Etiket arşivi: blockchain teknolojisi

‘Bitcoin’de tekrarlanan bir döngü var, o yüzden 20 binin ötesine geçecek’

Kripto para uzmanı Cassius Kiani, blockchain teknolojisinin küresel olarak benimsenmesi, sayıları günden güne artan ve her zamankinden daha fazla para toplayan ICO’ların yanı sıra tekrarlanan döngü nedeniyle Bitcoin fiyatının 2018’de 20 bin doların ötesine geçeceğini söyledi.

Blockchain şirketi Atlas Neue’nin ortağı olan Cassius Kiani, Bitcoin’in yakın zamanda yükselmeye başlayacağını düşünüyor. Kiani, bir numaralı kripto paranın tekrarlanan döngü başta olmak üzere teknolojinin küresel olarak benimsenmesi, sayıları günden güne artan ICO’lar gibi nedenlerle de Bitcoin fiyatının 2018’de 20 bin doların ötesine geçeceği görüşünde.

CryptoCompare & MJAC London Blockchain Zirvesi’nde Express’e konuşan Kiani şu açıklamalarda bulundu:

“Bana kalırsa Bitcoin bu yılın ötesine geçecek, çünkü 2018’de Blockchain teknolojisinin benimsenmesine bakarsanız çok daha yüksek. Bu yıl her zamankinden daha fazla ICO var. Bu ICO’lar her zamankinden daha fazla para topluyorlar, medyada daha fazla yer alıyorlar. Temel olarak son birkaç yılda piyasa grafiğine göz attığınızda 2016 ve 2017 ile çok benzer göründüğünü fark edersiniz. Yani aynı zirveleri, aynı çukurları, aynı büyümeyi, aynı yükselişi ve formu görürsünüz. Bu tekrarlanan bir döngü.”

Kiani sözlerinin devamında şöyle konuştu:

“Etrafındaki tüm spekülasyonlar arttı ve nihayetinde insanlar bundan daha fazla söz etmeye devam ediyorlar. Halkın gözünde giderek daha fazla tanınıyor. Tek gereken piyasanın yükselişe geçmesi.”

Benzer bir bakış açısını Binance’in kurucusu ve CEO’su Changpeng Zhao da sunmuştu. Zhao, Bitcoin’de 2018 yılını geçmiş yıllardaki fiyat grafikleriyle karşılaştırarak kullanıcılara volatilitenin çok kaygılanacak bir şey olmadığının hatırlatmasını yapmıştı.

Consensus 2018: Blockchain’i Benimsemezseniz Yok Olacaksınız!

“Blockchain teknolojisini kesinlikle sınırları aşan bir devrim yapma potansiyeline sahip.” Bu sözler dünyanın en büyük gönderi hizmetleri şirketlerinden biri olan FedEx’in CEO’suna ait.

FedEx CEO’su Fred Smith Coindesk organizatörlüğünde düzenlenen Consensus 2018 etkinliğinde konuştu. Smith sözlerini yineledi ” Yıllardır devam eden operasyonlarımızı hızla dijitalleşen dünyada sürdürebilmemiz için Blockchain teknolojisini benimseyeceğiz.”

Smith, uluslararası lojistik ve taşımacılık endüstrisinin karşılaştığı en büyük sorunlardan birinin de yasaların uyuşmazlığı olduğunu belirtiyor. Çünkü ülkeler bu konuda farklı farklı yönetmeliklere ve standartlara sahip. Smith, Consensus 2018 konuşmasında şunları kaydetti:

Uluslararası gönderiler için “şeffaflık” yasal bir zorunluluktur. Blockchain teknolojisi, bilgiyi herkes için ulaşılabilir kılmak için mükemmel bir potansiyele sahip.

FedEx CEO’su Smith Blokchain teknolojisinin lojistik sektörüne getirebileceği yenilikler hakkında övgülerde bulundu. Fakat bu övgüler boş değil. FedEx bu yılın Şubat ayında endüstrideki diğer ortaklarıyla sektörde potansiyel Blockchain uygulamaları geliştirmek için bir çalışma başlattı.

