Kripto Para Platformu tarafından yazılmış tüm yazılar

Western Union Para Transferlerinde Ripple’ı Kullanacağını Onayladı

Bilindiği gibi kripto paralar, geleneksel para transferlerini değiştirecek güce sahip. Kripto paralar ile  internetin olduğu her yerde, dakikalar içerisinde, haftasonu veya bayram ya da tatil gözetmeksizin, düşük maliyetlerle para transferlerinin gerçekleştirilebilme potansiyeli, global para transfer şirketlerinin dikkatini çekmeye devam ediyor. Dünya genelinde para transferi yapılabilmesini sağlayan en geniş ağlardan biri olan Western Union, Ripple kullanarak para transferi gerçekleştirmek için test aşamasına başladı.

167 yıl önce, dünyanın ilk telgraf şirketi olarak kurulan Western Union CTO’su Sheri Rhodes, konuyla ilgili Yahoo Finance’a yaptığı açıklamada, firmanın Blockchain teknolojisiyle çeşitli nedenlerle ilgilendiğini söyledi ve ekledi:

“İşimiz için olası blockchain uygulamalarını araştırmaya devam ediyoruz ve özellikle Ripple ile bazı testler yapıyoruz. Genel olarak Blockchain teknolojisinin, işlem yapma ve çözümleme, işletme sermayesi optimizasyonu ve dijital kimlik gibi avantajlı alanlarına bakıyoruz. Bugün iyi çalışan güçlü bir platforma ve sisteme sahibiz. Ancak bu teknolojinin geleneksel para transferlerinin maliyetlerini azaltma potansiyelini ve müşteri deneyimini geliştirip geliştirmeyeceğini araştırmaya devam ediyoruz”

CCN’in haberine göre, Western Union, Çarşamba günü ortaklık konusundaki söylentilerini doğruladı. Test aşamasıyla ilgili ayrıntılar ise hala gizemini korumakta.

Western Union, dünya genelinde Ripple’ı test eden beşinci önemli firma. Hatırlanacağı üzere, bu beş şirketten biri de diğer para transfer devi MoneyGram’dı. Western Union ve MoneyGram gibi mali hizmetlerdeki en büyük isimlerin kripto paraları kullanmak istemesi, dünyadaki tüm bankalar için bir güven oluşturabilir.

Kaynak: CCN.com

Llew Claasen: ”Bitcoin 40 bin dolara varacak.”

Bitcoin Vakfı Direktörü Llew Claasen, Bitcoin fiyatının 2018 yılının sonuna kadar 40 bin dolara ulaşacağını, diğer tüm kripto paraların ise % 90’ının başarısızlığa uğrayacağını öngördü.

Claasen, Startup Grind Konferansı’nda, başarısızlığın, yatırımcıların daha sonra sahtekarlıklar haline gelen kripto paralara yatırım yapmada çok fazla risk almaları nedeniyle ortaya çıkacağını söyledi.

2018 yılında, Bitconnect‘in davası da dahil olmak üzere, beş ana ICO ve kripto para dolandırıcılığı keşfedildi.

Llew Claasen sektörün gelişeceğine inanıyor

Claasen, Business Insider’a yaptığı konuşmada, kripto para topluluğunun bu talihsiz olaylardan ders çıkaracağından ve gelecekte bunları önleyebileceğinden emin. Claasen, yatırımcıların daha dikkatli davrandıklarına inanıyor.

Claasen’in açıkladığına göre Bitcoin, 2018 yılı boyunca kademeli olarak 40 bin dolarlık değere yükselmeyecek. Bunun yerine, önceki üç ay gibi aynı iniş çıkışlarla devam edecek ardından üç ila altı ay arasında zıplayacak. Böylelikle bu değere yükselecek.

Salı günü, Ripple CEO’su Brad Garlinghouse da sanal para birimlerinin çoğunun büyük olasılıkla sıfıra gideceğini belirtmişti.

Cointelegraph

Blockchain’in İnsan Haklarına Katkısı

Blockchain aslında Bitcoin ve Ethereum gibi kripto para birimlerinin oluşmasını sağlayan bir teknoloji olarak hayatımıza girmiş olsa da bir finans aracı olmaktan çok daha fazlası olma yönünde bir hayli yol kat etti.

Ancak Blockchain ile ilgili bizi zorlayacak olan asıl şey, muhasebesel bir defter hizmeti olarak işlem görmesine rağmen, şeffaflığının az, sansüre dayalı ve rüşvet yemez bir sistemle ilerliyor olması.

Mali, siyasi ve kurumsal yolsuzluklarla mücadele konusunda toplumsal bir değer yaratıyor olması, insan haklarına da büyük katkı sağlayacağının işaretidir. Bu anlamda Blockchain’in, insan hakları alanında yaratabileceği potansiyel üzerine çoktan çalışmalara başlandı.

