Etiket arşivi: bitcoin

Blockchain teknolojisinde limit nerede?

Teknik olarak, blockchain bir kayıt defterinden fazlası değil; ama bir yandan da yapısı ve beraberinde getirdiği sayısız olanakla devrim niteliğinde teknolojik bir felsefe. Blockchain teknolojisinin sadece para transferlerinde değilgüven gerektiren her alanda kullanılabilir olması, sınırsız uygulama alanları yaratıyor. Ancak bu uygulama alanlarını fark edebilmek ve kendi hayatımıza uygulayabilmek için öncelikle blockchain teknolojisinin nasıl işlediğini anlamamız gerekiyor.

En temelinde, söylediğimiz gibi blockchain aslında bir kayıt defteri veya muhasebe defteri. Bankaların sizin adınıza tuttuğu kayıttan hiçbir farkı yok. Hesaba giren ve çıkan miktarlar sonunda, kalan bakiyenin tutulduğu bir defter. Günümüzde bankalar kendi kayıt defterlerini düzgün ve güvenli bir şekilde tutmak için hizmet veriyorlar, bu hizmetin karşılığında da bir ücret alıyorlar.

Private Key, Public Key

Blockchainde bu defter herkese açık ve minerlar (madenci) tarafından işleniyor, güvenliği sağlanıyor ve ücretleri de madenciler alıyor. Ancak blok zincirinde fark, güvenlik kriptografik olarak işlenen algoritmalar ile sağlanıyor. Bir kişi, başka bir kişinin varlıklarına erişemez-bankacılık sisteminde bu güvenliği banka sağlamak zorunda- bunu için o varlığa atanmış bir “Private Key” bir de “Public key” mevcut. Public key, e-posta adresi gibi işlev görüyor. Private Key ise o varlığın size ait olduğunun ve sizden başkasının erişimi olamayacağının kanıtı. Bu sebeple, kripto borsalarındaki varlıklarınız aslında sizin değildir. IOU (ı owe you) olarak adlandırılırlar. Kripto ekosisteminde private keyine sahip olmadığınız varlıkların hiçbiri sizin değildir.

Dijital varlığın korunması konusunda blockchain teknolojisinin avantajları

Bu private keylerin kullanımı ve blockchain tarafında güvenliğinin ve orijinalliğinin onaylanması sadece para transferinde değil, telif haklarından tedarik zinciri yönetimine, fikri mülkiyetten uluslararası sözleşmelere kadar birçok dijital güvenlik gerektiren alanda kullanılabilir olmasını sağlıyor. Örnek vermek gerekirse dijital ortamda en büyük sahtecilik; dijital varlığın kopyalanabilir olmasından kaynaklanıyor. Sahteciliği en basit örneği ile mp3 kopyalamayı gösterebiliriz.

Blockchain, üçüncü kişiyi aradan çıkarttığı için, kişisel verilerin güvenlik adına, başka insanların eline geçmesini de engelliyor. Sistem; bu güvenli dijital ortamla fiziksel ortamı birbirine bağlayabilmek için de COIN-TOKEN kullanıyor. Bitcoin blockchain için bitcoin, ethereum blockchain için ether vb. bütün blok zincirleri temelde bu prensiple işliyorlar.

Sağlıktan sigortaya farklı sektörlerde blockchain

Blockchain yapısı itibari ile anti merkezcil; yani dağıtılmış, tek bir yerde olmayan ve herkese açık bir veri. Bu yapı, bilgiyi toplama ve depolama alanında da ufkumuzu değiştirdi. Blockchain, bilgilere ve kayıtlara kimin ne zaman eriştiğine dair otomatik kayıtlar tutabilir ve erişim izinlerini düzenleyebilir. Bu tür yaklaşımlar sağlık sektörü gibi sektörlerde bir kişiye ait bilgilerin, sadece gerekli olduğunda gerekli kişi tarafından ihtiyaç olan kısımlarının görülebilmesine olanak tanır. Ayrıca kimin ne zaman neyi gördüğünü de kayıt altında alabilir.