FedEx aynı zamanda kendileri aracılığıyla gönderimde bulunan ve anlaşmazlığa düşen müşterilerinin sorunlarını çözmek için  dağınık defter teknolojilerinin kullanıldığı bir pilot program başlattı. Kargo devi FedEx, işlem kayıtlarını uzun yıllar saklamak için Blockchain teknolojisini kullanmak istiyor.

FedEx CIO’su Robert Carter ise aynı anda milyonlarca işlem gerçekleştirebilme kapasitesine erişmek için Blockchain teknolojisini nakliye endüstrisine entegre etmeyi arzuladıklarını belirtti. Carter şunları kaydetti:

Her gün 12 milyon adet kargo taşıyoruz. Yoğun olduğumuz dönemlerde bu iki katına çıkıyor. Blockchain teknolojisinin kesinlikle bu sektöre entegre edilebilir olduğuna inanıyoruz

Carter Consensus 2018’de panel sunucusundan gelen “Smith’i Blockchain teknolojisini kullanmaya nasıl ikna ettin”  sorusunu “Aslında o beni ikna etti” şeklinde yanıtladı. Carter:

Eğer yeni teknolojileri benimsemiyorsanız, kesinlikle yok olacaksanız. Nesnelerin interneti ve Blockchain teknolojisi gibi yeni teknolojileri kucaklamak istemiyorsan, belki de bundan vazgeçmelisin. Çünkü adım adım yok olmaya doğru gidiyorsun.


Kaynak: Coindesk

Amber Baldet: Blockchain, şu anda 1969’daki internet gibi

Amber Baldet bu ayın başlarında kendi girişimine başlamak için bankadan ayrılmadan önce JP Morgan’ın Blockchain girişimlerinin yüzüydü. Bankanın Blockchain biriminin eski başkanı Baldet, Blockchain ve kripto dünyası ile Wall Street arasındaki köprü olarak tanınıyordu. JPMorgan’da geçirdiği süre boyunca, Baldet, bankanın…

Amber Baldet bu ayın başlarında kendi girişimine başlamak için bankadan ayrılmadan önce JP Morgan’ın Blockchain girişimlerinin yüzüydü.

Bankanın Blockchain biriminin eski başkanı Baldet, Blockchain ve kripto dünyası ile Wall Street arasındaki köprü olarak tanınıyordu.

JPMorgan’da geçirdiği süre boyunca, Baldet, bankanın Blockchain platformu etrafında çaba gösteren kurumsal yatırım bankası Quorum’da çalıştı.

JP Morgan’dan ayrıldıktan sonra ne yapacağı konusununda açıklama yapmayan Baldet, Business Insider ile kriyeri, Blockchain teknolojisi ve gençlere yönelik tavsiyeleri hakkında konuştu.

Frank Chaparro: “Kripto dünyasında çok fazla abartma var. Ethereum‘un kurucusu Vitalik Buterin’in kripto pazarının 500 milyar doların üstünde olmasını hak ettiğini düşündüğü konusunda ilginç bir tweet’i var. Sence teknoloji bunda ne kadar etkili oldu?”

Amber Baldet: “Teknolojinin inanılmaz derecede etkili olacağını düşünüyorum bu yüzden her gün çalışıyorum. Birçok insanın Blockchain’i internetin 90’lı yıllarıyla kıyasladığını biliyorum. O zamanlar Netflix gibi bir şey hayal edemezdik. Bu yüzden burada durmak ve Blockchain’in işlevlerinin neler yapacağına bakmak imkansız. Blockchain şu anda 1969 yılındaki internet gibi görünüyor. Ancak bu Blockchain’in herhangi bir kullanımının olmadığı anlamına gelmez. Yalnızca bu ağların ne için kullanılabileceğinin tam kapsamının çok uzağındayız. Şu anda dağıtık depolama alanını kullanan birçok şirket var. Bu inovasyonların amacına ulaşmasını izlemek etkileyici olacak.”

Chaparro: “Eski Wall Street ile kripto siberpunk dünyalarının kesişiminde olmak zor mu?”

Baldet: “İşim hakkında yapmayı umduğum şey bu ayrımı yıkıyor. Eğer internet değerinde bir şey yapmak istiyorsak, kripto paralar, gerçek dünya varlıkları, izinsiz Blockchain’ler ve özel engeller mirasımız olacak.”

