Kategori arşivi: Altcoin

IOTA ekibinin yetersizliğinden kullanıcılar toplamda 4 milyon dolar kaybetti.

Kripto para geliştiricileri geleceğe yön verebilmek için birbirleriyle yarışıyor. En çok ilgi çeken ve gelişmesi beklenen teknoloji tasarılarından bir tanesi de nesnelerin interneti (IoT) ve kripto parası IOTA olduğunu söyleyebiliriz.

IoT ana fikri basitçe neredeyse bütün nesnelerin internete bağlanması olarak tanımlanabilir. Örneğin internete bağlı buzdolabımız içerisindeki gıdaların bittiğini algılayıp bize bildirebilir veya marketten çevrimiçi sipariş verebilir. Ya da internete bağlı pencerelerimiz dışarıya baktığımızda bize hava tahminlerini gösterebilir. Böylece internete bağlı bütün nesneler birbirleriyle iletişim içinde hayatı kolaylaştırabilirler. IOTA’da bu tasarının içerisinde yer alabilecek bir para birimi olarak düşünüldü.

New York’ta yapılan teknoloji toplantılarında birçok kez IOTA’nın arkasındaki teknoloji ‘’Tangle’’ konuşuldu. Blockchain’siz Blockchain olarak tanımlanan Tangle Blockchain teknolojisinin geleceği olarak görülüyor. Tangle Blockchain’in ölçeklendirme, backlog, yüksek işlem ücreti ve yüksek enerji tüketimi sorunlarına çözüm olabilir.

IOTA kurucularından David Sonstebo:

‘’IOTA Blockchain teknolojisinin ötesine geçmiş ilk projedir. Madencilerden kurtulduk. Belki de en önemli konu; işlem ücretleri olmadan çalışabiliyor.’’

IOTA’nın 150 kişilik geliştirici ve şifre bilimci ekibi bulunuyor ancak özellikle güvenlikle alakalı bazı sorulara cevap veremiyorlar. Bir yandan uzmanlar IOTA’nın pratikte ne kadar etkili olduğunu sorgularken, diğer yandan araştırmacılar çeşitli güvenlik sorunlarını dile getiriyor. Buna rağmen IOTA’nın 3.7 milyar dolarlık piyasa değeri oldukça fazla görünüyor.

MIT İncelemesi

IOTA teknolojisine yönelik olumsuz eleştiriler MIT’nin Dijital Değerler Girişimi (DCI) tarafından yapılan araştırma sonucu ortaya çıktı. DCI IOTA projesinin ana kodlarının saldırıya açık olduğunu belirtti. Araştırmacılara göre IOTA geliştiricilerinin kullandığı P-Curl adı verilen güvenlik sağlayıcı hash fonksiyonu şifre bilimciler tarafından genellikle tercih edilmeyen ve kullanılması yasaklı bir fonksiyon. Ancak IOTA geliştiricileri bunu kasten seçtiklerini ve böylece kodun başkaları tarafından kopyalanmasını engellemeyi amaçladıklarını ifade ediyor. Yine de araştırmacılar açık kodlu bir programın herkes tarafından geliştirilebilmesi için kopyalanabilir olması gerektiğini savunuyor.

Şifre bilimci Prof. Matthew Green konuya dair şunu söyledi:

‘’IOTA geliştiricileri bana neden güvenlik için güvensiz bir hash fonksiyonu kullandıklarını açıklayamadılar.’’

Ayrıca IOTA kurucularından Sergei Ivancheglo Boston Üniversitesi’nden araştırmacıları IOTA sisteminin açığını ortaya koydukları için dava edeceklerini açıkladı. Financial Crypto 2018 konferansında Ivancheglo’nun çıkışı tartışma konusu oldu. Daha önceden de kripto para dünyasında buna benzer çıkışlar yaşanmıştı.

Bilişim araştırmacısı Sarah Azouvi konu hakkında şunları ifade etti:

‘’Bir kripto para kurucusunun araştırmacıları dava etmesi oldukça endişe verici. Araştırmacılar yaptıkları ölçümlerle sistemleri daha güvenilir hale getirmeye çalışıyor. Eğer buldukları hataları rapor etmeye korkarlarsa sonuçları felaket olabilir.’’

