Etiket arşivi: blockchain

Winklevoss kardeşler: 1 bitcoin 320 bin dolar olacak

Bitcoin son birkaç aydır zorlu yollardan geçiyor olsa da ona inananlardan eksilen pek bir şey yok. Facebook davasından aldıkları uzlaşma bedelini tamamen Bitcoin’e yatıran ve bundan bir servet elde eden meşhur Winklevoss ikizleri gibi.


Tyler ve Cameron kardeşler bitcoinin 40 kat daha değerleneceğine inanıyorlar. CNBC’ye verdikleri bir röportajda Cameron, son birkaç haftadaki kötü performansa rağmen Bitcoinin hala değerinin çok çok altında olduğunu belirtirken; Tyler’ın, Bitcoinin potansiyelini göremeyenler hayal gücü yoksunluğundan acı çekenler sözleri ise bu konuda ki kararlı duruşlarını resmeder gibi.

İnsanlar hala kripto paraları kişiden kişiye alışverişlerde kullanılması üzerine yorumlamaya çalışıyor. Oysa sürücüsüz bir aracın başka bir sürücüsüz araca ödeme yapması gibi, makinelerin kendileri arasında finansal alışverişler yapması çok uzak bir gelecek değil ve bu gelecekte kripto paralar kullanılacak, sözleri ikizlerin en öne çıkan argümanı.

Kripto paraların aşırı oynak fiyatları insanların, bırakın günlük alışverişlerde ticarette bile kullanamamasına neden oluyor. Dolar karşısında sürekli değeri yükselen bir şeyi elinde tutmak yerine kim harcamak ister ki?

Fiyatların bu oynaklığı işlem yoğunluğuna neden oluyor ve işlem ücretlerinde de artışlar oluyor. Yararları tartışmalı lightning network testlerinin bitmiş olmasına rağmen Bitcoinin geleceğini kurtarmak için ne zaman devreye girecek pek bir bilgi yok. Main net açık durumda ama çoğunlukla hem meraktan hem de bu işe erken girmek isteyenlerin açtığı lightning node’lar şimdilik main neti bile test nete çevirmiş durumda. Bazılarının savunduğu gibi lightning network bitcoini daha da merkezcil bir hale getirip Sathoshi’nin prensiplerinden tamamen kopartacak mı hep beraber göreceğiz. Prensiplerden ilk anonimlik gitti daha sonra neredeyse bedava olan işlem ücretleri fikri. Lightning Network node’ları da bir süre sonra merkezi bankalara dönüşürse Bitcoin yerini çok daha iyi altyapısı olan kripto paralara bırakabilir.

Vitalik’in merkezcil olmayan uygulamalar fikrini ilk Bitcoin üzerinde geliştirmek istemesini ama ana geliştiriciler reddedince Ethereum’u geliştirmeye başladığını yazının sonunda hatırlatalım.

Kripto pazarı rövanşı alıyor : BTC 8000 doların üzerini gördü. Top 100 Altcoin artıda

6 şubat Salı günü Bitcoin, tüm ayların en düşüğü olan 6.094 doları gördükten sonra 7 şubat Çarşamba günü bu seviyelerden yükselişe geçerek, 8.000 dolar seviyesini aştı. Bitcoin’de meydana gelen bu yükseliş ise top 100’deki diğer Altcoin’leri de tetikleyerek, onların da yükselmesine neden oldu. Bugün top 100 Altcoin tablosunda ise görseldeki gibi yeşil renk hakimdi.

CoinMarketCap verilerine göre, yazımızın yayına hazırlandığı zaman diliminde Bitcoin’in fiyatı 24 saat içinde, yaklaşık yüzde 24 artarak 8500 doların üzerini gördü.

Bu gelişme ile birlikte Altcoinler de sağlam büyüme gösteriyor. İlk 100 kripto paranın tamamı yeşil renkte, son 24 saat içinde yüzde 97’sinin değer kazandığı görülüyor. İlk 10 coin, NEO ve NEM sırasıyla yüzde 55 ve 46 oranında artarken, Bitcoin Cash (BCH) ve Ethereum (ETH), yazı yayına hazırlandığı esnada yüzde 33’e kadar yükseldi.