Günümüzde bu düzenlemeleri yapmak ve verilerin korunmasını sağlamak için farklı farklı sektörlerde milyonlara varan rakamlar harcanıyor. Sağlık kuruluşları, sigorta şirketleri, bankalar veri merkezlerinin güvenliğinden kendileri sorumlu ve çoğu kez de bu sorumlulukları yerine getiremediklerini görüyoruz.

Gelecekte

Önümüzde ki yıllarda blockchain; dijital iletişimlerin oluştuğu ve güvenlik altına alındığı ortamlar olmaya başlayacak. Dünyada büyük bankaların oluşturduğu konsorsiyumlar ve sigorta şirketlerinin birleşerek blok zinciri ile birbirlerine bağlanması söz konusu. Bunula birlikte bilgilerin ve belgelerin blockchainde depolanması, akıllı sözleşmelerin bu belgeleri kullanarak otonom hukuki kararlar verebilmesine ve uygulayabilmesine olanak tanıyacak. Sigorta poliçelerinin düzenlenmesinde ödemelerine kadar, sigorta sektöründe her alanda kararlar otonom bir şekilde verilebilir olacak. Aynı durum finans sektöründe kredilendirme içinde geçerli olacak. Bir çalışanın, birçok insanın finansal verilerine istediği gibi erişebildiği günümüz finans sisteminin temelinden değişmesine neden olacak.

Dünya çapında hükümetlerin, dijital varlıklar için oluşturulan bu private keylerin; oluşturulma, sahiplenilme, yenilenme gibi birçok alanına müdahil olmak veya düzenleme getirmek isteyeceklerinin sinyalleri gelmeye başladı. Blockchain ağında kimlerin hizmet vereceğini bile düzenlemek isteyebilirler.

Bilgi, artık daha farklı bir şekilde toplanıyor, depolanıyor ve güvenliği sağlanıyor. Bütün bu çalışmalar ve daha fazlası daha önceleri imkânsız gibi görünen farklı işlem ve iletişimlerin gerçekleşmesinin önünü açıyor. İnsan yükünü ve maliyetleri azaltıyor.

Kaynak: Webrazzi

Trace Mayer: Bitcoin 2018 Sonunda 115 Bin Dolar Olabilir

Multimilyarder yatırımcı Trace Mayer, Bitcoin’in şu an bir fiyat düzeltmesi yaşadığını ve daha yılın ilerleyen dönemlerinde değerine değer katarak 115 bin dolar seviyesine gelebileceğini belirtti.

Bitcoin fiyatlarında geçtiğimiz günlerde yaşanan ciddi düşüş, birçok yatırımcıyı ciddi zarara sokmuş ve birçok panik satışı beraberinde getirmişti. Piyasada stabilitenin olmadığını düşünen bazı yatırımcılar da yatırımlarını çekme kararı alırken; tecrübeli analistler ise bunun ciddi bir alım fırsatı olduğu görüşünde birleşmişti.

Blockhain teknolojisi henüz emekleme aşamasındayken Bitcoin’i internet sitelerinde öneren, şimdinin multimilyarder yatırımcısı Trace Mayer da, konuyla ilgili konuştu. Önümüzdeki 11.5 ay boyunca Bitcoin’in fiyatında ciddi artış beklediğini belirten Mayer, Bitcoin rakamının yıl sonunda 115 bin doları aşabileceğini belirtti. Bu yükselişin, ürünün gerçek değerini yansıtmayacağını da sözlerine ekleyen Mayer, şöyle konuştu:

”Bitcoin’in şu anda geçmekte olduğu süreç, 2013 Ocak ayında başlayıp Mart ayında biten sürece çok fazla benziyor. Orada fiyat, 7 dolardan 266 dolar olmuş, sonra 90 dolara inmişti. Şimdi de 700 dolarlardan 20 bin dolarlara gelip daha sonra 9 bin dolar seviyesine geldi. Şimdi de yeni yatırımcıların gelmesi ve Wall Street’in işin içine girmesiyle çok ciddi bir artış bekliyorum.”

2013 yılında Mt.Gox borsasının hacklenmesinin ardından yaşadığı oransal değer kaybına benzer bir düşüş yaşayan Bitcoin, bu yazının yazıldığı dakikalarda ise 11.400 dolar civarı işlem görüyor.