4 Milyon Dolarlık Açık

Herhangi bir IOTA kullanıcısı IOTA’nın hash fonksiyonu yüzünden henüz kripto parasını kaybetmedi. Ancak başka bir hatadan dolayı -bazılarına göre IOTA ekibinin yetersizliğinden- kullanıcılar toplamda 4 milyon dolar kaybetti.

IOTA’nın resmi cüzdanının seed generator (her işlem için farklı anahtar üretmeye yarayan sistem) özelliği yok. IOTA bu işlemi yapabilmek için güvenli internet sitelerinin listesini yayınlamasına rağmen bazı kullanıcılar listenin dışındaki siteleri kullandılar. Sonuç olarak oltaya geldiler ve kripto paraları çalındı. Sonstebo özel anahtarların üçüncü kişilerin eline kullanıcılar tarafından safça verildiğinde yapılacak bir şey olmadığını belirtti ve olayın oldukça talihsiz olduğunu dile getirdi.

IOTA kurucusunun vakayı kullanıcı hatasına bağlamasından sonra eleştirilerin ardı arkası kesilmedi. Lightning Network geliştiricilerinden Tadge Dryja, çok önemli olan seed generator özelliğinin sadece birkaç satır kod olduğunu, bu durumda kullanıcıları suçlamanın mantıksız olduğunu ifade etti. Bazı geliştiricilere göre şifreli programların rastgele anahtar sağlaması olmazsa olmaz bir özellik ve bu tarz önemli bir mevzunun kullanıcı seçimine bırakılmaması gerekiyor.

IOTA kurucuları eleştirilere birbirleriyle çelişen cevaplar verdi. Dominik Schiener kullanıcılar için şu anki sistemin ideal olmadığını ve bütün şifrelemeyi bir sistemde yapılması gerektiğini söyledi. Diğer yandan Sonstebo kullanıcının kendi rastgeleliğini yaratmasının bir özgürlük olduğunu ve kripto dünyasında güvenilecek kişilerin doğru seçilmesi gerektiğini belirtti.

IOTA yakın zamanda Trinity adı verdiği yeni bir cüzdanı kullanıma açacak. Tirinity’de rastgele adres üretme özelliği olacak ve cüzdan çeşitli güvenlik kontrollerinden geçirilip tamamen sağlamlaşması sağlanacak.

‘Özel’ Demek Kullanışlı Demek Değil

IOTA’nın bir diğer kendine has özelliği ise adresleme şeması. IOTA’nın bu özelliği kuantum bilgisayarlara karşı bile güvenli olabilecek şema olmasına rağmen adresin birden fazla kullanımı sonrasında oldukça savunmasız hale geldiği ileri sürülüyor. Bir reddit kullanıcısı bu şekilde hack’lendiğini ve 30 bin dolar kaybettiğini iddia ediyor. Bir güvenlik firması araştırıcısı Willem Pinckaers halka açık anahtar kullanılmasa bile adresleme sisteminde açık bulunabileceğini belirtti.

IOTA’ya yapılan birçok eleştirinin odağı IOTA’nın vaad ettiklerinin çok hırslı olması fakat beklentileri karşılayacak düzeyde gelişim gösterememesi. IOTA kendini ‘’izinsiz’’, ‘’ölçeklendirilebilir’’ olarak tanıtsa da bu terimleri ne kadar karşıladığı anlaşılamıyor. Örneğin IOTA biraz fazla merkezli sayılabilir, geliştirici ekibi protokol konusunda fazlaca söz sahibi. Geçmişte geliştiriciler IOTA kodundaki bir zayıflıktan dolayı bir anda trilyonlarca IOTA token’ini kullanıcılardan geri çekmişti. Sorun giderilince token’ler sahiplerine geri yollandı fakat akıllarda geliştirici ekibinin fazlaca güç sahibi olduğu soruları kaldı.

Sonstebo token’lerin geri çekildiğini onayladı. Ardından IOTA’nın şu anda yarı merkezli olduğunu ve yönetim node’una sahip olduğunu ifade etti. Aslında yönetim node’u olmadan IOTA onaylamaları yapılabiliyor ancak bu durumda işlemler yeterince güvenli olmuyor. Bu konu IOTA geliştiricilerinin üzerinde çalıştıkları önemli noktalardan.