Olumlu haberler gelmeye devam ederse, Bitcoin ve top 100 Altcoin ‘de yükseliş devam edebilir

Salı günü tüm kripto para birimlerinin pazar payı 276.8 milyar dolar civarındaydı. Tüm kripto para birimlerinin toplam pazar payı yaklaşık 100 milyar doların üzerinde bir artış ile 388 milyar dolara ulaştı.

Kripto paraların ve Blockchain geri dönüşleri piyasada olumlu bir hava oluşmasına neden oldu. Piyasaların yükselen bir eğilime girmesinde,  6 Şubat tarihinde Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ve Emtia Vadeli İşlem Komisyonu (CFTC) tarafından yapılan duruşmanın etkisinin olduğu açıkça görülüyor. Duruşma sırasında CFTC başkanı J.Christopher Giancarlo, Bitcoin’in ardındaki teknolojisiyle  ilgili olarak Blockchain veya Dağıtılmış Kayıt Teknolojisi(DLT) konusunda iyimser olduklarını belirtti. Ve “Bitcoin yoksa DLT olmaz” şekline bir ifade kullandı.

 

                                                                                                                   Kaynak: Cointelegraph

Japon Havayolu Şirketi Bitcoin İle Ödeme Kabul Ediyor

Düşük fiyatlı havayolu şirketi Peach Aviation, BTC’yi ödeme opsiyonu olarak ekleme planlarının iptal edilmediğini, yalnızca ertelendiğini açıkladı.

Havayolu şirketi; ilk olarak Mayıs 2017’de yaptığı duyuruda, müşterilerinin yıl sonuna kadar BTC ile ödeme yapmaya başlayabileceği müjdesini vermişti. Aralık ayı geldi çattı, ancak şirket, planın Mart 2018’e ertelendiğini duyurdu.

Peach Aviation, BTC’li ödeme sistemi için BITpoint Japan isimli kripto para borsası ile partnerlik anlaşması yaptı. Anlaşma dahilinde ödeme sisteminin yanı sıra ülkedeki havalimanlarına Bitcoin ATM’leri kurulması planlanıyor. Bilindiği üzere Japonya’da bitcoin, Nisan 2017’den beri yasal ödeme yöntemi olarak tanınıyor.

Japon televizyon kanalı NHK World’ün geçtiğimiz hafta yayınladığı yazı internetten apar topar kaldırıldı. Yazıda, Japon kripto para borsası Coincheck’ten 534 milyon dolar değerinde NEM’in hacklenmesi ve piyasalarda son zamanlarda gözlenen yüksek volatilite sebebiyle Peach Aviation yetkililerinin kripto paraların güvenilirliğini sorgulamaya başladıkları belirtildi.

Makalenin ardından kulislerde yoğun bir şekilde şirketin BTC planının rafa kalkacağı konuşulmaya başladı. Bunun üzerinde websitesinden bir açıklama yayınlanan şirket, iddiaları yalanladı:

“Şirketimizin, uçak biletlerinin Bitcoin’le alınmasını sağlayacak sistemi entegre etmekten vazgeçtiği yönünde basında yer alan haberler gerçeği yansıtmamaktadır ve tarafımızdan böyle bir açıklama yapılmamıştır. BTC’li ödeme hizmetinin ne zaman devreye gireceğine karar verme aşamasındayız.”

Öte yandan Peach Aviation, bitcoin’i uçak bileti satın alımında ödeme opsiyonu olarak kabul eden ilk şirket değil. AirBaltic BTC’yi Temmuz 2017’de sistemine entegre etmişti. Bunun yanı sıra dün sizlerle paylaştığımız üzere Singapur Airlines, blockchain tabanlı dijital cüzdan uygulamasının hayata geçeceğini duyurmuştu.

Kaynak: Cointelegraph

Blockchain lojistik sektörünün sorunlarını ortadan kaldırabilir.

Blockchain lojistik sektöründeki sorunları, değiştirilemezlik, şeffaflık ve aracıların ortadan kaldırılması ile ortadan kaldırıyor.