Mayer’in Düşüncesini Wall Street Parası mı Etkiledi?

Bitcoin’i bu denli iyi biren bir insan olarak, Mayer’in yaptığı bu tahminler elbette Bitcoin yatırımcıları tarafından sevinçle karşılandı. Basında ve sosyal medyada ise bu yoruma sebep olan esas şeyin, Wall Street parasının devreye girecek olması olduğu sıkça konuşuldu. Kısa ve uzun vade pozisyonları açılmaya başlanması ile birlikte bir alım furyasının gelmesi beklenirken, Bitcoin ve birçok ünlü alt koinin bundan faydalanması bekleniyor.

Mayer, Bitcoinin gerçek değerinin ise 9 ila 14 bin dolar arasında bir şey olduğunu belirtiyor. Mayer’in bu açıklamasından ve de büyük düşüşün öncesinde konuşan Fundstrat yatırımcısı Tom Lee de, Bitcoin’in 20 bin dolar seviyesini Haziran öncesi aşması halinde, büyük bir fiyat artışı yaşanabileceğini ön gördüğünü basın mensupları ile paylaşmıştı.

 Kaynak: Bitcoinist

Bitcoin’in bu kadar düşmesinin sebebi nedir ve bu değerlere düşmesi normal mi?

Bitcoin var olduğu günden beri en ciddi düşüş eğilimi gösterdi ve kripto para piyasaları ciddi bir dalgalanma yaşıyor. Herkesin merak ettiği soru: Bitcoin‘in bu kadar düşmesinin sebebi nedir ve bu değerlere düşmesi normal mi?

Öncelikle bu kadar ciddi bir düşüş olmasının sebebini şöyle izah edebiliriz; Bitcoin son 3 yılda her ülke gündeminde yerini aldı fakat 2017 yılında ülke gündemlerini bir hayli meşgul etti. 2017 yılı içerisinde finans alanlarında konuşulan konuların zirvesinde Bitcoin vardı. Bu gündemler küçük büyük fark etmez her yatırımcının dikkati çekmeyi başardı. Üretim sayısı belli olan bir şeye fazla talep olunca değeri 1000 $ ‘dan 7500 $ ‘a kadar geldi. Bu normal bir büyüme eylemiydi fakat bildiğiniz üzere borsalarda bir deyim vardır “büyük balık küçük balıkları yutar”. Bu kadar hızlı büyüyen ve dikkat çeken bir piyasada büyük balıklar yine küçük balıkları avlamak adına Bitcoin ‘i yem olarak kullandılar. Bir ay içerisinde 7500 $ değerinden 20.000 $ değerine yükseltildi ve ciddi bir manipülasyon ile birlikte “bu fırsat kaçıyor ” imajı sergileyip bilinçli hareket etmeyen binlerce insanın iştahını kabartıp alım yapmasını sağladılar. tabi istedikleri küçük balıkların yem olması adına iyi bir zaman dilimi yakalayıp satış eylemini gerçekleştirdiler.

Diğer yönden ülkelerin Bitcoin gücünü kontrol etmek istemeleri yönünde çıkan haberinde bu düşüş yönünde bir payı var diyebiliriz. Acemi yatırımcıların panik olarak satış yapma etkisi de düşüşe destek veriyor.

Bitcoin grafiklerinden yola çıkarak gerçekleri görebiliriz:

  1. Aylık Grafik: 
    Bitcoin’in aylık zaman dilimlerine göre yükseliş düşüş grafiği

    Bu grafikte aylık yükselme açılarını görebiliyoruz. Dikkat ederseniz en üst açı normal büyümenin 3 katına karşılık gelen bir açı oluşturuyor ve anormal bir büyümenin olduğunu gösteriyor. Son iki kırmızı çizginin düşüşleri ise anormal büyümeye karşılık anormal düşüşleri ifade ediyor. Genel olarak ise şuan ki 9 – 10 Bin $ değerinin ise normal büyüme trendine göre olması gereken rakamlar olduğunu söyleyebiliriz.