Chaparro: “Kariyerine kripto veya finansal hizmetlerde yeni başlayan genç insanlar için tavsiyeleriniz nelerdir?”

Baldet: “Bu cevap vermesi zor bir soru. Kendin olmak önemli. Kullanabileceğin özelliklerine yapışmanın önemli olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca dünya görüşünüzün kendinize has olduğundan emin olun, farklı olmak kötü değildir. Dünyanın sorunlarını çözen birbirinin aynı milyonlarca insana ihtiyacımız yok.”

IOTA ekibinin yetersizliğinden kullanıcılar toplamda 4 milyon dolar kaybetti.

Kripto para geliştiricileri geleceğe yön verebilmek için birbirleriyle yarışıyor. En çok ilgi çeken ve gelişmesi beklenen teknoloji tasarılarından bir tanesi de nesnelerin interneti (IoT) ve kripto parası IOTA olduğunu söyleyebiliriz.

IoT ana fikri basitçe neredeyse bütün nesnelerin internete bağlanması olarak tanımlanabilir. Örneğin internete bağlı buzdolabımız içerisindeki gıdaların bittiğini algılayıp bize bildirebilir veya marketten çevrimiçi sipariş verebilir. Ya da internete bağlı pencerelerimiz dışarıya baktığımızda bize hava tahminlerini gösterebilir. Böylece internete bağlı bütün nesneler birbirleriyle iletişim içinde hayatı kolaylaştırabilirler. IOTA’da bu tasarının içerisinde yer alabilecek bir para birimi olarak düşünüldü.

New York’ta yapılan teknoloji toplantılarında birçok kez IOTA’nın arkasındaki teknoloji ‘’Tangle’’ konuşuldu. Blockchain’siz Blockchain olarak tanımlanan Tangle Blockchain teknolojisinin geleceği olarak görülüyor. Tangle Blockchain’in ölçeklendirme, backlog, yüksek işlem ücreti ve yüksek enerji tüketimi sorunlarına çözüm olabilir.

IOTA kurucularından David Sonstebo:

‘’IOTA Blockchain teknolojisinin ötesine geçmiş ilk projedir. Madencilerden kurtulduk. Belki de en önemli konu; işlem ücretleri olmadan çalışabiliyor.’’

IOTA’nın 150 kişilik geliştirici ve şifre bilimci ekibi bulunuyor ancak özellikle güvenlikle alakalı bazı sorulara cevap veremiyorlar. Bir yandan uzmanlar IOTA’nın pratikte ne kadar etkili olduğunu sorgularken, diğer yandan araştırmacılar çeşitli güvenlik sorunlarını dile getiriyor. Buna rağmen IOTA’nın 3.7 milyar dolarlık piyasa değeri oldukça fazla görünüyor.

MIT İncelemesi

IOTA teknolojisine yönelik olumsuz eleştiriler MIT’nin Dijital Değerler Girişimi (DCI) tarafından yapılan araştırma sonucu ortaya çıktı. DCI IOTA projesinin ana kodlarının saldırıya açık olduğunu belirtti. Araştırmacılara göre IOTA geliştiricilerinin kullandığı P-Curl adı verilen güvenlik sağlayıcı hash fonksiyonu şifre bilimciler tarafından genellikle tercih edilmeyen ve kullanılması yasaklı bir fonksiyon. Ancak IOTA geliştiricileri bunu kasten seçtiklerini ve böylece kodun başkaları tarafından kopyalanmasını engellemeyi amaçladıklarını ifade ediyor. Yine de araştırmacılar açık kodlu bir programın herkes tarafından geliştirilebilmesi için kopyalanabilir olması gerektiğini savunuyor.

Şifre bilimci Prof. Matthew Green konuya dair şunu söyledi:

‘’IOTA geliştiricileri bana neden güvenlik için güvensiz bir hash fonksiyonu kullandıklarını açıklayamadılar.’’

Ayrıca IOTA kurucularından Sergei Ivancheglo Boston Üniversitesi’nden araştırmacıları IOTA sisteminin açığını ortaya koydukları için dava edeceklerini açıkladı. Financial Crypto 2018 konferansında Ivancheglo’nun çıkışı tartışma konusu oldu. Daha önceden de kripto para dünyasında buna benzer çıkışlar yaşanmıştı.