Zincirlerin halkasında olan her süreci, malları ve hizmetleri takip edebilmek insanın sosyal ve ticaret hayatında önemli bir süreç haline geldi.Uluslararası ticaret ve lojistik genişlemeye devam ederken, etkin hizmet sunumu ve değer transferi sağlamak için daha verimli yöntemler geliştiriliyor. Fakat bazı sınırlamalar halen devam etmekte olduğu için blockchain’in içerdiği özelliklerin uygulanmasını gerekli kılmaktadır.

Blockchain lojistik sektöründeki insan hatalarını azaltacak

Netcoins CEO’su Michael Vogel verdiği bir roportajda, lojistik sistemin temel sınırlamasının insan unsuru olduğunu söylüyor. Vogel’e göre, veri girişi, denetleme, yazım hataları ve hatalı hesaplamalardan kaynaklanan hatalar olup olmadığına bakılmaksızın, insani güç içeren tüm süreçler gecikmeler veya hatalar olasılığını beraberinde getirmektedir. VISA Europe, iç fon yerleşimlerini iyileştirmek için (tepki süresini ve doğruluğunu iyileştirmek için) Bitcoin ve blockchain zinciri teknolojisini arka planda kullanma fikrini araştırıyor. Vogele göre:

Blockchain lojistik için mükemmel bir araçtır, çünkü geleneksel veritabanını bir sonraki seviyeye geçmesi için denetim altında tutma ve müdahale etmeye karşı koyma için ideal olan değiştirilemeyen bir kayıt gerektirir.

Ayrıca, muhasebeyi lojistik alanının bir parçası olarak kabul ediyor, blockchain şafağının, “üçlü defter” muhasebesi kavramı için bir fırsat yarattığını söylüyor. Bu blockchain’e dayanan üçüncü bir muhasebe defterinin tüm finansal kayıtlarla birlikte tutulduğu bir fikir.Ayrıca geleneksel üç aylık gözden geçirmelerle değil, anında denetime izin verir. Shipchain Ceo’su John Monarch’a göre:

Blockchain ağları kitlesel pazar düzeyinde ilk adımlarını atmaya başlar başlamaz, uluslararası ticaret endüstrisini yılda en az 50 milyar dolar tasarruf edecektir. Bunun yanında blockchain teknolojisi, lojistik endüstrisini olgunlaştıracak kadar sıradan masraflarla yılda 500 milyar dolardan fazla tasarruf edebilir.

Daha yüksek seviye güvenlik

Monarch, İnternet bağlantılı cihazların daha yüksek bir güvenlik seviyesine ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Monarch, dağıtılmış defterler, gelişmiş şifreleme, akıllı sözleşmeler ve azaltılmış aracılarla en iyi korumayı sağladığı için Blockchain teknolojisinin bu açıdan eşsiz bir çözüm olduğuna dikkat çekiyor.Sonuç olarak bu, yolsuzluk, fidye, hırsızlık, prim ücretleri ile ilgili sorunları çözmede yol gösterecektir.

Lojistik sektörü dünyanın en çok insanının istihdam ettiği bir sektör. Bu sektör bin yıllar boyunca genişlediğinde, artan insan nüfusu için pratikliği ölçeklemek ve sürdürmek için yenilik yapması gerekti. Bu yenilikler tıpkı dördüncü sanayi devrimi ile yapılan gelişmelere benziyor.

Maliyetler azalacak

Never Stop Marketing’in CEO’su Jeremy Epstein’e göre, tedarik zincirindeki en büyük zorluklardan biri de birbiriyle konuşmayan gereksiz sistemlerdir.Bu da tedarik zincirine büyük bir uyuşmazlık ve maliyet katıyor diyor. Epstein, hükümetler veya satıcıların yapılan gönderilerin, bekledikleri maddeleri içerdiğini doğrulamak için çok zaman harcadığını belirtiyor. Bu da müşteriye maliyet olarak geri dönüyor. Epstein sözlerini şöyle tamamlıyor:

Blockchain teknolojisi bize bu çabalardan kaynaklanan büyük miktardaki yavaşlığın ortadan kaldırılması, belirli bir konteynerin içerdiği ve listelenen ürünlerin bulunduğundan emin olunarak ve  daha fazla müdahalenin olmamasını sağlayarak daha düşük maliyetlerle yüksek kaliteli malların sağlanmasına olanak tanıyor. Gümrük muhafaza masraflarını düşürecek ve güvenliği de arttıracak.

