Kategori arşivi: Ico

ICO Dolandırıcılığa Maruz Kalmamak İçin Ne Yapmalısınız?

Kripto para birimlerinin ve ICO’ların, son dönemlerde herkes tarafından ilgi görmeye başlanması, İnsanların bilgi yetersizliğinden faydalanıp, katılımcıları aldatmak isteyen bir çok dolandırıcıya davetiye çıkarıyor. Dolandırıcıların gözdesi haline gelen kripto piyasasında kurulan tuzakları ve bu tuzaklardan yatırımcıların kendilerini nasıl koruyabileceklerini bilmeleri gerekiyor.

Dolandırıcıların sıklıkla kullandığı kanalların başında Telgraf / e-mail yolu gelmektedir. ICO yapan hemen hemen bütün şirketler, önemli bir bilgi ortamı olan Telegram’da gruplarını kurmuşlardır. Telegram vasıtasıyla şirketlerin çalışanlarıyla iletişim kurulabilir (bunlar “Telgraf grubunun yöneticileri” ve kendi adının yanında “admin” etiketi ile açıkça gösterilir) veya diğer token alıcılarıyla sohbet edebilirsiniz.

Bu gruplarda erişim filtrelenmez. Bu yüzden dolandırıcılar, yöneticiler gibi taklit edip kişisel mesaj vasıtasıyla sizinle iletişime geçerek, para veya coin gönderme isteğiyle kendi cüzdan adreslerini gönderebilirler. Bazen de, resmi cüzdanın kapalı olduğunu veya verdikleri cüzdan adresi kullanıldığında özel bir bonus kazanılacağını iddia ederler. Bunun devamında ise,  e-mail adresinize sahte e-posta göndererek, aynı türde istek ve sahte fırsatlar talep edebilirler.

Dolandırıcılığa maruz kalmamak için ne yapmalısınız?

İlk olarak, ödeme için şirketin sadece resmi cüzdanını kullanın. Bunlar her zaman şirketlerin web sitesinden kolayca bulunabilir. Genellikle şirketlerin başka cüzdanları  ve cüzdan kullanımı için herhangi bir ikramiyeleri de yoktur.

İkinci yapmanız gereken şey ise, bir şirketin e-mail adresinden gelmiş gibi görünseler dahi, e-mail isteklerine her zaman dikkat edin. Bir e-mail’i sahte gönderici adresi kullanarak iletmek oldukça kolaydır (buna “e-mail sızdırma” adı verilir). Eğer resmi bir yönetici ile irtibat kurduğunuzdan eminseniz, asla Telegram’da e-mail adresinizi göndermeyin. Gerçek yöneticileri adının yanında “admin” ibaresinden tanıyabilirsiniz. Bu ibare yalnızca grupta görülebilir. Yani özel bir sohbette görünmez. Dolandırıcılar genellikle yöneticilerin, aynı adını sadece ufak değişiklikler yaparak kullanır. Örneğin, büyük “L” yerine “I” yazarak kullanıcı adı alırlar. Ayrıca çoğunlukla benzer bir profil fotoğrafı da kullanırlar.

Unutmamak gerekir ki, her ICO için yalnızca bir tane resmi Telegram grubu vardır. Gerçek linkler ICO’nun web sitesinden bulunabilir. Bu resmi grupların dışında kalanlar sahtedir ve uzak durmakta fayda vardır.

Bütün bunlara ek olarak dolandırıcılar insanları kandırmak için her türlü yola başvuruyorlar. Örneğin, Google, Facebook ve web siteleri üzerinden, devam eden ICO’yu duyuran reklam bile yapıyorlar. Bu reklamlar aracılığıyla sahte web sitelerine bağlanılıyor. Bu sitelerin çoğunda, bağlantıların sonlarında (.in, .pw, .id, vb.) gibi uzantılar görebilirsiniz.  Bu sahte siteler üzerinden kendi kullanıcı adınız ve şifreniz ile giriş yaparsanız, şifreniz dolandırıcıların eline geçecektir. Bu durumdan korunmak için ICO’nun gerçek web sitesine bağlandığınızdan emin olun. Çoğu zaman gerçek siteler , .com ile biter.  Ayrıca https yazması da güvenli bir bağlantı için önemli bir işarettir.