Bilişim araştırmacısı Sarah Azouvi konu hakkında şunları ifade etti:

‘’Bir kripto para kurucusunun araştırmacıları dava etmesi oldukça endişe verici. Araştırmacılar yaptıkları ölçümlerle sistemleri daha güvenilir hale getirmeye çalışıyor. Eğer buldukları hataları rapor etmeye korkarlarsa sonuçları felaket olabilir.’’

4 Milyon Dolarlık Açık

Herhangi bir IOTA kullanıcısı IOTA’nın hash fonksiyonu yüzünden henüz kripto parasını kaybetmedi. Ancak başka bir hatadan dolayı -bazılarına göre IOTA ekibinin yetersizliğinden- kullanıcılar toplamda 4 milyon dolar kaybetti.

IOTA’nın resmi cüzdanının seed generator (her işlem için farklı anahtar üretmeye yarayan sistem) özelliği yok. IOTA bu işlemi yapabilmek için güvenli internet sitelerinin listesini yayınlamasına rağmen bazı kullanıcılar listenin dışındaki siteleri kullandılar. Sonuç olarak oltaya geldiler ve kripto paraları çalındı. Sonstebo özel anahtarların üçüncü kişilerin eline kullanıcılar tarafından safça verildiğinde yapılacak bir şey olmadığını belirtti ve olayın oldukça talihsiz olduğunu dile getirdi.

IOTA kurucusunun vakayı kullanıcı hatasına bağlamasından sonra eleştirilerin ardı arkası kesilmedi. Lightning Network geliştiricilerinden Tadge Dryja, çok önemli olan seed generator özelliğinin sadece birkaç satır kod olduğunu, bu durumda kullanıcıları suçlamanın mantıksız olduğunu ifade etti. Bazı geliştiricilere göre şifreli programların rastgele anahtar sağlaması olmazsa olmaz bir özellik ve bu tarz önemli bir mevzunun kullanıcı seçimine bırakılmaması gerekiyor.

IOTA kurucuları eleştirilere birbirleriyle çelişen cevaplar verdi. Dominik Schiener kullanıcılar için şu anki sistemin ideal olmadığını ve bütün şifrelemeyi bir sistemde yapılması gerektiğini söyledi. Diğer yandan Sonstebo kullanıcının kendi rastgeleliğini yaratmasının bir özgürlük olduğunu ve kripto dünyasında güvenilecek kişilerin doğru seçilmesi gerektiğini belirtti.

IOTA yakın zamanda Trinity adı verdiği yeni bir cüzdanı kullanıma açacak. Tirinity’de rastgele adres üretme özelliği olacak ve cüzdan çeşitli güvenlik kontrollerinden geçirilip tamamen sağlamlaşması sağlanacak.

‘Özel’ Demek Kullanışlı Demek Değil

IOTA’nın bir diğer kendine has özelliği ise adresleme şeması. IOTA’nın bu özelliği kuantum bilgisayarlara karşı bile güvenli olabilecek şema olmasına rağmen adresin birden fazla kullanımı sonrasında oldukça savunmasız hale geldiği ileri sürülüyor. Bir reddit kullanıcısı bu şekilde hack’lendiğini ve 30 bin dolar kaybettiğini iddia ediyor. Bir güvenlik firması araştırıcısı Willem Pinckaers halka açık anahtar kullanılmasa bile adresleme sisteminde açık bulunabileceğini belirtti.

IOTA’ya yapılan birçok eleştirinin odağı IOTA’nın vaad ettiklerinin çok hırslı olması fakat beklentileri karşılayacak düzeyde gelişim gösterememesi. IOTA kendini ‘’izinsiz’’, ‘’ölçeklendirilebilir’’ olarak tanıtsa da bu terimleri ne kadar karşıladığı anlaşılamıyor. Örneğin IOTA biraz fazla merkezli sayılabilir, geliştirici ekibi protokol konusunda fazlaca söz sahibi. Geçmişte geliştiriciler IOTA kodundaki bir zayıflıktan dolayı bir anda trilyonlarca IOTA token’ini kullanıcılardan geri çekmişti. Sorun giderilince token’ler sahiplerine geri yollandı fakat akıllarda geliştirici ekibinin fazlaca güç sahibi olduğu soruları kaldı.