Ccn

eBay, Youtube ve Apple’a Blockchain Tabanlı Alternatifler Mümkün mü?

İnternet yaşantımızı adeta esir almış durumda ve internet merkezli girişimler şu anda büyük bir pazar haline geldi. İnternetteki fenomen web siteleri bizlerin müzik dinlemesi, video izlemesi, alış veriş yapması ve daha birçok şeyi oturduğumuz yerden gerçekleştirmemizde bize muhteşem opsiyonlar sunuyorlar ancak çağımızda değişimin müthiş hızını yakalamak isteyen bazı Blockhain sevdalıları ise, bu web sitelerinin blockchain altenatifleri oluşsa ne olur sorusunu sormaya çoktan başladı bile.

Eğer web siteleri de aynı kripto paralar gibi merkezi olmayan bir sistemle kullanıma açılırsa, olayın konseptinin tümüyle değişeceğini ön görebilmek için kahin olmaya gerek yok. Ancak bu değişim şu anda bazı insanlara imkansız gelebilir. Bu noktada internetin 1999’dan bu yana geçirdiği değişimi hatırlatmakta fayda var. Örneğin o yıllarda caps kültürünün internette bu denli hakim olacağı kimin aklına gelirdi ki?

Günümüzde, bir web sitesi ve onun tüm bilgileri depo ettiği sistemler tek bir elden kontrol ediliyor. Ancak bunun merkezi olmayan versiyonunu bir an için hayal edersek, veri tabanının geliştiricilere ait değil de, tam tersi toplumun kendisine ait olacağı durumu karşımıza çıkıyor. Ve bu toplum; birçok farklı projeyi ve iş modelini merkezi olmayan bir veri tabanını kullanarak gerçekleştirme şansına sahip ki, bu tüm oyun kurallarının değişmesi anlamına geliyor.

Şöyle bir örnekle olayı realize edelim: 2003’te bir Friendster hesabı açtınız. Eğer web sitelerinin merkezi olmasaydı, siz bu 2003’te açtığınız profille daha sonra MySpace’e sonra da Facebook’a kolaylıkla kayıt olabilecektiniz. Elbette ki her site, bir öncekinden farklı olarak kullancılarına yeni bir bakış açısı veya yeni koaylıklar sağlıyor olabilir ancak merkezi olmayan versiyonda kullancıılar, en baştan başlamaya gerek duymacaktı. Aynı profil ile işlere devam edeceklerdi ve bu onlara zamandan ve popülariteden kazanç sağlayacaktı.

Sermayeye bağlı olan birçok girişimci ve yatırımcı son dönemde zaten bu yukarıda bahsedilen şeyin gerçekleşmesi için bazı projelere giriştiler bile. ICO’lar ile yapılan bu girişimler sadece para toplamanızı sağlamıyor; aynı zamanda sizin bu tarz projeler geliştiren insanlarla iletişim kurmanızı ve fikirlerinizi geliştirmenizde size ön ayak oluyor. Şimdi gelin, bu 3 internet devinin blockhain alternatiflerini bir an için hayal edip, ufkumuzu genişletelim:

 

eBay’e Elveda mı?

eBay, internet ilk çıktığı günden bu yana neredeyse bizimle birlikte olan bir online alışveriş platformu. Alışveriş denen şey aslında birden fazla etmeni içinde barındırıyor ve bazı web siteleri bunu göz önünde bulundurarak birçok alanda spesifik olarak hizmet veriyor. Örneğin sadece, çizgi roman, beyaz eşya, tablet veya müzik aleti satan web siteleri mevcut.