Tüm bunlara rağmen hala emin değilseniz Telegram grubunda şirketin bir yöneticisiyle iletişime rahatlıkla geçebilirsiniz.

Yukarda bahsi gecen her şey ICO’lara güvenle katılma yollarıdır. Herkese dollandırıcılardan uzak ve kazançlı ICO’lar diliyoruz.

Kaynak: CCN.com

Bu 5 ICO 2018 ‘in En Çok Kazandıranı Olabilir !

Kripto para piyasası zaman zaman resesyona girse de, piyasaya adım atan ICO’lar yatırımcılar açısından kazanç kapısı olmaya devam ediyor.

Ayağı yere basan bir ICO, yatırımcısını zengin edebilir. Mesela Ethereum’u ele alalım. Blockchain platformu yeni kripto para projelerinin neredeyse tamamı tarafından kullanılan ethereum, ICO’sundan beri yatırımcısına aşağı yukarı %2300 kazandırdı. Bu, hem geleneksel piyasada hem de kripto para piyasasında ulaşılması imkansıza yakın bir değer.

Ethereum ICO’suna 100 dolar yatırım yapan biri kripto paranın şimdiki değeriyle güzel bir spor araba alabilir. 1000 dolarlık yatırım ise para havuzunda yüzmeye fazlasıyla yetecektir. NXT de aynı şekilde yatırımcısına büyük bir kazanç getiren kripto paralardan biriydi. NXT ICO’suna yapılan 1000 dolarlık yatırım daha sonra 8 milyon dolara çıkacaktı.

Tüm bunlara rağmen fırsatlar kaçmış değil. 2018’in çok kazandıracak ICO’larını sizin için derledik..

TON [Telegram]

TON, yani Telegram Open Network. Yani, Telegram Açık Ağı. TON tüm kripto paraların ortak problemlerine çözüm getirme amaçlı geliştirildi. Ana fikir oldukça basit: Blockchain’lere ortak bir altyapı sağlandığında daha kolay erişilebilirler. TON’un sacayakları ise şunlar:

  • Hız ve ölçeklenebilirlik
  • Kullanımı kolay arayüz
  • Geniş kullanıcı tabanı

TON, kripto para yatırımcılarının aşina olduğu Telegram uygulamasına entegre edilecek. Yani proje ekibinin aylık 200 milyon kullanıcıya doğrudan erişim şansı var. Al sat imkanı dışında TON’un depolama ve otomatik işlemlerde kullanılabileceği konuşuluyor.

Kazandırma potansiyeli

TON’un en büyük kozu kullanıcı tabanı. Entegrasyon başarılı geçer ve Telegram’daki özellikler güvenli kişisel cüzdanla harmanlanırsa proje başarılı olabilir. Ek olarak TON dünyanın en çok kullanılan kripto parası olur. Telegram rüştünü çoktan ispatlamış bir marka ve kendi alanının öncülerinden biri. Projenin şimdiden büyük ilgi toplaması da yatırıma değer sebeplerden.

Madalyonun diğer yüzü: Risk

İlk olarak yoğun ilginin her zaman iyi bir şey olmadığını açıkça ifade etmemiz gerekiyor. Fikir kulağa hoş gelse de, proje ekibine büyük bir iş düşüyor. Mesajlaşma uygulaması geliştirmeyle blockchain’i her telefona getirerek internette devrim yapmak farklı şeyler.

KODAK

Bu yazıyı okuyanların neredeyse hepsinin Kodak tecrübesi vardır. Fotoğraf denince akla gelen ilk markalardan Kodak bu yıl düzenleyeceği ICO’yla KODAKCoin’leri satışa çıkaracak.