Bu konu özellikle, aşağıda belirttiğimiz alanlarda yaşanan gelişmelerle örneklendirilebilir:

1. Mülteci Krizinin Çözümüne Katkıda Bulunması

Bu yıl, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Örgütü 10,000’den fazla Suriyeli mülteciye kriptografi temelli şifreli kartlar gönderdi. Kartlara yüklenmiş şekilde şifreli olarak kişilere özel gıda yardımı tanımlandı. Bu platform sayesinde binlerce mültecinin kriptografiyi kullanarak yiyecek yardımı almaları sağlandı.

BM Mülteci Komisyonu Üyesi Antonio Guterres’e göre, 2014 yılındaki Suriye krizi, çağımızın “acil insani yardım” kapsamındaki en büyük felaketi oldu. Bugün hala mülteci krizi küresel bazda büyümeye devam ediyor. Bu alana yoğun bir şekilde yatırım yapan yardım kuruluşları ile birlikte birçok ülke çözüm üretmek adına her gün çalışmaktalar.

Kriptografinin mülteci sorunuyla bağlantısı, yardım kartlarına doğrudan ve ilk elden erişim konusuyla sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda onları uluslararası mülteci krizini çözmeye yönelik diyaloğa dahil etme hususunda da büyük bir adım atmış oluyor.

2. Dünya Çapında Yoksul Kesime Destek Olması

Mültecilere finansal yardım dağıtmak için kullanılan blockchain platformu, dünya genelinde yoksulluğu yok etmek için de çalışmalar yapmaktadır. Banka hesapları olmayan insanlar için blockchain, bir banka görevi görebilir. Mesela akıllı telefona erişim yapılan her yerde paraya da erişilebilir.

Buna ek olarak blockchain merkezi olmayan bir sistemdir. Merkezi sistemlerde olan kesintiler ve transfer ücretleri ya hiç olmaz ya da çok daha düşüktür. Kesintiler ve transfer ücretleri, uluslararası sosyo-ekonomik yapıyı kötü yönde etkiler. Çünkü gelişmekte olan ülkeler ve yatırımcılar için, dünyanın başka bir ucundaki bölgeye erişimde havale ücretleri engel teşkil eder.

Ayrıca yurt dışındaki aile üyelerine para gönderenler için de bir külfet yaratmaktadır. Ekonomi Analiz Bürosuna göre, geçen yıl Sahra güneyindeki Afrika ülkelerine para transfer maliyeti 30 milyar doları aştı. ABD dışındaki tüm transferlerin yıllık maliyeti ise 50 milyar doların üzerinde. Afrika ve diğer tüm ülkelere kripto para transfer işlemini yapan bir platform olan Bitpesa, blockchain’in özgür ekonomik hareket yaratma potansiyeline iyi bir örnek olacaktır.

Afrika’nın para göndermek için en pahalı kıta olduğunu düşünürsek bu gelişme son derece umut vericidir. Bu teknoloji küresel yoksulluğu azaltmada iki büyük değişkenle kendini var ediyor. Birincisi, göçmenler, geride kalan ailelerine para yollamak istediklerinde işleri kolaylaşır. İkincisi ise ulaşılması zor olan ülkelere ulaşmayı mümkün kılar. Bu durum başlı başına yoksulluğu azaltıcı bir potansiyel teşkil eder.

3. Seçmen Sahtekarlığını Önlemek

2016 yılındaki ABD seçimlerinden sonra siber güvenlik ve seçmen dolandırıcılığı konusu özellikle gündeme taşındı. Ancak 2016 yılında yaşanan bu gelişme, maalesef seçmen meşruiyeti sorununun ilk kez yaşandığı anlamına gelmiyor.

Seçmen dolandırıcılığı, üretken ve hesap verebilir demokrasi kavramı açısından çok kritik bir alan. Blockchain sistemi sahtekarlık yapılamayan bir elektronik oylama sistemi oluşturma yetisine sahip. Bu sistem seçmen kaydı esnasında sistemi güvence altına alabilir ve seçmen kayıtlarını sayabilir. Buna ek olarak oyların sonradan tahrif edilemeyecek şekilde işlem altına alınmasını garantileyebilir.

Tüm bunlara ek olarak blockchain kripto para birimlerinde devlet muhasebecisi gibi bir işlevle soygunculara karşı kalıcı ve kamuya açık bir oy sistemini birleştirebilir. Dünya genelinde daha eşit ve daha demokratik seçimlerin potansiyelini artırmak hepimiz açısından gelecek vaat ediyor. ABD’de “Oyumu Takip Ediyorum” adlı buna benzer bir çalışma çoktan başladı bile.

4. Devletin Verimliliğini Artırmak

Blockchain devletlerin kamu yararı, sağlık ve eğitim gibi sosyal alanlardaki işlevselliğini etkileyecektir. Örneğin, devletlerin süreçleri, yavaş, anlaşılması zor veya suistimale açık olabilmektedir. Blok zinciri, devletlerin her anlamda daha hızlı, daha verimli ve aktif olmasına imkan verebilir.

Dünya genelinde hastanelerde kullanılan modası geçmiş teknoloji ile hasta kayıtları ve tıbbi hastalıklar konusundaki işlemler gereksiz yük olabilmektedir. MedRec, sağlık alanında blockchain’in katkısına çok güzel bir örnektir. MIT Medya laboratuvarlarında kimlik doğrulama, gizlilik, hesap verebilirlik ve veri paylaşımı alanlarını yönetmek için blockchain kullanılmaktadır..