Sonstebo sözlerini şöyle noktaladı:

‘’Bitcoin merkezsiz hale geldikçe IOTA’da merkezsiz hale gelecek. IOTA zamanla değişen ve gelişen tek proje değil. Bir gecede tam anlamıyla merkezsiz bir ağ yaratılamıyor. Yine de bir yerden başlamalıyız.’’

 


Kaynak: Coindesk

Ethereum’da Hard Fork Olacak Mı?

Ethereum geliştiricilerinden Piper Merriam 30 Mart’ta GitHub üzerinde Ethereum Geliştirme Önerileri adlı bir başlık oluşturdu. Merriam bu başlık altında Ethereum ağında gerçekleşebilecek muhtemel bir hard fork düşüncesinden bahsetti. Bahsedilen hard forkunun ETH ASIC madencilerini saf dışı bırakmak için gerçekleşeceğine işaret ediliyor.

Bir diğer Ethereum geliştiricisi Vlad Zamfir Twitter hesabı üzerinden aynı konuya yönelik sorduğu “ETH ASIC madencilerini engelleyen bir hard forku destekler miydiniz?” sorusuna %57 oranında evet cevabı aldı.

Çeşitli Ethereum geliştiricilerinin hard fork konusundan bahsetmeleri piyasada yayılan birtakım söylentiler üzerine gerçekleşti diyebiliriz. Söylentilere göre Çin merkezli ASIC üreticisi Bitmain ilk Ethash uyumlu ASIC madencisini piyasaya dağıtma noktasına geldi. Ethash, Ethereum ve çeşitli altcoin’ler tarafından kullanılan ve iş kanıtı protokolüne dayandırılmış bir hash algoritması olarak tanımlanabilir.

Ethereum’un kurucusu Vitalik Buterin tarafından yazılan white paper’a göre mevcut protokolde madenciliğin merkezîleşmesi ihtimaline karşı koyan çift yönlü bir sistem bulunuyor.

Bunlardan birincisi madencilerin bir önceki blokta bulunan işlemler arasından “rastgele seçilmiş” verilere başvurmalarını gerektiren bir algoritmadan oluşuyor. Buna göre “Ethereum kontratları herhangi bir hesap türüyle ilgili olabileceğinden” bir Ethereum ASIC aslında genel hesaplamalara odaklanmış bir ASIC haline geliyor.

Madenciliğin tekelleşmesine karşı alınan önlemin ikinci yönü ise “kuyuyu kapatmak” şeklinde nitelendirilebilir. Vitalik’e göre bu yöntem “teknik bir çözüm olmanın ötesine geçmiş bir tür insanî çözüm.” Buna göre belirli bir hesaplama türünün yaygın hale gelmesi durumunda geleneksel madenciler “belirli ASIC’leri engellemek için özel olarak tasarlanmış çok sayıda kontratı blockchain’e” yerleştirebilecekler.

Çin merkezli kuruluş Bitmain’in geçtiğimiz yıl elde ettiği kâr oranı ABD merkezli dev GPU üreticisi Nvidia’yı dahi geride bıraktı. Piyasa analistlerinin yorumlamalarına göre Bitmain’in 2017 yılında elde ettiği kârın 3 ila 4 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu rakam BTC madencilerinin ve ASIC’lerin toplam kâr oranlarının yüzde 70 ila 80’ine karşılık geliyor.

Ethereum’un resmi olmayan anketi “merkezi hale getirilmiş hash gücü düşüncesine” geçtiğimiz ay karşı çıkan Monero’nun durumuyla paralel doğrultuda seyretti. Monero’nun lider geliştiricisi olarak bilinen Riccardo Spagni ASIC tekelleşmesine engel olmak amacıyla coin protokolünün her altı ayda bir değiştirileceğini ifade etmişti. Öte yandan Ethash uyumlu ASIC madencilerinin piyasaya dağıtılabileceği söylentileri Ethereum piyasalarında bariz bir şekilde etki etti.


Kaynak: Cointelegraph

Litecoin Projesi “Litepay” Başarısızlıkla Sonuçlandı

Söz konusu kripto para uygulamaları ve startup’ları olduğunda başarısız sonuçların doğal karşılanması gerekiyor. Ancak projeye yeteri özeni göstermemenin yatırımcılar tarafından hoş karşılanmayacağını söyleyebiliriz. Litepay vakasında ihmalkarlık olduğu ortaya çıktı ve LTC topluluğu Litepay’in son bulmasına sert tepki gösterdi.