Bir görüş, bu tarz spesifik sitelerin alanında uzman olduğu fikrini karşınıza çıkarabilir ve bu sayede daha iyi müşteri deneyimi sunduklarını düşünebilir. Ancak bu olayın aslında eksileri olduğunu da güncel bir örnekle açıklayalım. Günümüzde hastaneleri ele alalım. Sadece tek bir branşın olduğu  birçok hastane ve merkez mevcut. Örneğin kulak burun boğaz hastanesi ya da göz hastanesi gibi. Siz bu hastanelerden birine gittiniz gözünüzde bir rahatsızlık için. Yapılan incelemeler sorunun gözden kaynaklanmadığını gösterdi. Altta yatan nedeni bulmak için ise başka bir hastaneye gittiniz, orası da bir şey bulamadı diğer branş hastanesine yönlendirdi ve süreç böyle devam etti… Halbuki tüm branşların olduğu bir hastaneye gitmiş olsaydınız, gözünüzdeki sorunun altında yatan sebebi bulmak için bir kat aşağıya inmeniz yeterli olabilecekti. İşte eBay’de bunu yapıyor. Siz bir bisiklet satın alıyorken aklınıza takılan bir de çizgi roman alayım sorusunun cevabını, başka bir siteye gitmeden eBay’de bulabiliyorsunuz. Ve bu sayede aklınızda onlarca ayrı site yerine tek bir site tutmanız, alışveriş yapmanız için  yeterli olabiliyor.

Elbette bir satıcı ürününü hem sitesine hem de eBay’e koymak isteyebilir ancak bu kez aynı ürünün iki kez satılmadığına dikkat etmek zorunda ve eBay  bu bilgiyi verirken, işleri kolaylaştırmıyor. Peki ya tüketiciler bu iki opsiyona birden sahip olsaydı?

Örneğin, çizgi roman satan bir site ile bisiklet satan bir site aynı veri tabanı üzerinde yer alsaydı ve diğer farklı web siteleri bu veri tabanı etrafında birleşseydi? Yani ürününüz var ve bu veritabanına koydunuz. Birçok farklı web sitesi üzerinden bu ürün satışa açıldı ve biri, bir web sitesinden o ürünü aldığında ürün bilgisi diğer sitelerden otomatik olarak silindi.

İşte bu düşünce, Listia CEO’su Gee Chuang‘a göre mümkün. Listia bu bahsi geçen sistemi kurabilmek için 15 milyon dolar tutarındaki kripto paralarını 29 Ocak’tan itibaren satışa sunacağını açıkladı. Ayrıca şirket, şu andan itibaren pazar araştırması yapmaya başladı ve bu tarz ürünlerin Token kullanarak sadece kişiden kişiye satılacağı bir sistem üzerinde çalışmalarını sıklaştırdı.

Zaten bu fikir ilk değil. OB1 adındaki site hali hazırda bu işi yapıyor ancak alım satımlarda yalnızca Bitcoin kullanılabiliyor. Ancak şirket gelişime açık. Öyle ki şirket CEO’su Brian Hoffmann, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada şirketinin yakında bir ICO yapacağını açıkladı ve bu sayede Bitcoin transferlerinde yaşanan gecikmenin sebep olduğu sorunları bir nebze de olsa hafifletmeyi düşündüklerini belirtti.

Bu sistem sayesinde satıcıların bir veritabanı üzerindeki tüm siteleri kullanarak ürünlerini pazarlayabilmelerinin yolu açılıyor. Satıcılar biriktirdikleri olumlu geri dönüşleri, her platform için kullanıyor. Örneğin eBay’de çok iyi satış skorlarına sahip bir satıcı başka bir satış sitesine girdiği zaman sıfırdan başlamak zorunda kalmıyor.

Peki ya YouTube?

YouTube’un dünyanın en büyük video izleme ağı olduğunu söylemeye gerek dahi yok. Site, son dönemde içerik

üreticilerine açtığı yol ile yeni bir döneme girse de, içerik üreticileri ile yönetim arasındaki gerilim şu an için artmış durumda.

Çünkü YouTube, reklam gelirlerinden içerik üreticilerine ayrılan payın azaltıldığını açıkladı ve eğer videoda ofansif herhangi bir ifade bulunursa videolarına reklam konulmayacağını belirtti. Ayrıca kullanıcılar da, reklamların artık sitede çok fazla yer kaplamaya başladığını ifade ediyorlar.