KODAKCoin, blockchain kullanarak fotoğrafçıların dijital haklarını koruma amacıyla geliştirildi. Ana fikir: Dijital fotoğraflar sahibinin bilgisini taşıyacak ve tamamen izlenebilir olacak. Özellikle fotoğrafçıların buna ilgi duyacağı aşikar.

Kazandırma potansiyeli

Yukarıda da belirttiğimiz üzere Kodak’ı tüm dünya tanıyor. Fotoğrafçılık denince akla hemen Kodak geliyor. Bununla birlikte blockchain mülkiyet haklarının takip edilmesinde en iyi yöntem olabilir. Kodak’ın yaptığı da buna bir örnek teşkil ediyor. Bu noktada şu soruyu sormakta fayda var: Fütüristik ve internete bağlı dijital kameralarla dolu bir dünya fikri size de heyecan verici geliyor mu?

Madalyonun öbür yüzü: Risk

Her ne kadar Kodak markası güven verse de, şirketin dijital alanda pek de başarılı bir geçmişe sahip olmadığını not etmekte fayda var. Şirketin önce bunu kabul etmesi gerekiyor. Bunun haricinde bir nokta dikkat çekiyor: Dijital hakların takip edilmesi fikri kulağa hol gelse de, dayatma politikası uygulamak herkesin hoşuna gitmeyebilir. Bir diğer deyişle, fotoğraflarının hakları konusunda herkes Kodak kadar kaygılı olmayabilir.

Cointed

Şirket başta Avusturya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde Crypto ATM’si kurdu. Geliştirilen CTD token’i ATM’lerde kullanılıyor. İşlem ücretlerinin düşük olması sebebiyle Cointed yaygın bir şekilde kullanıma oldukça uygun. ATM’lerde kripto – itibari para değişimi yapmak mümkün.

Cointed kripto paraların tüm dünyada tanınmasına önayak olabilir. Yatırımcıların yanı sıra sıradan kullanıcılar da Cointed ATM’leri sayesinde kripto paralara ilgi duyabilir. Kripto para kullanımının kredi kartı kullanmaktan farksız olabileceğini hiç düşündünüz mü?

Kazandırma potansiyeli

Cointed halihazırda faaliyet gösteren bir şirket, ATM’leri de öyle. Üstelik şirket bankacılık lisansı almaya çalışıyor; ilerisi için gayet olumlu bir sinyal. Öte yandan kripto paralarla işlem yapmak oldukça pahalı bir hale geldi. Cointed bu sorunu ortadan kaldırır ve kriptoları “gerçek” dünyayla buluşturursa kripto para dünyası seviye atlayabilir.

Madalyonun diğer yüzü: Risk

Proje her ne kadar inovatif ve zamanın ilerisinde olsa da, devletler ve bankalar o kadar da inovatif değil. Ne özel bankalar ne de merkez bankaları merkezsiz para ATM’lerinin benzin istasyonları misali her yerde ve herkesin kullanımına açık olmasını istemeyecektir. Bu yüzden devletler ATM’ler için bazı kısıtlamalar getirebilir.

ATF

Rus AgroTech Farming hidroponik (topraksız) tarım aletleri üretiminde uzmanlaşmış bir şirket. Şirketin geliştirdiği özel bir cihazla hiçbir ön bilgiye sahip olmadan ve hiçbir çaba göstermeden kapalı alanda sebze yetiştirilebiliyor. ATF homegrower isimli alet bir uygulamayla kontrol ediliyor.

ATF token’inin iki temel kullanım alanı bulunuyor. Bunların ilki tarım aletlerinin satın alımı ve gönderiminde sağlanan indirim. İkincisi ise hem profesyonel hem de yeni yatırımcılara yönelik: Token’ler hisseye çevrilebiliyor.