Bir süredir Litepay’i geliştiren Litecoin Kuruluşu CEO’su Pazartesi günü yaptığı duyuruda Litepay’in bütün işlemlerini durdurduğunu ve şirketi satmayı planladığını açıkladı. Açıklama Litecoin Kuruluşu üyelerinin proje hakkında bilgi almak için CEO’ya baskı yapmalarının ardından yapıldı. CEO Litepay işlemlerine devam edebilmek için daha fazla sermayeye ihtiyacı olduğunu belirtti, üyeler daha fazla para vermek istemedi.  CEO belirlenen hedeflerin çok uzağındaydı ve bir süredir proje detaylarını açıklamıyordu.

Litecoin Kuruluşu sorumluluğu üzerine aldı ve şu açıklamayı yaptı:

‘’Litepay projesinin bu şekilde bitmesi bizi çok üzdü. Gereken özeni gösterip doğru değerlendirmeyi yapamadığımız için herkesten özür dileriz. Buna benzer talihsizliklerin tekrar yaşanmaması için elimizden geleni yapacağız.’’

Litecoin’in kurucusu Charlie Lee Twitter’dan şöyle bir paylaşımda bulundu:

‘’Herkes gibi ben de Litepay konusunda heyecanlıydım. Fikir oldukça iyiydi ancak fazla iyi görünüyordu ve gözden kaçırdığımız şeyler oldu. Bu kadar beklentiden sonra sonucun fiyasko olması üzücü.’’

Lee’nin dürüst açıklamasına rağmen LTC topluluğu Lee’yi kolayca affedebilecekmiş gibi görünmüyor. Bazı yatırımcılar Lee’nin liderliğini sorguluyor.

Litepay Litecoin’in bir nevi ödeme kartı ve ödeme seçeneği olarak tasarlanıyordu. Litepay sayesinde LTC kolayca harcanabilecekti. Projenin kötüye gittiği ilk olarak Reddit’te yapılan AMA (bana istediğini sor) etkiliğinde sorulan sorulara CEO Kenneth Asare’nin kaçamak cevap vermesi ile ortaya çıktı. Asare önemli sorulara net cevaplar veremedi. Birçok yatırımcı Litepay’in bir ekiple yürütülmesi gerektiğini ileri sürdü ve Asare’yi bencilce davranmakla suçladı. Projenin internet sitesi dolandırıcılık olmadığına dair basit bir incelemeyi bile geçemedi. Sonuç olarak Litecoin Kuruluşu’nun yapması gereken detaylı incelemeyi LTC sahipleri yapmış oldu ve proje şimdilik son buldu.


Kaynak: Bitcoin.com

Bitcoin ve Diğer Kripto Paralarda Geçtiğimiz Haftaya Genel Bakış

Haftaya dalgalı bir başlangıç yapan lider kripto para birimi Bitcoin’in (BTC) fiyatı geçtiğimiz pazar gününde 7,500 doların altına düşmüştü. Ancak Bitcoin haberin yazıldığı sıralarda 8600 dolar seviyesine ulaşarak pazar günü gördüğü dip seviyenin ardından %20 oranında değer kazanmayı başardı. BTC bu haftanın başından beri 8 ila 9 bin dolar civarlarında işlem gördü.

Dünya genelinde milyonlarca kullanıcısı bulunan sosyal medya platformu Twitter ile online ödeme platformu Square’in CEO’su Jack Dorsey 21 Mart 2018 tarihinde Bitcoin’e yönelik ilgi çekici açıklamalarda bulunmuştu. Bitcoin’in gelecekte internet ortamında geçerli olacak tek para birimi haline geleceğini ifade eden Dorsey aynı gün BTC fiyatının 9.000 dolar seviyesine yaklaşmasına sebep olmuş olabilir.

