı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, dün 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’ni açıkladı.
Varank, 2023’e kadar 500 bin yazılımcı ile 10 unicorn’a ulaşmayı hedeflediklerini bildirdi. Bakan ayrıca, Türkiye’nin bu süreçte 23 akıllı ürün çıkaracağını söyledi.
MKE Sanayi ve Teknoloji Müzesi’nde konuşan bakan, “2023 yılına kadar ülkemizde teknoloji tabanlı işlere yapılan yıllık yatırımların büyüklüğünün 5 milyar TL’ye ulaşmasını istiyoruz. Ar-Ge harcamalarının milli gelirdeki payını yüzde 1.8’e çıkaracağız. Hedeflere ulaşmak için sanayi stratejimizde 5 ana bileşen ve 23 alt politika belirledik.” dedi.
Hedefler arasında ulusal blokzincir altyapısı da var
Bakanlık tarafından paylaşılan ve 2023 stratejisinin yer aldığı 84 sayfalık belgede, “2023’e kadar ulusal blokzincir altyapısının geliştirilmesi ve bu sayede yeni ve yükselen bir teknoloji olan blokzincir tabanlı ağ oluşturulması teşvik edilecektir” deniyor. Ayrıca blokzincir teknolojisi üzerinde uygulama geliştirme yetkinliğinin oluşması için öncelikle tapu kayıt, diploma, gümrük uygulamaları gibi kamu merkezli uygulamalardan blokzincir altyapısına taşınabilir olanların tespit edilerek “Açık Kaynak Platformu” insiyatifi bünyesinde projelendirilmesinin sağlanacağı vurgulanıyor.
Son olarak geliştirilen blokzincir uygulamalarının mevzuata uyumluluk testlerinin yapılması için düzenleyici kurul ile birlikte “sanal mevzuat test alanı” (regulatory sandbox) oluşturulmasının, testleri başarıyla tamamlayan girişimlerin ise yatırım almalarının desteklenmesinin hedeflendiği kaydediliyor.
Belgede, “Ulusal Blokzincir Altyapısı” başlığı altındaki Bitcoin vurgusu da dikkat çekiyor. Burada blokzincirin “Bitcoin gibi sanal para birimleriyle” ünlendiği ifade ediliyor.
Dünyada bir çok örneği bulunan kripto paralara bir yenisi daha ekleniyor. Cumhurbaşkanlığı sisteminin ilk kalkınma planı olan 11. Kalkınma planında bugün yayınlandı. Planda her zamankinden farklı olarak kripto paralara da yer verildi.
Merkez bankasının kontrolünde piyasaya sürülmesi beklenen kripto para, blockchain tabanlı olacak. Kripto paranın bir çok sektörde kullanılacak şekilde tasarlanması planlanıyor. Aynı zamanda dev projelerde kullanılması da bekleniyor.
Türkiye’nin önde gelen kripto para alım-satım platformlarından Bitci.com Kurucusu ve Çağdaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Burak Çağdaş Çağlar, 11 Kalkınma Planı’nda yer alanda yerli dijital para adımının çok önemli olduğunu belirterek “Türkiye’nin blockchain teknolojisinde oyun kurucu ülkelerden biri olması için böyle vizyon belgelerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Buna paralel olarak, Borsa İstanbul, TÜSİAD, Takas İstanbul, TÜBİTAK, Hazine Müsteşarlığı gibi kamu merkezli çok sayıda kurumun da bu teknolojiyle ilgili detaylı çalışmalar yaptıkları biliniyor” diye konuştu.
Bugünlerde dünyanın en büyük kuruluşları kendi kripto paralarını çıkarmak için uğraşıyor. Bu uğraş gösteriyor ki dünyanın gelecekteki parası kriptolar olacak. Kalkınma planında bu konuya yer verilmesi ülkemiz için çok pozitif bir olay.