Kazandırma potansiyeli

Her şeyden önce hem şirket hem de geliştirdiği ürün işler durumda. Bir diğer ifadeyle proje ekibi hayalperestlerden değil, işinde ciddi insanlardan oluşuyor. Bunun yanı sıra şirketin atılmak istediği ABD ve Kanada pazarında yeterli miktarda organik sebze ve yasal yeşil reçeteli ilaç üretilmiyor. Bu da ATF homegrowner’ın ve ATF token’inin bu ülkelerde büyük talep görmesine sebep olabilir. Diğer ülkelerde de organik tarıma duyulan ihtiyaç token’i ve ürünü zirveye taşıyabilir.

Madalyonun diğer yüzü: Risk

ATF homegrowner bazı kişilere gereğinden fazla fütüristik gelebilir ve bir bilim kurgu romanını andırabilir. Zira alete sahip olan herkes evinde tarım yapabilecek. Öte yandan aletin fiyatının pek de ucuz olduğu söylenemez.

Envion

Envion’un geliştirdiği ürün güneş enerjisini, yüksek teknoloji madenciliğini ve küresel bir topluluğu kombin ediyor. Sistemde her şey elektrik fiyatlarına bağlı. Örneğin güneş enerjisi santralleri talep edilen miktardan fazla üretim yaptı. Bu durumda fiyat düşüyor.

Proje kapsamında ucuz elektrik kullanan mobil madencilik cihazları dağıtılacak. Böylece hem kullanılır ısı üretilecek hem de kripto madenciliği yapılacak. Envion bunun yanı sıra madencilerin bağlanacağı bir blockchain ağı kurdu.

Kazandırma potansiyeli

Projeyle birlikte elektrik fiyatları ve çevresel etki gibi kripto para dünyasının büyük sorunlarının tamamen ortadan kalkacağı düşünülüyor. Hepimiz bitcoin madenciliğinin dünyaya büyük zarar verdiğini ve oldukça pahalı olduğunu biliyoruz. Bunun çözümü ise basit: Envion ve artan güneş enerjisiyle yapılan madencilik fikri. Blockchain bir nevi madenciliğin kolay bir şekilde yapılmasında kullanılacak ve bunun iyi bir kazanç getirme potansiyeli yüksek. Envion madencilik topluluğu ise bir yazılım aracılığıyla birbirine bağlanacak. Böylece proje oldukça sağlam temeller üzerine oturacak.

Madalyonun diğer yüzü: Risk

EVN token’i edinmek görece zor. Diğer token’lerin aksine, EVN almak için kişisel veriler ve bazı belgeler şart. Bir diğer sorun da kargo ve üretim masraflarının fazla oluşu. Sonunda kazanç potansiyeli yüksek olsa da, başlangıçta belli bir birikim gerekebilir.

Alıntı: Medium

Kripto Para Piyasasında 2018 Yılı için Umutlar Artıyor

2017 yılının sonlarında tarihi zirvesine şahitlik etsek de yeni yıl yatırımcılarının beklentilerini karşılamadı. Fakat uzmanlar 2018’in başarılı ICO’lar sayesinde mükemmel bir yıl olacağını tahmin ediyor.

Uzmanlar, yatırımcıların yüzünün gülmesini sağlayacak üç nedene dikkat çekiyor ;

1- Başarılı ICO’lar

Başarıya ulaşmış ICO’lar Bitcoin’in yeniden formuna kavuşmasında önemli rol oynayacaklar. Fakat bir çok başarısız ICO da yatırımcıların güven kaybetmesindeki en büyük etken.

2- Umut vadeden projeler

Bununla birlikte yeni umut vadeden ICO’lar Ethereum’a olan talebi arttıracak böylelikle dijital para birimlerine olan talep artacaktır.