Ancak ertesi gün Bitcoin fiyatları yeniden 9 bin dolar seviyesinin altına geriledi ve diğer kripto paralar da Bitcoin’i takip ederek değer kaybetti. Dünyanın en büyük kripto para borsalarından birisi olarak faaliyetlerini sürdüren Binance ile Japon Finansal Hizmet Kurumu (FSA) arasında yaşanan olayın bu duruma neden olduğu söylenebilir. FSA tarafından Binance borsasına “kuruma kayıtlı bir borsa” olmadığı için bir bildirim gönderilmişti. Bu gelişmelerin sonucunda Binance faaliyetlerini bir Akdeniz ülkesi olan Malta’da sürdüreceğini duyurdu. Bu durum piyasaları tedirgin hale getirdi.

Bu Bitcoin haberinin yazıldığı sıralarda alınan coinmarketcap verilerine göre son yirmi dört saatte %4 değer kaybetti ve 8600 dolardan işlem görüyor.

En büyük piyasa değerine sahip ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise bütün hafta boyunca 600 dolar seviyesinin altında işlem gördü. Pazar gün yaşanan düşüşte 500 doların altına gerileyerek son ayların en düşük seviyesini gören ETH bu düşüşün ardından %17 oranında değer kazandı. Ethereum haberin yazıldığı anda edinilen verilere göre son yirmi dört saatte %3’e yakın bir düşüş göstererek 521 dolar seviyesini gördü.

Bir diğer kripto para Ripple (XRP) ise son bir günde %2’ye yakın oranda değer kaybetti fiyatı 0.64 dolara düştü.

Coinmarketcap tarafından sunulan listeye göre piyasa değeri açısından onuncu sırada bulunan IOTA ise son bir günde %4 değer kaybederek pozisyonunu bozdu ve 1.33 dolardan işlem gördü.

Plasma Cash Kripto Para Borsalarını Daha Güvenli Hale Getirebilir

Ethereum’un kurucusu Vitalik Buterin yeni bir blockchain ölçeklendirme çözümü olan Plasma Cash üzerinde çalıştığını youtube üzerinden duyurdu. Plasma Cash’in hali hazırda kullanılan Plasma çözümlemesinden daha iyi sonuçlar vereceğini ifade etti. Plasma Cash; Buterin, Dan Robinson ve Karl Floersch tarafından geliştiriliyor.

Plasma, Lightning Network’ün yaratıcısı Joseph Poon ve Buterin tarafından Ağustos 2017’de tanıtılmıştı. Plasma blockchain’e gönderilen verileri en aza indirip sadeleştirerek smart contracts ve merkezsiz uygulamalar için işlem ücretlerinin düşmesini sağlıyor.

Buterin’e göre Plasma’nın sorunu şu; kullanıcılar bütün Plasma bloklarını indirip ardından onaylamak zorunda. Bu da üstsel ölçeklendirmenin önüne geçiyor.

Plasma Cash modelinde ise kullanıcı herhangi bir borsaya bir miktar ether yatırdığında, yatırılan ether kadar Plasma coin oluşturuluyor. Oluşturulan Plasma coin’in kendine has bir kimliği oluyor ve başka bir kimlikle eşleştirilemiyor. Plasma’nın aksine Plasma Cash’de kullanıcının sadece coin taşıyan blokları takip etmesi gerekiyor. Buterin konuyu şu sözlerle açıkladı:

Kullanıcının sadece Plasma zincirindeki coin’lerin doğruluğunu sağlaması gerekecek. Kullanıcılar kendi coin’leri üzerine yoğunlaşıp sadece onlar hakkında bilgi sahibi olacak.”

Buterin kripto para borsalarının Plasma Cash’i kullanarak hack’lenmelere karşı daha dayanıklı hale gelebileceklerini öne sürdü. Hiçbir Plasma coin sahibinin değiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Coin sahibinin haberi olmadan coin’leri almak imkansız olacak. Ayrıca Plasma Cash potansiyel dolandırıcılık faaliyetlerine karşı delil olarak kullanılabilecek.

Buterin Plasma cash kullanan bir borsa hack’lense bile kullanıcıların paralarını kaybetmeyeceğini ifade etti. Borsada herhangi bir sorun olduğunda kullanıcılar Plasma çıkış prosedürünü kullanarak paralarını çekebilecekler.

Buterin Plasma Cash konuşmasını şöyle noktaladı:

Eğer gelecekte beceriksiz birkaç geliştirici tarafından yazılmış milyar dolarlık bir borsa hack’lenirse; kimse parasını kaybetmeyecek.”


Kaynak: Cointelegraph