  2. Haftalık Grafik: 
    Bitcion’in haftalık zaman dilimlerine göre yükseliş düşüş grafiği
    Bu grafik ise bizlere haftalık zaman dilimlerinde ki yükselme ve düşme eğimlerini gösteriyor. 7500 $ değerine kadar organik bir büyüme eğilimde iken 7500 $ ile 20.000 $ arasında anormal bir yükselişi daha net görebiliyoruz. Tabi sonrasında ise anormal büyümeye karşılık anormal düşüş eğilimi oluyor.
    Bitcoin fırsatının kaçtığını düşünerek hiç bir bilgisi olmadan değeri çok düşük olan altcoinlere yatırım yapan kişi sayısı da bir hayli fazla. 1400 civarında kripto para var ve bunların %80 ‘inden fazlası hayali diyebiliriz. Büyük balıklara yem olmamak adına çok dikkatli olmakta fayda var.
    Her zaman dediğimiz gibi panik yapmadan doğru kararı verenler karlı çıkacaklardır. Ayrıca bu düşüş yeni alım fırsatları doğurabilir, dikkatle izlenmesi gerekir.

    Birde İsmail Hakkı Polat Beyin paylaştığı önemli bilgileri hatırlatmak isteriz;

    KriptoPara piyasalarının son durumuna ilişkin gözlemlerimi içeren kısa bir flood!

    1. İlk 500 milyar dolara kadar ben de destekledim ama KriptoPara piyasası “BitCoin trenini kaçırdığına” inanan küçük yatırımcıların ‘potansiyeli yüksek coinleri ucuzken yakalama’ pazarına dönüştü.

    2. Maalesef bu gidişat, hayatında göremeyeceği piyasa değerlerine yükselen bir sürü coin yarattı. Çoğunun da daha hazır ürünü bile yok ama en düşük piyasa değerleri 100 milyon dolarlar seviyesine ulaştı.

    3. 2001 yılındaki dot com krizine tanıklık etmiş biri olarak mevcut gidişatın bu yöne evrildiğinden endişe duyuyorum.

    4. Ortada doğru düzgün iş planı olmayan ama vaadi bol ve sosyal medya duyurularıyla, meetuplarla, pompalanan coinler yüzünden köhnemiş işleyişlere yenilikçi çözümler üreten KriptoParalar da zarar görecek.

    5. Bu pompalama sürecinde en çok KriptoParaların ‘sürekli kazandıran’ performansına bakarak araştırmadan, detaylarına vakıf olmadan olaya balıklama atlayan küçük yatırımcıların piyasanın balinalarına yem olmaları endişelendiriyor beni.

    6. Bu yükselişin eninde sonunda düşüşlü bir düzeltmesi olacak ama bu işe para yatıranların çoğunun bu büyük düşüşten korunacak bilgi ve sorgulaması yok. Hemen herkes “şu coin çıkacak” diyen birilerinin işaretine bakıyor.

    7. KriptoPara kavramı, şu andaki piyasa değeri onda birine inse bile anlamını kaybetmeyecek kadar önemli olacak gelecekte. 2001 yılındaki krizin ardından batan bir sürü İnternet şirketi, İnterneti öldurmedi aksine çok daha güçlü Google, Facebook, ve digerlerini yarattı.

    8. Ancak bu sancılı geçiş sürecinde siz, siz olun ve dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan olmayın. Çok yerde söyledim, burada da yazayım; KriptoPara piyasaları, hele şu dönemde borç alıp, kredi çekip girilecek bir piyasa değil. Aman dikkat!

    www.KriptoPara.org – Kripto Para Platformu Editörü

Tüm Bitcoin’lerin % 80’i Kazıldı

Bitcoin camiası 13 Ocak itibariyle önemli bir dönemeci geride bıraktı: Toplam 21 milyon bitcoin’in % 80’i kazıldı. Böylece geriye kazılabilecek yalnızca 4.2 milyon BTC kaldı.

Satoshi Nakamoto’nun 2008’deki White Paper’da yazdığı üzere tüm BTC’ler 21 milyonla sınırlı. Bu kararın ardında yeten sebebin “değer inşası” yapmak olduğunu söyleyebiliriz. BTC’lerin sınırlı sayıda olması onlara duyulan talebi artırmasa bile her bir coin’i daha değerli yapıyor. 21 milyon BTC’nin tamamı üretildiğinde kripto parayı elde etmek daha zor bir hale gelecek.