3- Kurumsal Yatırımcılar

Bu yıl kurumsal müşteriler tarafından piyasaya 10 ila 12 milyar dolar arası yatırım yapılması bekleniyor. Şu an ne kadar az gözükse de bu miktar geçen seneki toplam sermayenin iki katı daha değerli olduğu için Bitcoin burada karlı bir yatırım haline geliyor.

Olumsuz Sebepler;

Kripto para piyasasını hiç takip etmezseniz piyasayı çevreleyen düzenlemelerden haberinizin olmaması çok normal. Sadece bununla kalmayıp bazı ülkeler çok daha katı kurallar getirerek dijital paraların önünü kesmeyi denediler. Fakat yatırımcının Bitcoin ve diğer kripto paralara olan güveni sayesinde gelen düzenlemeler yatırımcının ilgisini pek çekmedi.

Ayrıca istikrar kazanmak için yasal düzenlemelerin olması çok önemlidir. Bu nedenle yasal düzenlemeler yatırımcılar ve şirketlere uzun vadece kazanç sağlayacaktır.

Şunu da belirtmek isterim ki Japonya, ABD ve Güney Kore bir süredir Bitcoin ve Altcoin’ler aleyhinde katı kurallar hazırlayan az sayıdaki ülkeler arasındadır.

Kaynak: Cryptodaily

İsviçre’den ICO Hamlesi

İsviçre Mali Piyasalar Denetleme Kurumu (FINMA) geçtiğimiz günlerde ICO’ların düzenlenmesiyle ilgili bir dizi yeni kuralın yürürlüğe konacağını açıkladı. Bu kurallar mevcut mali piyasanın mevzuatına entegre edilecek.

FINMA CEO’su Mark Branson bu yeni kuralları, blockchain teknolojisinin ülke pazarına başarılı bir şekilde girebilmesi için uygulanan bir yöntem olarak gördüğünü ifade etti. Ayrıca Branson blockchain şirketlerinin düzenleyici sistemlerden kaçamayacaklarını da ifadelerine ekledi.

Branson tarafından bu konuya ilişkin yapılan açıklamalar şu şekilde:

“ICO projelerini ve soruşturmaları idare edebilmek için uyguladığımız dengeli yaklaşım meşru girişimcilerin düzenleyici sisteme uyabilmelerine olanak tanıyor. Böylece girişimciler projelerini, finansal sistemin bütünlüğünü ve yatırımcıları koruyan yasalarımıza uygun bir biçimde başlatabiliyorlar.”

FINMA tarafından yapılan basın açıklamasına göre bu yeni kuralların uygulanmasının  nedenlerinden birisi, İsviçre sınırlarında gerçekleşen ICO sayılarında gözlenen artış. Buna ek olarak, ICO’ların ne derecede ya da nasıl düzenlenmeleri gerektiği konusunda bir netliğin bulunmamasının da bu kurallara olan ihtiyacı artırdığını söyleyebiliriz.

FINMA basın açıklamasında bu konuya ilişkin şu ifadelere yer veriyor:

“Dinamik piyasa ve yüksek seviyedeki talep göz önünde bulundurulduğunda şeffaflığın oluşturulması bu noktada büyük bir önem arz ediyor.”

Üstelik FINMA ülke sınırlarında ICO’ların idare edilmesine yönelik belirli bir düzenlemenin ya da “uygun bir yasal doktrinin” bulunmadığına dikkatleri çekti.

Gelecekte düzenlenecek ICO’lara değer biçmek ve bunların düzenlemeleri için hangi yasaların uygulanacağını tespit etmek için FINMA, ICO’larda sunulan token’leri üç kategoriye ayıracaklarını belirtti. Bunlar; ödeme token’leri, kullanım token’leri ve varlık token’leri olarak bildirildi.

İsviçre’deki durumun böyle olmasına karşın ICO’ların küresel bazda düzenlenmelerinin kolay bir süreç olmadığı söylemek mümkün. Çin’in 2017 yılında ülkede ICO gerçekleştirilmesini yasaklaması bunu destekler nitelikte. Öte yandan Singapur ve Avustralya gibi ülkeler de mevcut mevzuata paralel ICO kuralları tasarlayarak İsviçre’yi yalnız bırakmıyorlar.