Yeni jenerasyon girişimler ise bu işi merkezi olmayan bir hale sokarak, içerik üreticileri ve kendilerini takip eden kitleleri direkt olarak, Token kullanarak birleştirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda tüketiciler, içerik üreticileri ile sürekli irtibatte olarak kendilerine hitap eden içeriklerin daha fazla bulunmasını sağlayabilecek ve aynı zamanda sisteme katkıda bulunabilecek.

Flixxo CEO’su Adrian Garelik dünya çapında 300 milyondan fazla kullanıcısı bulunan Bittorrent’in bu sistemde gayet başarılı sonuçlar elde ettiğini belirtiyor. Aynı zamanda Garelik’in şirketi Flixxo da, yakın zamanda bir ICO düzenledi.

2001’de hayatına başlayan Bittorrent, kullanıcılarının merkezi olmayan bir sistem üzerinden dosya paylaşmasını sağlıyor. Garelik, bu sistemi daha da güçlendirerek, kullanıcıların dosya paylaştığında kripto para kazanacakları bir sisteme geçmek istediklerini belirtti.

”Bu şekilde bir sistem kurarak, dosya paylaşanların kripto paralar ile ödüllendirilmesi fikri, gelecekte çok değerli olacaktır. Kişiden kişiye aktarımı biraz daha modifiye edersek, çok daha iyi sonuçlar alacağımızı düşünüyorum.”

Zaten bu fikirde olan Stream, Theta ve Livepeer gibi diğer şirketlerin daha şimdiden kendi kripto paraları bulunuyor.

Apple Music’in Blockhain Alternatifi

Spor salonunda çalışırken ya da yağmurlu bir günde yolda yürürken veya arabınızda sizin modunuzu arttıran bir şarkıyı dinlemek için Spotify ve Apple Music gibi platformların çıkmasını dört gözle beklediniz.

Bu durum sizin için önemli ancak aynı zamanda bu müzikleri toplayıp tek bir merkezden kullanıcı deneyimlerine sunan şirketler için belki de daha önemli. Çünkü siz, Apple Music veya Spotify’a girdikçe kendi zevklerinize uygun şarkılar dinleyip, çalma listeleri oluşturup, sevdiğiniz sanatçıları kaydediyorsunuz. Ve bu sizin farkında olmadan arkanızda bıraktığınız veriler, müzik şirketlerinin gelecekte hangi sanatçının paltformlarında daha çok dinlenmesi gerektiği tartışmalarında eşsiz bir kaynak oluveriyor.

Ancak bu konuda karşıt görüşlere göre, platforma gelecek ya da gidecek sanatçılara karar veren tek bir ekibin olması büyük bir sorun. Öyle ki, blockchain temelli müzik şirketi olan Consensys CEO’su Jesse Gruschak, şöyle diyor:

”Büyük şirketler tarafından kontrol edilen müzik firmalarının içinde adeta sıkışıp kalmış durumdayız. ”

Bu görüşü birçok farklı site de paylaşıyor. Örneğin Vibarete gibi platformlar, sanatçıların bu platforma girmesini sağlayan ”para emici” olarak gördükleri menajerlerin ortadan kalkması için işe girişmiş durumda.

İnsanlar gelecekte bu tarz blockchain temelli müzik şirketlerini kullanarak kripto paralar sayesinde müzik alabilmeyi umuyor. Sanatçılar da bu duruma sıcak görünüyor. Öyle ki İzlandalı şarkıcı Björk, geçtiğmiz günlere yaptığı açıklamada yeni albümü için 4 farklı kripto para birimini kabul edeceğini açıklamıştı.

Blockchain temeli ve felsefesi ekonomide total bir devrim yaptı mı tartışılır ancak, bazı taşları yerinden oynattığı kesin. Bu felsefenin piyasa versiyonu ile kalacağını ön görmek hatalı olacaktır. Öyle ki sırada web siteleri olabilir. Bakalım gelecek bizlere neler gösterecek…

Kaynak: CoinDesk