Madenciler halihazırda ödül olarak her blok başına 12.5 BTC ödül alıyor. Ancak Nakamoto’nun protokolü, ödülün her 210 bin blok, yani yaklaşık 4 yılda bir yarılanacağını söylüyor. Bir sonraki yarılanma tahminen 2020 yılında gerçekleşecek ve ödül 6.25 BTC’ye düşecek.

Her dijital paranın BTC gibi kazıldığını söylemek mümkün değil. Bazı kripto paraların piyasaya sürülmesiyle birlikte tüm token’ler veya token’lerin bir kısmı kullanıcılara sunuluyor. Kazılamayan token’lere örnek olarak Ripple, IOTA, NEM, NEO, Qtum, Omisego, Lisk, Stratis, Waves ve EOS gibi kripto paraları verebiliriz.

Toplam token sayısını artırmak

Piyasada bazı gruplar 21 milyonu çeşitli yöntemlerle (51 percent veya Sybil attack gibi) artırmayı teklif etti, ancak böyle planlar şimdilik uygulanabilir görülmüyor. ERC-20 token’i Krypton ağında 2016 yılının Ağustos ayında gerçekleşen % 51 atağı, bu konudaki ilk ve tek örneği teşkil ediyor.

Öte yandan kripto para piyasasında belirsizlik sürüyor. Bitcoin uzun süredir büyük bir fiyat hareketi görmeden, aynı seviyelerde geziniyor. Bir sonraki fiyat hareketini tüm piyasa merakla bekliyor.

Kaynak: Cointelegraph

Bitcoin ve diğer kripto paraları 2018’de neler bekliyor?

Dünyada en etkili 100 kadın fütürist arasında sayılan Ufuk Tarhan, Bitcoin’den, kripto paralara, yapay zekadan ‘Nesnelerin İnterneti’ne 2018’de teknoloji dünyasında neleri konuşacağımızı Ntv.com.tr’ye anlattı.

1- 2017’DE ADINDAN EN ÇOK SÖZ ETTİRENLERDEN BİRİ BİTCOİN VE KRİPTO PARA DÜNYASIYDI. BİTCOİN VE KRİPTO PARALAR İÇİN 2018 NASIL BİR YIL OLACAK? BEKLENTİLERİNİZ NELER?

2017’de dünya sadece aralarında en popüleri olan Bitcoin’le değil, sayıları daha şimdiden 1500’leri bulan farklı kripto paralarla adeta bir “dijital altına hücum” histerisi yaşadı. Şu anda biraz duruldu gibi görünse de bu alandaki gelişim ve devinim, üstelik exponansiyel olarak yükselecek, artacak.

Aslında olay kripto paraların kendisi değil de onların üzerinde çalıştığı, herhangi bir merekeze, otoriteye ait olmayan, internete bağlı herkesin erişebildiği “blockchain” denilen Global Database/Veri Tabanı.

2018 ve sonrasında kripto para ve blockchain kullanımı önlenemez, durdurulamaz biçimde çığ gibi yaygınlaşacak. Dünya yeni, aracısız, vergisiz, komisyonsuz, direkt “alış, veriş, değişim, kontrat vb.” sistem ve süreçlerini hevesle, hatta hırsla denemeye, daha da geliştirmeye başlayacak, devam edecek.

Şu anda bile Tesla, eBay, PayPal, Microsoft, McDonalds, Subway, Zynga, ReMax-London, Bitcoin kullanmaya ve kabul etmeye başlayacaklarını duyurdular. İsviçre hükümeti vergi ödemelerinde Bitcoin kabul etmeye başladı. Dubai dünyanın ilk “blockchain şehri” olmak istediğini ilan etti. Bunlar hiç de yabana atılamayacak kadar büyük ekonomilerden gelen açıklamalar ve gelişmelerin işaret fişekleri. Aşağıdaki etiket ve diğer kripto paralar için benzerleri her yerde salgın gibi yayılacak, buna hiç kuşku yok… Şimdilik Bitcoin dijital dolar gibi oldu, diğer paralar onu izleyecek.