ICO düzenlemelerinin çoğunluğu, nispeten yeni olan bu fon toplama yöntemine katılırken, dolandırıcılık faaliyetleriyle karşılaşma potansiyeline karşı yatırımcıları uyarıyor. Ancak FINMA tarafından yapılan basın açıklaması, piyasadaki dalgalanmalardan dolayı ICO’ların getirdiği risklere ve blockchain teknolojisi ile yapılan sözleşmelerin net olmayan yasal yapısının potansiyel risklerine dikkatleri çekiyor.

Kaynak: Cointelegraph

ICO (Initial Coin Offering) Nedir?

ICO (Initial Coin Offering), yeni projelerin bitcoin ve ether karşılığında temel kripto paralarını sattığı para toplama mekanizmasıdır. Bir yönden, yatırımcıların şirket hisselerini satın aldığı IPO (Initial Public Offering – Halka Arz) ile benzerlik göstermektedir.

ICO’lar nispeten yeni bir olgu ancak Blockchain topluluğunda tartışmaların ana konusu olmaya hızla başlamıştır. Pek çok kişi ICO’yu kurucuların haksız sermaye artırımı yapmasını sağlayan herhangi bir düzenlemeye tabi olmayan menkul değer olarak görürken, bir kısmı ise geleneksel girişim fonlama modelinde bir yenilik olduğunu savunmaktadır. ABD Sermaye Piyasası Kurumu, pek çok ICO’nun fonlama modelini yeniden incelemeleri için birçok proje ve yatırımcıyı zorlayan kötü bir itibara sahip DAO ICO’sunda işlem gören tokenlerin durumlarına ilişkin olarak bir karara varmıştır. Dikkate alınması gereken en önemli kıstas ise tokenin Howey testini geçip geçmediğidir. Geçmiş olması halinde, menkul kıymet olarak değerlendirilmeli ve ABD Sermaye Piyasası Kurumu tarafından uygulanan belirli kısıtlamalara tabi olmalıdır.

ICO’lar, kriptografik malvarlığı üretmek için gerekli olan pek çok geliştirme sürecini kısaltan ERC20 Token Standardı gibi teknolojiler sayesinde kolay bir şekilde yapılandırılmaktadır. Çoğu ICO, yatırımcıların genellikle Bitcoin ya da Ether olan fonlarını, fonları depolayan ve ileriki bir zamanda yeni bir tokene eşit değer dağıtan akıllı sözleşmeye göndertmek suretiyle çalışmaktadır.

Tokenin aslında menkul değer olmadığı farz edilerek, ICO’ya kimin katılabileceğine ilişkin birkaç kısıtlama bulunmaktadır. Dünya çapında bir yatırımcı havuzundan para almanız halinde, ICO’da toplanan meblağlar çok yüksek olabilecektir.  ICO’lar ile ilgili en temel sorun ise paraları ürün öncesi toplamalarıdır. Bu da yatırımları oldukça tehlikeli ve riskli hale getirmektedir. Bunun karşı savunması ise, bu para toplama şeklinin protokol geliştirmeyi teşvik etmek amacıyla özellikle faydalı hatta gerekli olduğu yönündedir.

ICO’nun esaslarına ilişkin tartışmaya başlamadan önce bu trendin nasıl başladığına dair tarihsel bağlam hakkında bilgi sahibi olmak önem arz etmektedir.

ICO’nun Tarihi

Birçok proje 2013 yılında geliştirmeleri denemek ve fonlamak amacıyla crowdsale (kitle satış) modelini kullanmıştır. Ripple ağı önceden 1 milyor XRP token madenciliği yapmış olup, itibari para ya bitcoin karşılığında bunları gönüllü yatırımcılara satmıştır. Ethereum ise 2014 yılının başlarında o dönemdeki tamamlanmış en büyük ICO olan yaklaşık 18 milyon USD değerinde fon toplamıştır.