Blockchain ne teknoloji alanında ne de endüstriyel anlamda henüz tam anlamıyla bir yer edinmiş değil. Kurulu ve kanıtlanmış çözümlerden çok daha uzakta, hala gelişim aşamasında. Ancak insan haklarının en savunmasız alanları olan, yolsuzluk, mali eşitsizlik ve bilgiye erişim gibi konulara çözüm önerisi getirmesi umut verici. Şeffaflık üzerine uluslararası bir emsal oluşturarak -yakın zamanda standartları yükseltmesini de umuyoruz- teknolojik anlamdaki insan hakları açığının kapatılmasına katkıda bulunuyor.

Blockchain’in başlı başına bir unsur olarak, kişisel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi ve yoksulluğun giderilmesine ilaç olmasını beklemek haksızlık olsa da, bir teknoloji unsuru olarak kendisinden beklenemeyecek derecede katkı sunması bakımından takdirimizi almayı çoktan başardı.

Kaynak: Forbes

Bitcoin Tekrar Yükseliş Trendine mi Geçti?

Bitcoin Tekrar Yükseliş Trendine mi Geçti? Bitcoin’in en yakın rakipleri hangi kripto paralar? Ethereum ve Ripple hakkında bilinmesi gerekenler? İsmail Hakkı Polat BusinessHT Teknoloji’de yorumluyor..

Dubai, Kripto Para Firmalarına Lisans Vermeye Başladı

Kişilerden ve kurumlardan gelir vergisi almayan Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki en büyük ekonomi bölgesi, kripto para ticareti yapan firmalara lisanlar vermeye başladı. İlk lisans ise kısa bir süre önce, kripto para hizmetleri sunan bir altın tüccarına verildi.

Cazip Kripto Para İşletmeleri

2002 yılında Dubai’de emtia ticaret akışını arttırmak için, Dubai Çoklu Emtialar Merkezi (DMCC) kuruldu. Ardından DMCC Serbest Bölgesi, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki en büyük ve en hızlı büyüyen serbest ekonomi bölgesi haline geldi.

Ekonomi bölgesinin web sitesinde, “Dubai’yi global emtia ticareti için tercih edilen bir yer yapmak ve DMCC’yi dünyanın bir numaralı serbest bölgesi olarak konumlandırmaya devam etmek için çeşitli yollar deniyoruz.” ifadeleri yer alıyor. Ayrıca günümüzde 14.100’den fazla çok uluslu şirket ve girişimci DMCC’yi evleri olarak görüyor ve yaklaşık 90.000 kişi orada hem çalışıyor hem yaşıyor.

Thomson Reuters Zawya’nın Pazartesi günü yaptığı açıklamaya göre Merkez, kripto para ticareti yapan firmaların, serbest bölgede faaliyet göstermelerine izin vermek için lisans vermeye başladı.

DMCC emtia yöneticisi Sanjeev Dutta; atılan bu adımla, kripto para birimlerinin düzenlenmemiş piyasasının “rahatlatıldığını” söyledi. Bölgede kurulacak firmalardan bahsederken “duruma göre”ilkesinin temel alınacağına özellikle değinen Dutta şunları ekliyor;

Benim için önemli olan, bu durumu yenilik stratejimizin bir parçası olarak hala değerlendirmekte olduğumuz gerçeğidir. Bu durum için hayır diyemiyoruz ama evet de diyemiyoruz. Fakat öğreniyoruz. Böylece karar verme zamanı geldiğinde bir adım önde olacağız.

Emtia Olarak Kripto Para Birimleri

DMCC, Dubai Akıllı Şehir projesi olarak başlayan ve bugün 46 üyeye ulaşmış olan Global Blockchain Konseyi’nin üyesidir. Merkezin yenilik yöneticisi Franco Bosoni, kripto paraları emtia olarak sınıflandırmaya yönelik küresel bir uzlaşmanın ortaya çıkmakta olduğunu açıkladı;

DMCC’nin görüşü, kripto paraların, bir emtia sınavı verdiği yönünde. Kripto paralar, arz ve talebe göre fiyatlandırılırlar, üretilirler ve dünya çapında tek bir kalitede satılırlar. Ayrıca ürünler arasında ayırt edilemezler.

İlk Lisans Verildi

Serbest Bölge ilk lisansı, ABD, Kanada ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde ofisleri olan, altın ticareti ve depolama işiyle uğraşan Regal Assets’e verdi. Şirket geçtiğimiz yılın sonunda ürün çizgisine kripto paraları eklemişti.

Bloomberg’e göre, Regal RA DMCC, Ortadoğu’da kripto para ticaretine izin veren lisansı almak için kurulan ilk şirket oldu. DMCC’nin haber merkezine yaptığı açıklamaya göre şirket, Dubai’deki Almas Tower’da bulunan kasa dairelerinde Bitcoin, Ethereum ve diğer kripto para birimlerinin depolanmasını sağlayacak.