Uzmanlar, 2018’de popülaritesinin artması beklenen kripto para ve blockchain alanlarında şu projeleri dikkatle takip edin diyorlar;

Skycoin (kendi blockchain’ini yaratmak isteyenler için platform), Xaurum (karşılığı altın olan tek kripto para, volatilitesi diğerlerinden daha düşük, Stratis (bireylere özgün blockchin geliştirebilme olanağı sağlayan platform), Shift (sansürlenemez, Facebook, YouTube gibi aracılara gerek duymadan datanızı paraya çevirebileceğiniz bir başka blockchain platformu), Dovu (saatte 25 GB data üretmesi beklenen akıllı arabaların datası ile ticaret yapmayı hedefleyen bir uygulama) (Kaynak Forbes)

2- RUSYA’NIN DEVLET ELİYLE HAYATA GEÇİRİLECEK BİR KRİPTO PARA ÜZERİNDE ÇALIŞMALAR YAPTIĞI BİLİNİYOR. ZATEN DEVLETLERİN BASKINDAN KAÇMAK İÇİN YATIRIMINI BU ALANA KAYDIRAN 21. YÜZYIL İNSANI DEVLETLERİN BU DÜNYAYA ENTEGRE OLMASINA NASIL BİR TEPKİ VERECEK?

İnsanlar dünyadaki ticari, hukuki ve vergisel sistemlerin nasıl işlediğini, ulusal ve uluslararası finansal operasyonlarda dönen dolapları öğrendikçe ne kadar çok vergi ödediklerini, üstelik de bu vergilerin, komisyonların, işlem masraflarının vb. tamamının asıl amaç olması gereken daha iyi, özgür, eşitlikçi vb. bir dünya için insanların, çalışanların refahına gitmediğini anlamaya başladılar.

Tüm dünya insanları artık daha akıllı ve olan bitenden haberdar. Teknoloji sayesinde her gün daha fazla yetkinlik kazanıyor. Bu sayede de yolsuzluklarda heba edilen rüşvetleri, teröre akıtılan paraları vb. ödemek zorunda kaldıklarını anlamaya, hükümet mekanizmalarına, yüksek otoritelere, CEO’lara, ordulara vb. güvenlerini kaybetmeye başladılar. Hemen hemen her işlemde kamuya ya da özel sektöre işlemler için neden bu kadar çok komisyon ödemek zorunda kaldıklarını ciddi ciddi sorgular oldular.

Dünyanın gelir ve kaynak dağılım eşitsizliği büyüdükçe bu konular daha fazla göze ve akıllara batmaya başladı. Onun için 21. Yüzyıl insanı aynı işleri teknoloji sayesinde bedavaya hem de daha çabuk, güvenli ve doğrudan yapabileceğini keşfettiği yöntemlere dört elle sarılacak.

Kuşkusuz kamu otoritesi ve büyük finans kurumları, global firmalar aracılık hizmetlerinden aldıkları tatlı bedellerden, ettikleri karlardan, korkutarak, sansürleyerek, ambargolarla, karalama kampanyalarıyla vb. saklayabildikleri örtülü ödenek kolaylıklarından öyle çabucak vaz geçmek istemeyecekler ve direnecekler. Yasalarla, zorlamalarla engelleyebildikleri kadar önlemeye çalışacaklar, ancak başarılı olamayacaklar. Dijital ok yaydan çıktı bir kere. Artık geri dönüş yok. Önümüze bakalım…

Hep söylediğim gibi “gelişecek teknoloji chip’de durmaz, durmayacak!” Kripto paraların, blockchain’in gelişimi de engellenemeyecek… Hatta tahminlerden çok daha hızlı yaygınlaşacak.

Bu sebeple de pek çok ülke bir taraftan kripto paraları yasa dışı bırakmaya, yasaklamaya çalışırken bir taraftan da devlet eliyle bu işlerin araştırılması, hazırlıklar yapılması için özel çalışma, proje grupları oluşturuyor, oluşturmalı. Aynı şey şirketler için de geçerli.