DAO, Ethereum’da yeni bir token için yapılan ilk para toplama girişimidir. Diğer blockchain projelerini fonlayacak merkezsizleştirilmiş bir ağ oluşturmayı vadetmiş ancak yönetim kararlarının token sahiplerinin kendisi tarafından verilmesi bakımından emsalsiz olmuştur. DAO’nun150 milyon USD’den fazla para toplayarak başarı sağladığı sırada bilinmeyen bir saldırgan tarafından teknik zafiyet dolayısıyla milyonlar bu ağdan boşaltılmıştır. Ethereum Vakfı, en iyi yolun çalınan fonları geri almalarını sağlayan hard fork (çatallanma/ikiye bölünme) yoluna gitmek olduğuna karar vermiştir.

Ethereum platformunda güvenli bir şekilde token fonlama girişimi ilk aşamada başarısız olsa da, blockchain geliştiricileri, Ethereum kullanarak token piyasaya sürmenin alışılagelmiş girişim sermayesi modeliyle tohum yatırım turunu takip etmekten daha kolay olduğunu fark etmiştir. Özellikle, ERC20 standartları, Ethereum blockchain’inde kendi kriptografik tokenlerini yaratmaları açısından geliştiricilere kolaylık sağlamaktadır.

Bir kısım ise, kitle fonlama projelerinin ICO’ların sıklığı ve büyüklüğü açısından Ethereum’un gözde uygulaması olabileceğini savunmaktadır. Daha önce hiçbir yeni başlayan ürün öncesi şirket bu kadar parayı bu kadar kısa sürede toplamamıştır. Aragon yalnızca 15 dakika içerisinde 25 milyon USD, Basic Attention Token sadece 30 saniye içerisinde 35 milyon USD, ve Status.im ise birkaç saat içerisinde 270 milyon USD toplamıştır. Birkaç düzenleme ve bu şekilde bir kullanım kolaylığı ile ICO dünya çapında çeşitli düzenleyici kurumun yanı sıra toplum tarafından da incelenmeye alınmıştır.

ICO yasal mıdır?

Bu soruya verilecek kısa cevap “belki” olacaktır. Oldukça yeni ve herhangi bir düzenlemeye tabi olmayan finansal varlıklar olmalarına ilişkin hem lehte hem de aleyhte savunmalar yapıldığından ICO’lar hukuki açıdan oldukça gri bir bölgede yer almaktadır. Ancak, ABD Sermaye Piyasası Kurumu’nun son kararı bu gri bölgenin bir kısmını aydınlığa kavuşturmayı başarabilmiştir. Bazı durumlarda, token yalnızca faydalı bir tokendir. Yani, token sahibine belirli bir protokole ya da bir ağa erişim imkanı sunar ve böylece finansal bir menkul değer olarak değerlendirilemeyebilir. Öte yandan, tokenin öz sermaye tokeni olması halinde, tek amacı değerini artırmak olup bu yönden daha çok menkul değer olarak görünmektedir.

Çoğu kişi, gelecekte öncelikli platformlara erişim sağlamak amacıyla token satın alırken, pek çok kişinin ise spekülatif yatırım amaçlarıyla token satın aldığı kanısının aksini ispatlamak zordur.

ABD Sermaye Piyasası Kurumu’nun kararı faydalı token ve menkul kıymet tokenlerinin durumuna ilişkin açıklık getirmiş olsa da yasa uygunluk sınırlarının test edilmesi için hala pek çok alan bulunmaktadır. Şimdilik ve yeni bir mevzuata ilişkin sınırlama getirilene kadar, girişimciler bu yeni olgunun avantajlarından yararlanmaya devam edecektir.

Kaynak: https://m.nasdaq.com