Sonstebo token’lerin geri çekildiğini onayladı. Ardından IOTA’nın şu anda yarı merkezli olduğunu ve yönetim node’una sahip olduğunu ifade etti. Aslında yönetim node’u olmadan IOTA onaylamaları yapılabiliyor ancak bu durumda işlemler yeterince güvenli olmuyor. Bu konu IOTA geliştiricilerinin üzerinde çalıştıkları önemli noktalardan.

Sonstebo sözlerini şöyle noktaladı:

‘’Bitcoin merkezsiz hale geldikçe IOTA’da merkezsiz hale gelecek. IOTA zamanla değişen ve gelişen tek proje değil. Bir gecede tam anlamıyla merkezsiz bir ağ yaratılamıyor. Yine de bir yerden başlamalıyız.’’

 


Kaynak: Coindesk

Çin elektrik işletmesinde Blockchain teknolojisini kullanacak

Çin elektrik işletmesinde Blockchain teknolojisini kullanacak. Çin devletine ait elektrik alanında tekel olan Çin Devlet Elektrik Şebekesi şirketi (State Grid Corporation) “Internet of Energy” projesini uygulamaya koymak için Blockchain teknolojisinden faydalanmayı düşünüyor.

Şirket, enerji verilerinin merkezi olmayan bir yapı ile paylaşma olanağını araştırıyor
Geçen yıl Kasım ayında Çin Devlet Fikri Mülkiyet Ofisine sunulan ve geçen hafta piyasaya sürülen bir patent başvurusunda, enerji devi, tüketicinin güç tüketimi gibi bilgileri depolayabildiği ve izleyebildiği bir Blockchain destekli sistemin teknik detaylarını ayrıntılı olarak açıkladı. Şirket, bir tüketicinin enerji harcamasını takip ederek toplanan verilerin merkezi olmayan bir yapı ile paylaşma olanağını araştırmaya çalışıyor.

Projenin arkasındaki fikir, Internet of Things ile benzerlik göstermekte
Patent başvurusuna göre “Internet of Energy” kullanımın arkasındaki fikir “Internet of Things” (nesnelerin interneti) ile benzerlik göstermekte. Bu da, web-etkin cihazlarda veri takibini kolaylaştırmak için elektrik tüketimi ve üretimi ile ilgili daha fazla bilgiyi internete entegre etmek demek.

Merkezi bir sistemde, operasyonel maliyetler ve güvenlik ihlali yüksek
Şirket, böyle bir sistemin merkezileştirilmesinin, büyük miktarda veriyi işlemede daha yüksek operasyonel maliyetlere yol açabileceğini ve ayrıca daha yüksek güvenlik ihlali riski yaratabileceğini açıkladı. Bu nedenle Şirket, yeni oluşturulan verileri merkeziyetsiz bir sisteme geçirebilen ve sonuçları kurcalamaya karşı korumalı bir Blockchain üzerinde saklayan merkezi olmayan bir sistem önermekte.

Çin elektrik işletmesinde Blockchain teknolojisini kullanarak yeni projelere kapı aralıyor
Patent başvurusu yapı olarak Bitcoin’in temel mekanizmasındaki orijinal Blockchain mekaniklerine sahip. Çin hükumetinin sahip olduğu bir şirketin böylesine bir girişimde bulunması Blockchain teknolojisinin birçok farklı işletmede potansiyel olarak benimsenebileceğini göstermekte.

Çinli petrokimya devi Sinochem Blockchain teknolojisini kullanıyor
Daha önce, Çinli petrokimya devi Sinochem Group, Quanzhou’dan Singapur’a yapılan benzin ihracatının takibinde Blockchain teknolojisi kullandığını belirttik. Buna ek olarak, devlete ait dört ticari bankadan biri olan China Bank of China, Blockchain’in en önemli sorunlarından biri olan ölçeklendirme sorunun da çözümü için bir patent başvurusunda bulundu.


Coindesk