Bu gelişmeler ışığında, Türk hükümeti Finansal İstikrar Komitesi’ne kripto paralar için düzenlemelerin, veri alt yapılarının geliştirilmesi ve finans kuruluşlarının, ticaretin nasıl etkileneceğinin araştırılması için bir çalışma grubunun oluşturulması talimatını vermiş durumda. Kısacası 21. yy insanı kripto paraları, blockchain’i sımsıkı, hevesle kucaklayacak.

2018’de herkesin bir kripto para alarak, blockchain deneyimine başlamasını ve yeni dünyanın bu yeni, çok önemli sistemini öğrenmek üzere ciddi çaba sarf etmesini öneriyorum. Finansal okur yazarlık derslerine “kripto para, blockchain” okur yazarlığı da eklenmeli.

Türkiye’nin fütürist iş tasarımları sunan ilk şirketi olan M-Gen’in kurucusu olan Ufuk Tarhan, Dünyada en etkili 100 kadın Fütürist arasında gösteriliyor.

3- YAPAY ZEKAYI HER YIL BİR ÖNCEKİ YILA ORANLA DAHA FAZLA KONUŞUYORUZ. SİZCE AKILLANAN MAKİNELERİN YARATACAĞI İŞSİZLİK İÇİN BUGÜNDEN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER NELER?

Bu konu gelişen, giderek de daha kalabalıklaşan, karmaşıklaşan, çevresel ve sosyal sorunlar yaratan insanlık, yeni toplumsal düzenekler nedeni ile ortaya çıkan her teknolojik devrimle insanlık için sorun olmuştur.

Yeni gelişmelere, yöntemlere, becerilere, bilgilere adapte olamayanlar, versiyon yükseltip, güncellenemeyen ve gelecekle senkronizasyon yapamayanlar devre dışı kalır, yapabilenler çalışmaya devam eder. Bu konuları önleyebileceğini, mevcudu sürdürebileceğini, eskiye dönülebileceğini umanlara da gelecek sert bir şamar atar, ilerlemeye devam eder.

Hatırlayın, sanayi devriminde mavi yakalılar iş kaybederken beyaz yakalılar ortaya çıkmıştı. Bilgi, bilişim devriminde de beyaz yakalı çalışanlar daha çok etkilendiler ama çoğalmaya da devam ettiler.

Şu anda ise işsiz kalmak konusunda asıl tehdit altında olanlar beyaz yakalı denen ofis, dükkan, plaza vb. çalışanları ile mesleğini geleneksel yöntemlerle, klavyelerle icra etmeye çalışan tüm meslek erbabı (doktorlar, akademisyenler, eczacılar, senaristler, yayıncılar, inşaatçılar, mimarlar, her türlü mühendislik vb.).

Böyle acımasız uzun bir liste çıkarabiliriz. Çünkü çok net kestirebiliyoruz ki hemen her alanda algoritmik çalışan yapay zeka, robot, üzerinde çip taşıyan hemen her nesne insanların yaptığı pek çok şeyi çok daha hızlı, doğru, söylenmeden, sızlanmadan ve sürekli yapabilir hale gelmekte. Yaygınlaşmakta, ucuzlamakta.

Ne yaparsak yapalım, bu seferki dalga tüm insanlık için çok daha büyük ve etkili olacak, hiç kuşkusuz büyük türbülanslar, tsunami etkisinde olumsuzluklara, zorluklara yol açacak.

Bu nedenlerle tüm devletlerin ve özel sektör belirleyicilerin acilen önlemlere, paradigma değişikliklerine yönlenmesi gerekiyor. Aklı yolu birdir. Şunların hemen ve mutlaka aksiyonlar ile devreye alınması lazım.

Teknoloji ve dijitalleşme eğitimi seferberliği başlatılmalı. Her yaş için ve bedava olmalı.

Özellikle tüm akademisyenler için ileri seviyede teknoloji bilgisi olma zorunluğu konmalı ve ilk olarak onlar bu eğitimlere tabi tutulmalı.

Teknoloji, özlelikle nano, genetik, uzay, mühendislik eğitimleri için vergisiz, full donanımlı, ultra gelişmiş kampuslar, icat, deneyim alanları yaratılmalı.

En büyük teşvikler ve destekler “yazılım, genetik, nano, uzay, mühendislik” konularında çalışanlara, yeni girişimlere verilmeli. Her yaştaki insan bu alanlarda çalışmaya teşvik edilmeli, ödüllendirilmeli.

Teknolojik aletlerdeki, internetteki, dataya erişim alanlarındaki vergiler minimize edilmeli. Herkes teknolojiye çok kolay ve ucuz erişebilmeli.

Kadın nüfus için tüm teşvik, indirim ve kolaylıklar iki misline çıkarılmalı. Kadınlar için dünyanın şimdiye kadar görmediği ölçüde bir pozitif ayrımcılık dönemi başlatılmalı.

Yardımlaşma, flantropi bilinci arttırılmalı, ulusal düzeyde iletişim dili, yumuşayıp, insancıl ve çevreci, birleştirici, kapsayıcı olmalı.

Sanata, spora ve tüm kültürel faaliyetlere verilen teşvikler de en az teknolojiye verilen kadar öncelikli ve fazla olmalı.

Blockchain için deli gibi hazırlık yapılmalı. Tüm alt yapı yatırımları bu yönde gelişime geçiş için hazırlanmalı. Dünyanın ne hızlı, şeffaf ve ucuz hizmetlerine erişimin zemini hazırlanmalı.

Ulusal kripto para birimi en kısa zamanda yaratılmalı. Diğerlerinin kabulü ve kullanılmasında da öncü olunmalı.

4- TÜRKİYE’NİN BU KONU HAKKINDA ATMASI GEREKEN YA DA ATMAKTA GEÇ KALDIĞI ADIMLAR NELER?

Ülkemizin geç kaldığı, hatta epey kötü olduğu alanlar:

Laiklik konusunda daha ileri gitmesi gerekirken daha geriye giden bir yola girmesi.

Demokratik ilkelerden, adalet sisteminden uzaklaşılması.

İslam’ın modern, olumlu, insanlığı geliştiren barışçıl, eşitlikçi, aydınlık ve birleştirici halini benimsemek yerine olumsuz, kısıtlayıcı, bölen, ötekileştiren, aşağı çeken kötü yorum ve uygulamalarına kucak açılması.

Bilim, teknoloji, eğitim, sanat, kültür alanlarına olması gerektiği şekilde hatta en yüksek seviyede kaynak ayrılmaması, bu alanların önünün açılması şöyle dursun, tıkanması.

Kadın, erkek eşitliği konusundaki bağnazlığımız ve aymazlığımız.

Etik, ahlak zafiyetlerimiz ve yolsuzluğa, entrikalara fevkalade yatkın oluşumuz, yalancılığımız. Buna karşılık şeffaflığı hiç sevmeyişimiz.

Tembelliğimiz (fiziksel ve zihinsel), kısa yolcu oluşumuz.

Özsaygı ve sevgi yoksunluğumuz, dolayısıyla töloranssız ve saygısız oluşumuz

Benimsenen, ulusal bir vizyonumuzun olmayışı.

Muz Cumhuriyeti değiliz tamam da “neyiz o zaman?”sorusuna tüm ulusun, tek ses, tek vücut ortak bir yanıt verememesi. Birleşebildiğimiz ve çok kısa süren anların sadece “ulusça kazık yediğimizi” anladığımız zamanlar olması…

5- 2018’DE TEKNOLOJİ DÜNYASINDA NELERİ KONUŞUYOR OLACAĞIZ?

Internet of Things ( Nesnelerin İnterneti / IoT), Big Data (Büyük Veri), Artificial Intelligence (Yapay Zeka), Mobiliz Sistemler/ Uygualmalar, Bulut Bilişimi, Sosyal Medya, Dijital İkizler (Digital Twin), Simülasyon, Siber Güvenlik, Augmented Reality (Arttırılmış Gerçeklik), Virtual Reality (Sanal Gerçeklik), Robotlar, Blockchain, Malzeme Bilimi, Nano Teknoloji, Genetik, Uzay, Yaşam Bilimleri, Çevre…

Başına “Çok daha” koyarak olmamız gerekenler;

Öğrenen, aksiyoner, vizyoner, stratejik ve kritik düşünebilen, hızlı, verimli, üretken, çevik,

Akıllı, duyarlı, öz saygısı/motivasyonu/güveni/yeterliliği yüksek